Neden 10'u bir Terim etmez?

A -
A +

Şu ülke insanını anlamak ne mümkün! Fatih Terim'i pamuk sargılar arasında 20 yılda büyüttü bu ülke. Şimdi öz evladını yemeye hazırlanan vampirin hunharlığı içinde o eserini yerden yere vurabilmek için amansız bir linç girişimi içinde. "İstifa" elbette tek yönlü müessese! Terim de sözünün eri, "Veda maçımız" dedi ve veda etti. Fakat bu ne telaş, bu ne aceleciliktir ki, daha Belçika maçı sonrası toplantı bitmeden işleme koydu bizim Federasyon yöneticileri Terim'in o şifai "istifa"sının gereğini. Kelli felli efendiler, şahıslar gelir geçer ama kurumlar ve sistemler; akit ve projeleriyle yaşar. Ama bizde "Dün dündür, bugün bugündür" denildiği için verilen sözler unutulur. Nitekim unutuldu da. Terim ile 2012'ye kadar yapılan sözleşmenin altına imza koyanlar, kendilerini inkar edercesine inanılmaz bir kıvraklıkla günü kurtarma telaşına düştüler. Yahu o imzaları atarken 2010'a gidememe ihtimalini kestiremiyor muydunuz? Bütün ülkeler teknik adamları ile ancak 1 turnuva sonuna kadar anlaşırken siz "2012" diye neden tutturdunuz? Nerede sizin 2008 Avrupa Şampiyonası'ndan sonra "Bıraktım" diyen Terim'i "Bırakmayalım" diye bin türlü gerekçe üreten ve "2012" diye tutturan sözüm ona danışman geçinen akıldaneleriniz? Türkiye'nin tartıştığı şu ayıba bakın. Sepp Piontek, Fatih Hoca'yı yetiştirmiş ama Terim yerine kimseyi yetiştirmemiş. Çünkü buna niyeti hiç olmamış. Yapmayın! Haluk Ulusoy döneminde Terim ikinci kez göreve gelirken, kendisine velihat olabilecek 10 ayrı asistan seçmedi mi? Peki niye 10'lardan biri öne çıkmadı, bu dönemde? Ben söyleyeyim; çünkü sistem bozuldu. Sadakatle çalışmak yerine herkes "Gemisini kurtaran kaptan" misali kendine oynadı. Kimisi kulübe attı kendini, kimisi... Evet soruyorum size, bütün Türkiye Fatih Hoca'ya yüklenirken, neden o 10 asistandan biri öne çıkıp, "Hayır! Hocamıza yüklenmeyin, ortada bir başarısızlık varsa o eser hepimizin" diyemedi? Nerede benim değer verdiğim "İmparator" Oğuz Çetin? Nerede "Sarı fare" Metin Tekin? Nerede diğerleri? İşte Hoca'ya "Ben Fatih Terim'im" dedirten fark bu; liderlik farkı! Ermenistan maçından sonra Terim'e açıkça sordum; "Veliahtın var mı?" diye, "Piontek seni işaret etmişti, sen kimi işaret edeceksin?" diye. Hoca yutkundu, ancak "Gönlüm yerlidan yana" diyebildi. Ama ne "Oğuz Hoca bu işi götürebilir" dedi ne de "Metin Hoca." O masada oturan üç yardımcının üçü de Hoca'nın "Benim ekibiminde işaret edebileceğim kimse yok" demeye gelen sözlerini kös kös dinledi. Düşünüyorum da, bu soru Piontek'e sorulmuş olsaydı, o da Fatih Hoca'nın söylemi ile konuşsaydı Terim'in tepkisi ne olurdu? Efendiler, "Lider olunmaz, lider doğulur." Maalesef, Terim'in 10 asistanın hiç biri o sorumluluğu almak için ortaya çıkabilmiş değil! Terim'in hakkı Terim'e UEFA Başkanı Michael Platini Ermenistan maçına geldi. Niçin geldiğini de, "Buraya tarihi bir maça tanıklık etmek ve bir büyük hocanın vedasını izlemek için geldim" sözleriyle Fatih Terim'in hakkını teslim eden bir söylemle ifade etti. Ne demişler, altının kıymetini sarraf bilirmiş. Bir Terim efsanesi Tarihe bak, ibret al derler. İşte Türk futbolunun adını ilklere yazdıran efsane ismi Fatih Terim'in pazartesi günü açıklayacağı CV'sinden bir kaç not: >> 1993'de 21 Olimpik Milli Takımla Akdeniz Oyunları'nda ilk şampiyonluk. >> 1995'de A Milli Takıma 15 maçlık yenilmezlik serisi. >> 1996'da A Milli Takımla, ilk kez Avrupa Şampiyonası finallerine katılma hakkı. (5. torbadan finallere giden ilk ve tek ülke.) >> 1996-00 arası Süper Lig'de G.Saray'la ard arda 4 şampiyonlukla rekor. (2 de Türkiye Kupası.) >> 2000'de G.Saray'la UEFA Şampiyonluğu. >> 2000-01'de Fiorentina ile anlaşarak Seria A'da takım çalıştıran ilk Türk. >> 2000-01'de Fiorentina'yı İtalya Kupası'nda finale taşımak. >> 2001-02'de İtalya'nın en köklü kulüplerinden Milan'ı çalıştıran ilk Türk. >> 2007 de Milli Takımın başında en çok sahaya çıkma rekoru. >> 2007'de Norveç ve Bosna-Hersek yenip, Türkiye'yi ikinci kez Avrupa Şampiyonsı finallerine taşımak. >> 2008'de Türk Milli Takımı'na ilk defa Avrupa üçüncülüğü kazandırmak. Yerli neden olmaz? Şenol Güneş, Mustafa Denizli, Ersun Yanal, Ertuğrul Sağlam, her şeye rağmen bir de Bülent Uygun! Aşağıdan yukarı, yukarıdan aşağı topla çıkar, bu ülkede Milli Takım'ın yükünü taşıyabilecek yerli teknik adam sayısı bir elin parmaklarını geçmez. Geçseydi, bugün yabancı diye bir gündem olmazdı. Laf aramızda, bu dördünden sadece Şenol Hoca, "Ben varım" deme cesaretini gösterdi. Gerisi, gönlü istese de bu ateşten gömleği giymeye cesaret edemez. Çünkü buna Denizli'nin yaşı, Yanal'ın kredisi, Sağlam'ın tecrübesi yetmez! Hiddink ne kazanıyor Birileri Milli Takım'a Guus Hiddink'i istiyor. Peki, Terim'in aylık 260 bin TL (yıllık 1 milyon 350 bin Euro) parasına söylemedik laf bırakmayanlar Hiddink'in yılda ne kazandığını biliyor mu? Tam 7 milyon Euro! Yani Terim'in 5 katı! Sizce Mahmut Özgener ve ekibi bu şartlarda Hiddink'i getirebilir mi? Getirirse 5.6 milyon Euro'luk yeni kaynağı nereden bulur? Diyelim buldu, Terim için "Eşşek yüküyle para kazanıyor" diye feryat edenler o gün ne der?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.