
Son yıllardaki en anlamlı seyahatti, Gençlik ve Spor Genel Müdürlüğü'nün 72. kuruluş yıldönümü sebebiyle Yaz Spor Oyunları'nın açılışı için Adıyaman'a yaptığımız ziyaret. Spor, turizm ve kültür iç içeydi. Adıyaman'dan Nemrut'a çıktık Cahit Eroğul, Ömer Söztutan ve Mustafa Karagöl'le birlikte. Birçok efsane, birçok tarihi bilgiler edindik, etkilendik. Ama Doğu'daki 13 ilimizden tam 9 bin çocuk bizi daha da etkiledi. O gözlerdeki ışıltıyı görüp de heyecanlanmamak mümkün mü? Spordan Sorumlu Devlet Bakanımız Sayın Faruk Nafiz Özak da etkilenmişti, "Bu çocuklar, genç Türkiye'nin geleceği Hasan Bey!" dedi, "Gelişmişlik artık teknoloji ile değil kültür, sanat ve sporla oluyor, Bu gençlerin spora yönelmesi ve sporla eğitilmesi en önemli görevimiz. Çünkü spor artık bütün dünyada gelişmişliğin bir göstergesi." Gençlik ve Spor Genel Müdürü Yunus Akgül, "Bölgedeki gençlerimizi spora teşvik etmek ve dış dünyayla ilişkilerini güçlendirmek için" yaptıkları yeni projeleri anlattı. Adıyaman Valisi Ramazan Sodan ve İl Müdürü Seyit Ahmet Bağcı, bu gençlere atletizm, basketbol, badminton, güreş, judo, masa tenisi, tekvando ve yüzme branşları dalında eğitim verildiğini belirterek, çok yakında onlarca rekortmenin buradan yetişeceğini iddia etti. Yetişmese de bu başlangıç spor adına en doğru olanı değil mi?
Sağlam'ın iletişim kanalı!
Ertuğrul Sağlam'ı tebrik ediyorum, şimdiden Şampiyonlar Ligi'nin medya ayağını yani Bursaspor'un, Medya İletişim Departmanı oluşturduğu için. Diyeceksiniz ki, bir teknik adam için bu o kadar önemli mi? Evet, yaşanan bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve "Kulüp-Medya-Hedef Kitle" ilişkilerinin sağlıklı yürütmek adına çok önemli. Artık Medya İletişim Departmanı sayesinde, kulübün yayın organları Bursaspor Televizyonu, Bursaspor Dergisi ve Bursaspor.org.tr internet sitesi sayesinde yerel, yaygın ve uluslar arası medyayla kulüp arasındaki iletişimin daha rahat ve düzenli hale gelmiş olacak. Tebrikler!
Kurtarıcı Aragones!
Dünyanın neresine giderseniz gidin teknik direktörlerin yazgısı hiç değişmiyor! Hatırlar mısınız, Türkiye'ye büyük ümitlerle gelen Luis Aragones'in sözleşmesi devam ederken F.Bahçe'den nasıl gönderildiğini? Şu kadere bakın ki, F.Bahçe'nin tam iki sezon önce "İşe yaramaz" diye gönderdiği ihtiyar kurda, şimdilerde Portekizliler, "kurtarıcı" diye sarılıyor. Hem de, mevcut teknik direktörleri Carlos Queiroz'un 2 yıl daha sözleşmesi varken. Hikmeti ne ola ki?
Dunga şoke etti
Maradonalı Arjantin neysede, Dünya Kupası'nın en büyük şokunu Dunga yaşattı. Oysa ABD 94'te seyrettiğim Perreira'dan sonra Brezilyalıların teknik adam olarak en güvendiği isimdi Dunga. Ama dağ maalesef fare doğurdu. Rinus Michaels'in "Total futbolu"na tempo kazandıran ve Brezilya'yı kendi pas silahıyla vuran Marvijk'in Hollanda'sı mükemmeldi. O mükemmelliği geçecek kurguyu yapamayan Dunga, kupanın favorisi Brezilya'yı bir amatör takım ucuzluğunda eleyiverdi. Yazık oldu! Oysa Nigel De Jong, Van Bommel, Sneijder üçgeninin kontrolü halinde Brezilya'yı mahkûm eden oyununu çözmenin en kolay yolu, Alves, Melo ve Silva ile kontrol edip, Kaka, Fabiano ve Robinho'yu daha hareketli bir oyuna mecbur etmekti. Dunga bunu göremedi, B planını kendi oyuncularına kabul ettiremedi ve Brezilya efsanesi, G.Afrika'da yenilen basit gollerle finale ulaşamadan tükeniverdi, yazık oldu!
Türkler sahne mi alıyor?
Güzel haberler peş peşe geliyor... Pro-lisans sahibi Engin Fırat'a Nijerya Futbol Federasyonu, milli takımın başına geçmesini teklif etmiş. Dünya Kupası başarısızlığı sebebiyle Devlet Başkanı, Nijerya'da futbolu iki yıl askıya aldığını ilan etmiş, FIFA da Nijerya Hükümeti'ne bu kararı geri çekmesi için pazartesiye kadar süre tanımıştı. Demek ki, bu yasağı kaldırma niyetindeler. İkinci haber, G.Afrika'dan geldi. Muhsin Ertuğral Hoca'ya da G.Afrika Futbol Federasyonu teklifte bulunmuş. Bu arada Zambia ve Vietnam'dan da Türk teknik adamlarla çalışacaklarına ilişkin haberler alıyoruz, ne mutlu! İran televizyonunun yaptığı "Milli Takımı'nın teknik direktörü kim olmalı?" anketinden de yüzde 95 oranında Fatih Terim ismi çıkmış iyi mi? Ne dersiniz, Türkler futbolda yavaş yavaş sahne mi alıyor dersiniz?