Bir söz, bir hareket ve bir mimik! Yeter insanı anlatmaya ve kitleleri harekete geçirmeye! Nitekim, Emre Belözoğlu, Kayseri'deki kasap hareketi ile tüm şimşekleri çekti üzerine. "Emre'yi asalım!" diyenlerin sayısı az değil. Tepki tamam da, "Bir yıldız kolay mı yetişiyor?" Milyon kere hayır! Hele Emre gibi özel yetenekleri, bulup, doğru ellerde yetiştirmek ve oyun çağında büyük sorumluluklar yükleyerek, kişisel gelişimini tamamlayabilmek kolay mı oluyor, sanıyorsunuz, hayır! Bakın 10 yıl geçti, Türkiye ve Avrupa'da üst düzey teknik adamla çalıştı, Emre. Belki futbol anlayışı gelişti. Ama hâlâ sorunlu davranışları; "fair" görüntü veremiyor, "iletişim özürlü şımarık çocuk" edasıyla olumsuzlukları yaşıyor sürekli. Otoriteler, işin bu tarafına hiç bakmadan Fatih Terim'e "Emre'yi milli takıma alma" diyor. Ama hiç "Biz Hoca'yı böyle etkilemeye çalışmakla doğru mu yapıyoruz?" sorusunu kendilerine sormuyorlar. Fatih Terim ve Luis Aragones, genç yıldızın onca taşkınlıklarına rağmen, Maradona'ya, Cantona'ya, Nouma'ya sonsuz kredi tanıyan teknik adamlar gibi davranıyor ve Belözoğlu'na daima kadrolarında yer veriyorlar. Doğru da yapıyorlar. Çünkü "kaybetmek" kolay ama bir "Emre kazanmak" zor! >> "Yanal istifa!" Trabzon'da tribünler, "Yanal istifa!" diye bağırmış! Allah aşkına, ne zaman bitecek bu terane? O tribünlerde kendi suçunu gören hiç var mı? Olmaz! "Kabahat kız olsa, etseler gelin, gerdeğe giren olmazmış!" >> Aragones bilmecesi "Ne gündüz biter ne de gece" denilen acayip bir bilmeceydi Luis Aragones, futbol otoriteleri (!) arasında. Fakat, Kemal Belgin ustanın hakkını teslim edelim! Zico konusunda farklı düşünsek de şu alemde en başından beri Aragones'e destek veren iki kişiden biriydi, o! >> Uygunsuz 'ayak' oyunu! Tekmeler! 'Mehmetcik' diye bağrımıza bastığımız sevgili Bülent Uygun 7 yıllık emeğini "uygunsuz bir 'ayak oyunu' ile sıfırladı! Yazık! Kontrolsüz öfke, ''Keskin sirke küpüne zarar'' deyip geçemem bu olaya! Zira bu işten zarar gören sadece o değil! En başta ona inanan, onu seven, onun verdiği görevleri harfiyen yerine getirmeye çalışan onca insan var, düş kırıklığına uğrayan! ''Aman dikkat!'' diyeceğim ama diyemiyorum. Çünkü, bunun sadece Bülent Uygun'un yanlışı olduğuna da inanmıyorum! Maalesef değerleri, kısa sürede posaya çıkaran bu korkunç çark, acmasız rekabet koşulları, insanı, kapasitesini aşan hedeflere zorlaması ve bir kaç iyi sonuç ile pohpohlamasıyla kişiyi değiştirip, sanki olağanüstü varlık havasına soktuğu sürece, daha nice Bülent Hocalar büyümeden küçülür, gözden düşerler! Aman Hocam! Bu şekilde ilerleme, olgunlaşma olamaz! Sen sen ol; 'saygı duyulan oyun' olması gereken futbolun 'ayak oyunları'na asla gelme! >> Haline şükret Del Bosque "Aragones'e gösterilen sabır Türkiye'de bana gösterilmedi" demiş Del Bosque! Yerden göğe kadar hakkı var! Ancak bu ülkede sabır, sadece ondan mı esirgendi? Kendi öz evlatları Rasim Kara, Rıza Çalımbay ve Ertuğrul Sağlamlar, bozuk para gibi harcanmadı mı Beşiktaş'ta? Del Bosque, hiç değilse Türkiye'deki meslektaşlarının düşünmeye bile cesaret edemediği konuda servet tutarındaki tazminatı alıp gitti! >> mıhlama "G.Saray forması kiminle temsil edilirse edilsin, daima kazanmak için oynar!" (Bülent Korkmaz, G.Saray Teknik Direktörü)