vünüyoruz, 70 milyonluk ülke olmakla... Gururlanıyoruz, 12-21 yaş altı 22 milyonluk dinamik nüfusa sahip olmakla. Övünmekte de gururlanmakta da haklıyız; genç ve eğitimli nüfus sağlıklı ve sağlam bir gelecek demektir. Fakat o gençlerin eğitimi, sosyal ve kültürel gelişimi için ne yapıyoruz? Hepimizin ortak sevdası olmuş futbol... Hemen hemen her ilde hatta ilçede belediyelerimiz ciddi spor yatırımları yapıyor. Ne için? Olimpik insanı yetiştirmek için. İyi güzel de sokaktaki insana dikkat ediyor muyuz hiç? Yolda yürürken, mahallede dolaşırken yanı başımızda koşuşturan hiç fırsat tanınmamış çocuklara, "Acaba yeni Messi, Maradano veya Ardalar bunların arasında mı?" diye araştırıcı bir gözle bakıyor muyuz hiç? Hayır! Neden bu umursamazlık? "Mum dibine ışık vermez"miş. Oysa o çocuklar bu ülkenin geleceği, yarının şampiyonları, yöneticileri, teknik adamları, hakem, spor doktoru, spor hukukcusu ve spor iletişimcileri olarak, sporun önemli aktörleri.. Fakat kimin umurunda bu? Hal böyle olunca bizim kayıtsız kaldığımız yeteneklere başkaları sahip çıkıyor. Niçin çıkmasınlar ki; FIFA ve UEFA kongrelerinden çıkan ders şu: "Futbolcu yoksa futbol da yok!" Nitekim, futbolcu yetiştirmeyi özendirmek için Avrupa Birliği, FIFA ve UEFA, işbirliğine karar vermiş. Birçok kulüp, bu yönde altyapısına yatırım yaparak tekel oluşturmaya başladı bile. İşte FIFA bu tür anlaşmazlıkları ortadan kaldırmak için Transfer Talimatı'na, "Amatör futbolcunun profesyonelliğe geçişinde ve profesyonel statüsünü bozmadan 12 ile 23 yaş arasındaki transferlerine yetiştirme tazminatı ödenir" şartını koydu (EK-4 ve 20. madde). Bu uygulamadan en kârlı çıkması gereken Türk kulüpleri ama nerede o plan ve program? TÜRKİYE'DE YETİŞTİRME TAZMİNATI İşte kategoriler ve sezonluk yetiştirme tazminatı miktarı: > Birinci Kategori-Spor Toto Süper Lig Kulüpleri: 100 bin TL > İkinci Kategori-Bank Asya 1. Lig Kulüpleri: 50 bin TL > Üçüncü Kategori-TFF 2. Lig Kulüpleri: 20 bin TL > Dördüncü Kategori-TFF 3. Lig Kulüpleri ve Amatör Liglerde Yer Alan Kulüpler: 10 bin TL Yetenek avcısı Figo! İstanbul'dan rüzgar gibi Luis Figo geçti. Bu öyle bir geçiş değil; açık seçik "yetenek avcılığı." Bizim emniyet takımı tam kadro orada. Şaşırdım! Davet sahibi, Multi Development Türkiye Üst Düzey Yöneticisi Hulusi Belgü gururla açıklıyor, "Portekizli efsane Figo, Inter'in Avrupa operasyonları elçisi olarak Türkiye'den 10 yetenekli çocuk seçecek ve yaz kampı için İtalya'ya götürecek!" Şimdi, bu habere sevinelim mi, üzülelim mi? "Bu ülkenin kulüplerine ne oldu?"diye düşünürken polis memuru İsa Altun elime kendisinin kaleme aldığı uyuşturucu ile ilgili, "Bir kereden çok şey çıkar" isimli kitabını sıkıştırıyor. Ama ne kitap! Bir solukta okuyorum, aklım daha da karışıyor. Beşiktaş'ın bombacıları Teknik direktör olarak Carlos Carvalhal'ın katkısı ne bilemiyorum ama Beşiktaş'ta hatlar karıştı. Savunma oyuncuları, golcü kimliğine bürünüverdi; Oynanan 7 maçtaki 15 golden 5'i Sidnei (2), Sivok (2) ve Egemen'den geldi. Bitmedi, İsmail Köybaşı da 2-1 kazanılan Bursa deplasmanında galibiyeti getiren gollerin asistini yaptı. Yeri gelmişken belirtelim; futbol ilginç bir oyun. Bursaspor deplasmanında 85. dakikaya kadar oyunun en etkisiz adamı İsmail, Sivok ve Holosko'ya yaptığı asistlerle maçın yıldızı olup çıktı. Soruşturma ne oldu? Tarık Yılmaz Şahin isimli okuyucu, "Şike soruşturması ne oldu?" diye soruyor. Yayın yasağı olduğu için bilgi veremiyorum. Ancak size İtalya'dan bir örnek vereyim. 1899 yılında kurulan Milan, İtalya ve dünya futbolunun en başarılı futbol kulübü olarak tarihe geçti. Ancak 1980'de adı şike skandalına karıştı ve Seri B'ye düşürüldü. Ertesi yıl tekrar Seri A'ya çıkan Milano ekibi, bu kez ligdeki kötü gidişatından dolayı tekrar Seri B'ye geriledi. Juventus 2006'daki şike skandalı sonrası İtalya 2. Ligi Serie B'ye düşürüldü. Son iki şampiyonluğu silindi. Bir sonraki sezon için hem -17 puanla lige başlaması kararlaştırıldı hem de Şampiyonlar Ligi'ne katılma hakkını kaybetti.