Teşekkürler Almanya! ... Ve teşekkürler Bay Gol Burak Yılmaz! Oh be, Avrupa için Play-off oynamak varmış sonunda! *** Ne büyük sıkıntıydı öyle, tam bir saat ecel teri döktük. Bu büyük millete bu kadar sıkıntı çektirilir mi hiç? *** Oysa Alman teknik adam, Türk milletine verdiği; ''Belçika'yı da yenip, yolunuzu açacağız!'' sözünü tutmuştu. Hem de Alman Milli Takımı'ndaki herkes birer Mesut Özil olup, bizi "mesut" etmek için elinden geleni yapmıştı. Düseldorf'tan gelen gol haberleriyle Arena, bayram yerine döndü dönmesine de... Tribündeki o coşku ne yazık ki, yoktu bizimkilerde Azerbaycan karşısında. Kazım, Hamit, Arda, aşamadı Gardaş galasını!.. Taki Burak'ın o bütün Türkiye'ye derin nefes aldıran golüne kadar. *** Neden mi bu etkisizlik? İnanmadılar da ondan. Oysa, ''İnanmak başarmanın yarısı ise diğer yarısı da azim, irade ve mücadeledir". Bizde her ikisi de eksikti. Bunun en temel sebebi de Guus Hiddink'in o ''Bitse de gitsek'' havasındaki tükenmişliğiydi. Daha fenası, Hiddink'in bu takımın üzerinde hiçbir otoritesinin olmaması. Hollandalı teknik adam; içimizdeki bir ''yabancı'' olarak ''milli ruhu' takıma aşılayamamış. Hangi taktiği verirse versin, ne anlatırsa anlatsın, hepsi suyun üstüne yazılan yazı gibi uçup gidiyor, tek gerçek bu! *** Şimdi Play-off'a kaldık... Üzerimizden sitresi attık. Tam gaz Euro-2012'ye gidiyoruzöyle mi? Bu futbolla hiç kimseyi kandıramazsınız beyler... Geceyi kurtardınız, grubun averaj takımı Azerbaycan'ı sahamızda güç de olsa devirdiniz, ancak Play-off'ta bu zihniyetle, bu futbolla, bu kalite ile ne yapacaksınız... İşte bütün mesele burada... Bu galibiyete sevinemiyorum Play-off! Angarya bu takım için... Çünkü, hak etmediler. Kendi göbeğini kesemeyen bir takım, 2012 finallerine gitse ne yapar? Bu galibiyete sevinemiyorum.