Diyorlar ki, "Porto'yu kurtaran Alman hakim Ulrich Haas, F.Bahçe'yi de kurtaracak."
Soruyorum, hakim aynı ama iki takıma isnat edilen suç ve yaptırımı aynı mı?
Porto'nun "-6 puan"ını, Portekiz Futbol Federasyonu, 2 hakeme rüşvet verdiği iddiası yla silmişti.
Peki, TFF, F.Bahçe'ye ceza vermiş miydi, hayır; Etik Kurul da, Tahkim de "temiz" dedi, TFF de o raporu, UEFA'ya gönderdi.
Buraya kadar itirazı olan var mı?
Gelelim UEFA boyutuna...
UEFA Disiplin Kurulu, Portekiz ekibine rüşvet verdiği iddiası yüzünden "3 yıl Şampiyonlar Ligime katılamazsın" dediğinde, UEFA Tahkimi, kararı onadı mı, hayır; iki nedenle bozdu.
Dikkat!
UEFA müfettişleri, TFF'nin "temiz" raporunu " Sıfır tölerans prensibime uymuyor; F.Bahçe'ye 2+1 yıl ceza" diye okurken, asırlık kulübümüze isnat edilen suç, "şike" değil miydi?
F.Bahçe'nin UEFA Tahkimi'ne başvurusundan ne çıktı, "+1'i kaldırdık, 2 yıl ceza."
Sonuç, bütün iyi niyetimizle elma ile armudu bir sepette toplasak da F.Bahçe'nin işi zor .
Maalesef, acı gerçek bu!
Fener'i değiştiren üç adam
PSV maçını ayrı bir yerde tutuyorum.
Üç adam, bir takımı bu kadar değiştirir mi, değiştiriyormuş.
Bu Fener başka bir takım olmuş; istekli, gayretli ve coşkulu.
O, "kırk yamalı bohça" gibi duran görüntü yerini kolej takımına bırakmış.
Kaynaşma mükemmel! Tebrikler.
Yeniler, Alves ve Kadlec iyi kumaş, Holmen eh işte... Görev tanımlaması değişen Cristian da idare eder ama değişimin en baş kahramanı Alper, kırk yıllık F.Bahçeli gibi.Bu genç oyuncu, kesinlikle Brezilyalı'nın tahtını zorlayacak kadar zeki, yetenekli ve kaliteli. Hele dikine oyunu, F.Bahçe'ye tempo ve pozisyon kazandıran ara pasları, nefis. Kanaatim, bu sezon orta saha ondan sorulacak.
İkincisi, atıl iken aktif hale gelen Stoch , belli ki Ersun Yanal'ın "Sol kulvar senin, bütün meziyetlerini sergile, serbestsin" telkini yaramış Slovak. O sihirli çalımlarıyla rakiplerini salata gibi doğruyor sahada, helal olsun.
Eksiği mi; herkes, "final pası" na takmış, bence asıl sorun Stoch'u tamamlayacak oyuncu eksikliği. Ersun Hoca'ya tavsiyem, işin bu tarafına kafa yorması. Bekir, geriden yapacağı çıkışlarla iyi bir ekürü olabilir.
Özetle, Fener'in ayak seslerini şimdiden duyuyorum.
Salzburg kek değil!
Neymiş Salzburg "lokum" muş.
Pes! Biraz araştırın n'olur.
Avusturya'nın en zengini ve en dayanıklısı.Red Bull satın aldıktan sonra kadrosu güçlenmiş, yükselişe geçmiş, Panzer gibi yol almaya başlamış. UEFA'da final oynamış.
Şimdi, bu takıma "lokum" mu diyeceğiz, hayır olsa olsa "kaynana lokumu" olur; çiğnersin, ezersin ama eritmekte zorlanırsın.
Kadrosunda 16 yabancı var; en öne çıkanı - geçen yıl 26 gol atan ve sezona hat-trickle başlayan - İspanyol Soriano Casas.
Dikkat! Takımın başındakiler de Alman futbolunun efsaneleri; Sportif direktör Ralf Rangnick ve teknik direktör Roger Schmid .
Ayrıca, son hazırlık maçında Schalke'yi 3-1 ve ligin ilk maçında deplasmanda Wiener Neustadt'ı 5-1 yendiler.
Benden uyarması.
G.Saray haklı !
G.Saray "AB statüsü" için bastırıyor.
Haklı, Nihat ve Arda örnekleri ortadayken niye Riera, Sneijder, Amrabat ve Elmander , AB statüsünde oynamasın?
Kadrodaki "yabancı kontenjanı" nın yüzde 20'si bu 4 adam, bir takım için bundan daha büyük avantaj olabilir mi?
Mevzuat mı?
O, 1963 ve 1970 AB antlaşmalarındaki mütekabiliyet prensibiyle çoktan aşılmış durumda.
Ama gel de anlat bunu bizim TFF hukukçularına.