Mantığa bak mantığa: "Teşvik verilmeliymiş!" Niye? "Yatırırsın parasını Federasyon'a, devlet de vergisini keser, direkt o teşvik futbolcular ve teknik adama gider!" Hoppala... Her şey para mı? O kafa ısrarcı, "Verilsin, ne zararı var?" diyor. Tövbe!.. Devam ediyor, "Teşvik 'maçı kazan' diye verilir, bir takımın görevi zaten maçı kazanmaktır." Sorarım; "Bir takımın görevi maçı kazanmak"sa "teşvik" niçin verilsin? "Daha iyi oynasın" diye... Kendine bir fayda sağlamayacak sonuç için kim bir takıma teşvik primi verir, verirse bu şikeye davetiye olmaz mı? Diyelim, gücü olmayan takıma "maç kazansın" diye teşviki verdiniz, o takım o teşvikle inanılmaz oynadı ama kapasite meselesi bu, gücü yenemedi. Baktı, maç da teşvik primi de gidiyor, işi çirkefliğe vurdu, rakipten iki - üç kilit oyuncuyu sakatladı, bu mümkün mü, mümkün. Yetinmedi, maçı daha da gerdi, rakibin iki oyuncusuna kırmızı kart gördürüp eksiltmek suretiyle bir sonraki hafta için "teşvik veren takım lehine" haksız avantaj sağladı, bu da mümkün mü, mümkün. Peki, bütün bunlar şikeye davetiye değil de nedir? O kafa, diyor ki, "teşvik verilmeli." Peki, bu lafı eden kim? Futbolun kenarından kıyısından biri olsa gam yemem. Bu kişi, spor ruhu ile bezenmiş, "hakem" sıfatıyla adalet dağıtmış, kamu düzenini koruma adına Emniyet'te yıllarca görev yapmış; "Suç" ve "ceza"nın ne olduğunu en iyi bilen biri olunca donup kalıyor insan! Soruyorum, dünyada teşviki normal sayan bir ülke var mı, yok. Türkiye'ye neden tavsiye eder bir insan? Unutmayın; adı "teşvik" de olsa "suç, ağzı ballı, kuyruğu zehirli arıya benzer!" Açıkça gücendim Bünyamin Gezer'e... "Teşvik"i hiç yakıştıramadım ona! Peki, hakemler arasında "Teşvik verilmeli!" diye tek kişi Gezer mi, sanmıyorum. Öyle olsaydı, "Bu nasıl bir teklif" diye ayağa kalkardı, hakem camiası. Fakat kimseden "tıs" yok. Heyhat!.. SİSSSSTEM İddianame açıklandı, 410 sayfalık klasörün altından sadece Aziz Yıldırım çıkacak sananlar, yanıldı! Maalesef sistem çürümüş, ağır suçlar bile vaka-i adiden sayılır olmuş. Böyle çürümüş bir sistemde, Yıldırım'ın suçu ne? Platini ne yapacak? Sadece Türk futbolu mu, dünyanın çivisi çıkmış... Hırvatistan Futbol Federasyonu karıştı şike yüzünden; Genel Sekreteri, MHK Başkanı içeride. UEFA Başkanı Michel Platini'nin memleketi karıştı. Fransa'da Lyon, Şampiyonlar Ligi'nde Dinamo Zagreb'i 7-1 yendi. Evlere şenlik golde hatası olan defans oyuncusu, "Kıyağımı gördünüz mü?" türünden göz kırptı. İddia ediyorum; bu şike değilse Türkiye'deki hiçbir maçta şike yok. Sayın Platini ne buyurursunuz bu duruma? Jet turizm! Her konuda kavga edip, birbirine zıt düşenler, "şike"de birleşip, kaynaştılar. Allah muhabbetlerini artırsın.Yüzlerce konuyu yıllarca askıda tutanlar bu meselede Köşk'ten dönen kanunu noktasına virgülüne dokunmadan "yakar top" oynar gibi Köşk'e iade ettiler."Bu ne hız?.. Bu ne sürat, bu ne çalım?" demeyin.Onlar, zaten bu yasayı üç yılda üç kez değiştirerek, jet turizmin hızlı birer üyesi olarak çok önceden ispatlamadılar mı, rüştünü? Alo... "Hikmet Karaman" adı iddianamenin bir kaç yerinde geçti. İddia mesnetsiz de olsa, mide bulandırıyor. Hoca sıkıntısını öyle güzel dile getirdi ki, sözleri kulaklara küpe olur: "Telefonda şakalar yapabiliyorsunuz. Bunun farklı bir konumla sizi karşı karşıya bıraktığını bu olaylar bize gösterdi. Tavsiyem, telefon konuşmalarında çok dikkatli olmanız. Çünkü, karşınızdaki kişinin ne işler yaptığını bilemiyorsunuz. Sadece işinize odaklanıp, çalışmanız gerekiyor. Yoğurdu üfleyerek yiyeceğiz." Daha ne desin Hoca? Canı yanan bilir, sosyal davranışların bu saatten sonra nasıl olması gerektiğini!