Sen oyna başkan sen oyna

A -
A +

"Adam gibi geldim, adam gibi çalıştım ve adam gibi gidiyorum." İmza: Adam gibi adam Ertuğrul Sağlam. Birilerine, "Şimdi kına yak" anlamına gelen bu açıklamayı yapmakta Ertuğrul Sağlam haklı mı haksız mı? Bunun değerlendirmesini yapması gereken yer, aslında Beşiktaş Genel Kurulu. Ancak o kurul öyle tepkisiz ki, ne Rıza Çalımbay'ın, Tigana'nın ve Del Bosque'nin gönderilişine tavır koyabildiler ne Beşiktaş'ın İspanyol teknik adama 12 milyon euroluk tazminat ödenmesine, ne de 30'u aşkın amaca hizmet etmeyen oyuncu transferleri ile Beşiktaş'ın 90 milyon eurosunun kül olmasına ses çıkarabildiler! Böylesine tepkisiz bir toplumun Yıldırım Demirören başkana, bugün Ertuğrul Sağlam gönderildi diye "Ne yapıyorsunuz başkan? Babanızın şirketine böyle zararı vermiş olsanız, sizi orada tutarlar mıydı?" sorabileceğini mi sanıyorsunuz? Soramazlar, çünkü bir kasaba büyüklüğündeki o genel kurul üyeleriyle ilgili hükmü geçmişte sayın Hasan Arat, "Hayatında bir defa kulübün önünden geçmemiş, Beşiktaşlı olmayan insanlar, seçim kazanma uğruna genel kurul üyesi yapıldılar. Böyle bir genel kurulun sağlıklı düşünmesi ve sağlıklı karar vermesi mümkün değildir" diye hükmünü vermiştir. Sözün özü şu; böyle başa böyle tıraş; "Sen oyna Yıldırım sen oyna!" Çık ortaya Sinan Engin Bu kulaklar Sinan Engin'in Ertuğrul Sağlam için "Adam gibi adam... O, Beşiktaş'ın geleceği... En az 5 yıllık bir sözleşme yapılmalı. Aramızda en ufak bir pürüz yok. Birileri öküz altında buzağı arıyor. Biz güçlü, güzel bir ekibiz" dediğini bizzat onun ağzından duydu. Fakat, ne oldu bilmem o ekipten Ertuğrul Sağlam gönderildi, Sinan Engin mesaiye devam ediyor! Pardon, bizim Bilgehan Can uyarıyor, "Sinan Engin de istifa etti ama yönetim kabul etmedi" diye. Komediye bakın!.. Beyler, "İstifa tek yönlüdür. Bunun böyle olduğunu da Sinan Engin herkesten iyi bilir!" Yalan mı Sinan Engin, çık ortaya ve her şeyi dosdoğru açıkla, Ertuğrul Sağlam niçin gönderildi? Uyanık Lucescu! Şu Beşiktaş'ı, G.Saray'ı hatta bazı F.Bahçeli yöneticileri bile avucunun içine almış gibi davranan Mircea Lucescu, bir teknik direktörden çok şapkasından tavşan çıkaran sihirbaz olmalı! Bu ülkenin bu kadar uzağında üç büyük kulübün yöneticileriyle ilişkilerini bu kadar sıcak tutabilen ve ayağına kadar çağırıp, sonra da "Hiç kusura bakma, sizin ligde olanlar, Çavuşeski döneminin Romanyası'nda bile yaşanmıyor" dercesine Beşiktaş Başkanı Yıldırım Demirören'i refüze edip kös kös geri gönderen Lucescu için başka ne denilebilir ki? Nöbetçi antrenör Ekşi Hasan Mutlucan'ın sesini ne zaman duysam "Ya savaş ya ihtilal var" diye tüylerim ürperir. Beşiktaş'ta Mehmet Ekşi adını ne zaman duysam, "Yine Fetret devri! Beşiktaş'ın nöbetçi teknik direktörü görev başında" derim. Tekke'nin hocası olur musunuz? Rusya'da Fatih Tekke'nin takımı Zenit'te teknik direktör Dick Advocaat görevi bırakıyor. Ruslar, Hollandalı çalıştırıcının yerine teknik adam bakıyor, bizim hocalara duyurulur! özellikle de Mustafa Denizli hocama diye düşünürken, bir de duydum ki, Beşiktaş, hoca ile söz kesmiş, hayırlı uğurlu olsun!

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.