"Gol!.. Gol!.. Gol!.." Birileri, bizim ligdeki golcülere, gol vuruşu nasıl yapılır, iyice anlatmalı!.. Bu Hakan Şükür mü olur, Hami Mandıralı mı, yoksa Tanju Çolak mı bilmem!.. Ama golcülüğün ne denli önemli olduğu, dün geceki G.Birliği-Trabzonspor maçında bir kez daha anlaşıldı. Eğer, Umut o kafalardan seken topu da gol yapamasa, "Turkcel Süper Lig"de liderliğe yükselmiş Trabzonspor'un oraya nasıl geldiği sorusunun üniversitelerde tez konusu olmasını önerecektim. Fakat, o gole rağmen diyorum ki, Ersun Yanal Hoca, hafta arası golcülerini son vuruşlar üstüne yeniden çalıştırsın. Yoksa, liderlik baskısının getireceği stres, Umut'u da Gökhan'ı da iyice güçten düşürür. *** Hiç kimse kusura bakmasın! Bizim, Turkcell Süper Lig son vuruş özürlü golcülerle (!) dolu!.. Sadece Gökhan, Umut ve Isaac da değil son vuruş özürlü olanlar. G.Birliği'nde arı gibi çalışkan görünen Engin ve Burhan da aynı beceriksizliği tekrarlayıp durdular dün gece. Hele bir pozisyonda direği nişanlayan Engin boş kaleye atamadığı golle, beceriksizler literatürüne geçecekti. *** Diyeceksiniz ki, Trabzonspor'un yıldızına ne oldu? Düşük şut yüzdesiyle oynayan Trabzonspor'u kanatlardan hücuma kaldıracak baş aktör olan Yattara bana dün gece, "Oyun bilmeyen gelin yerim dar der" sözünü hatırlattı G.Birliği'nin gücünden çok, sahanın suni çiminden fazlaca etkilenmiş görünen Gineli futbolcu, lokum gibi kornerleri dışında sahada buharlaştı. Çünkü Yattara yorgun, bitkin ve isteksizdi. Ama hakkını teslim edelim, Ceyhun, Cale, Colman ve Song, Trabzonspor'da giydiği formanın hakkını veren isimlerdi. Kaleci Sylva mı? Kornerde boşa çıkması dışında hatasız oynadı. Sonuçta Umut'un kafasıyla büyük sıkıntıyı, mutluluğa çeviren Trabzonspor, lider gittiği Ankara deplasmanından lider dönmeyi başardı ama yarınlara kaosu miras bıraktı.