En sıkıntılı gecesinde zembereği bozulmuş yay gibiydi F.Bahçe takımı, Sivasspor önünde.
UEFA'nın kestiği men cezasını CAS'nın onamasından sonra psikolojik olarak rahatlayıp, dizginlenemez küheylan gibi coşuverdi sarı-lacivertliler dün gece. Ancak
son 15 dakika hariç doğrusu Sivasspor'un adı var, kendi yoktu sahada. Carlos'a teknik adam kostümü hiç ama hiç yakışmamış, efsane birçok güzel hatıralarının olduğu Kadıköy'deki ilk denemesinde nakavt oldu. Yazık!
F.Bahçe'de güzel oyunun mimarı her zamanki gibi Dirk Kuyt, dinamosu ise Holmen'di.
Bir futbolcudan öte özelliklere sahip olan Kuyt, toplu, topsuz, dikine-çapraz koşularıyla hem rakip savunma düzenini bozan hem de geniş alan açıp, pozisyon ve goller üreten ekstra oyunuyla tribünleri fethetti.
Ersun Yanal'ın eli-ayağı, gözü kulağı olup saha içindeki gizli teknik direktörü de oynayan bu futbolcu, Emenike'yi, Webo'yu inanılmaz çalıştırarak, Gökhan ve Caner'in kenar ortalarıyla Alves'i her hava topunda pozisyona sokup, F.Bahçe'nin gol olup yağmasını sağladı. Borjan darmadağın oldu.
Fakat gecenin sürprizi tartışmasız Holmen'di.
Sow'u "6 yabancı kontenjanı" gerekçesiyle kadro dışı bırakan Ersun Yanal'ın Holmen tercihi dükü oyun adına en doğru olandı.
Bu futbolcu fiziki avantajı yanından Selçuk ve Meireles'le uyumu ile F.Bahçe'nin orta sahasına büyük direnç katıp, tempolu oyunun da ateşleyicisi oldu.
Özetle Kadıköy'deki Sow'suz gece gol şova dönüştü ve F.Bahçe'nin morali yerine geldi.