Sportif adalet!

A -
A +

Bu nasıl futbol arkadaş; karşıda rakip yok; sahada F.Bahçe! Heyhat!.. Avrupa yarışı bu kadar basite iner mi "indi" diyelim, koz helva tadındaki rakibin kendi evinde altın tepsi içinde sunduğu tur fırsatı bu kadar ucuz harcanır mı? Harcandı... Dakika 4, o da ne? İrlandalı hakem Alan Kelly, Bate Borisov-F.Bahçe maçının 4. dakikasındaki kırmızı kartı ile bizdeki "sportif adalet" kavramının sınıfta kaldığını bütün dünyaya ilan etti. O an; Meireles'in nutku tutuldu! "Bir futbolcu rakibini tırpanladıysa ne oldu, hemen kırmızı kart mı çıkarmak gerekir?" diye söylenmenin alemi yok, gerçekler soğuk rüzgâr gibi çarpar insanın yüzüne. Ahh!.. Meireles ahh!.. Yaktın F.Bahçe'yi; topa değil, direkt rakibine hareketin... Nizami olsa gam yemem ama gayri nizami... Yani; kasti... "Temiz düşünceler temiz alışkanlıklar doğurur" diyeceğim ama niyeti bozuk Meireles'in. Futbolu karate gibi oynuyor... İbretlik olan kısmı, içeride nizami sayılan bu hareket dışarıda kızarıyor, arkadaş. Bu ne şımarıklık? Maçın neredeyse tamamı 11'e 10 oynandı da ne oldu? BATE'li oyuncular tatilden dönmüş, nefesleri yetmiyor, bu yüzden de kapanıyor... F.Bahçe ilk yarıda bastırıyor ama sahada lider yok. Meirelessiz, orta sahayı ara ki bulasın. Cristian top tutamıyor, ne Sow ne de Kuyt öne top taşıyamıyor, Webo tek başına ileride ne yapsın? Aykut Kocaman'a düşen acil müdahele, yaptı, ama Salih'de geç kaldı. Eğer bu genç futbolcuyu erken oyuna alsa, F.Bahçe bu kadar pozisyon yemez, Volkan da tehlike üstüne tehlike yaşamazdı. Neyse ki Bate'nin heyecanını Volkan göğüsledi de F.Bahçe İstanbul'a tur avantajıyla döndü.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.