Sportif dostluklar!

A -
A +

Olaylar ve insanlar. Üzerinden günler geçti... Dehşet anlarının sıcaklığı soğudu. Ama hâlâ Kadıköy'de, Trabzon'da, Rize'de olanları anlamakta güçlük çekiyorum. Heyhat!.. Spor mu yapıyoruz, savaş mı, sağduyulu biri bana anlatsın. Söyler misiniz, renk körü olmak; o taraftarlık masumiyetini holiganizme dönüştürmek, kime ne fayda sağlayacak? Şaşıyorum, anlamakta güçlük çekiyorum; hangisi doğru, hangisi yanlış? "Bir yanlış yapıyoruz" demesi gereken kelli felli yöneticiler, hâlâ "sen - ben" kavgasındalar. Yazık!.. Düşünüyorum; "Başkalarının yanlışı bizim doğrumuz neden olsun ki?" "El aya, biz yaya" misali.. Fair - play için bütün ülke el ele verdi de İngiltere, "holiganizm belası"ndan tam 10 yılda kurtuldu. Fakat, biz başkalarının terk ettiği yanlışı, kendi doğrumuz yapabilmek için yarışıyoruz. Bu ne gaflet? Kavgamız, hep "sen, ben." Yakışıyor mu, hiç? Söyleyin, F.Bahçesiz G.Saray, G.Saraysız F.Bahçe olur mu hiç? Tahammül! Şiddeti yaşadım, G.Saray taraftarının olmadığı tarihi derbide... 100'e yakın taraftar ve tam 60 polis yaralandı, bir maç için değer mi hiç? "Sportif bir yarışta biber gazı, tazyikli su; neden kullanıldı?" diye polis suçlanıyor. Mecburiyet... Huzur ve daha vahim sonuçları önlemek için. Polisin kızdıkları var... Sahi, bu nasıl spor? Vur-kır-parçala... Olmaz olsun böyle futbol! F.Bahçelisi, G.Saraylısı, Beşiktaşlısı, Trabzonsporlusu, Rizesporlusu hepimiz bu ülkenin insanıysak, bu tahammülsüzlük niye? Müeyyidelerin ağırlığı F.Bahçe - G.Saray maçındaki olaylardan sonra göz altına alınan kırk kişiden sadece biri tutuklanmış, şaşırmadım. Hatırlayın... Şimdilerde "şike kanunu" olarak bilinen 5149 sayılı Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesi'ne Dair kanun daha taslak halindeyken bu köşeden, "Bu bir tepki yasasıdır, müeyyideleri (şiddete karışan fail için ön görülen ceza 3 yıldan 11 yıla kadar hapis) çok ağırdır, uygulanamaz. Uygulanırsa, arkasında mağdur aileler yığını bırakır. Oysa spor sevdadır, sporsevere potansiyel suçlu muamelesi yapılamaz. Kanundan önce spor kültürünün olgunlaşması için çırpınmalıyız" diye haykırmıştım. Sonuç, ortada. Son 3 yılda, 5149, 6222 , 6250 olarak tam 3 kez değişmesine rağmen, şiddet artarak sürüyor, neden? Cevabı basit, (O, ilk kanundaki cezalar 1 yıldan 3 yıla kadar düşürülmüş olmasına rağmen) müeyyidelerin ağırlığı. Çünkü spor sevdadır ve insan için "hürriyet" en büyük değerdir, Bu nasıl Tahkim? Futbolumuzun en büyük sorunu, "adalet!". Bilgi Üniversitesi, TMOK ve Spor Hukuku Enstitüsü ile Dolapdere Kampüsü'nde konuyu harika bir konferansta tartıştı. Zihnimde yeni pencereler açıldı. ICAS Başkanı John Coates, CAS Asbaşkanı Michael Lenard, CAS Danışmanı Dr. Jean-Philippe Dubey, CAS Yargıcı Prof. Dr. Luigi Fumagalliile CAS Üyesi Richard Pound sporumuzdaki sorunları bütün çıplaklığıyla gözler önüne serdiler, Prof. Dr. Selçuk Öztek'in moderatörlüğünü yaptığı Tahkim Mahkemesi CAS'ın bağımsızlık ve tarafsızlığının İsviçre Federal Mahkemesi'ne göre ele alındığı konferanstan öne çıkan başlıklar; Türk futbolunun sorunlarını kendi içinde neden çözemediğinin özetiydi: 1. "Türk sporunda neden iki ayrı Tahkim Kurulu var?" Naçizane, "Hukukun üstünlüğü ve herkese eşit uygulanır" ilkesini TFF ve SGM'deki iki ayrı Tahkim müessesinin yanlışlığı ne acı ki, ICAS Üyesi Richard Pound, "Tek nedeni para" diye açıklamaz mı, dondum kaldım. Söyleyin bu anlayış adalet olabilir mi? 2. Tahkim Kurulu uzmanlardan oluşur. Bu göreve atananların görev süresi seçildikleri başkanın görev süresi ile sınırlı olması adalet kavramı ile izah edilemez. Doğru söze ne denilir? 3. Siyasetin spora etkisi ya da sporun siyasetten arındırılması, Tahkim Kurulu'nun tek ve Milli Olimpiyat Komitesi çatısı altında olması, üyelerinin de devlet eliyle değil, seçimle gelmesi gerekir, Terim'e 5 yıldız! Marifet iltifata tabiidir. Bu ligde 5 kez şampiyon olan o... Olimpik, Ümit ve A Milli Takımlarımıza ilkleri yaşatan da, G.Saray'ı çalıştırırken tam 5 futbolcuyu yurt dışına transfer olacak kaliteye ulaştıran da, futbol ülkesi İtalya'da Fiorentina'ya kupa finali yaşatan da o... Milan'a hocalık yapan tek Türk teknik adam da o... Hakan Şükür, Arda Turan, Emre Belözoğlu, Rüştü Reçber, Tugay Kerimoğlu gibi yıldızları bulup, parlatan da o... Kim mi, bu teknik direktör, Fatih Terim! 5 yıldızlık teknik adamın hakkını, bu köşeden teslim edelim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.