Takanın ışıldayan şamdanı!

A -
A +

Trabzonspor dün Kasımpaşa karşısında rahat bir galibiyet alarak fırsatı avantaja çevirdi, liderle arasındaki farkı bir maça indirdi. Karadeniz fırtınası için ne hoş bir rüya! Artık takanın şamdanı başka bir keyifle yanıyor. Kongre filan vız gelir Karadeniz ekibine. *** Hans ve Mathias; dün önce Kasımpaşa-Trabzonspor sonra da G.Saray-A.Gücü maçını seyretti. Bir gece öncesi de Beşiktaş-Manisaspor maçını seyretmişler. Yetmemiş, taa Bakü'ye kadar gidip, A Milli Takım'ın 1-0 yenildiği Azerbaycan maçını seyretmişler. Şaşırdım, "Bizim Guus Hiddink sizin kadar maç izlemiyor, bu yakın takibin sebebi nedir?" diye sordum, öğrendim ki, Türk futbolu hakkında futbol kültürü üstüne genel yazılar yazıyorlarmış. Hans'a sordum, "İlk intibalarınız ne?" diye, ilginç bir karşılık verdi, "Baş, kafa, kelle, ne demek? Oradan kaybediyorsunuz" dedi. "Bir oyun dengeniz yok!" Sahi sadece oyun dengesi mi? Bu ön girişten sonra gelelim sadede... *** Değil 90+uzatmalar; iki gece ve iki gündüz oynansa; Trabzonspor evirir, çevirir bu Kasımpaşa'ya her haliyle fark atardı. Öyle de oldu, çünkü iki takım arasındaki kalite farkı, Haliç'in çukurları ile Everest'in zirvesi kadardı. Ama hakkını teslim edelim, rakibine hiç tepeden bakmadı Trabzonspor, maçın başındaki oyun ciddiyeti ne ise, Bünyamin Gezer'in bitiş düdüğüne kadar da onu muhafaza etti. Alanzinho'nun erken golüyle birlikte, sadece gardı değil tüm plânları suya düştü, Yılmaz Vural'ın, tıpkı Guus Hiddink'in Almanya önündeki çaresizliğine benzer bir tükenmişlik içine girdi! Böyle durumlarda; hani futbolun doğrularını bilip de bildiğini uygulatamayan teknik adam olmak ne zor şey! İnanın, Yılmaz Vural o zorluğun acısını iliklerine kadar hissetti dün, şahsen üzüldüm... Şenol Güneş ve ekibi hem kalite farkı hem de erken gol ile öne geçmenin verdiği rahatlıkla geriye yaslanarak, rakibinin bekledi, doğru da yaptı. Kasımpaşa ne zaman geriden oyun kurarak hücuma çıksa hep kontrada yakalandı, ya pozisyon verdi ya da gol yedi. İlk yarıda Alanzinho'nun kaleci Murat Şahin ile karşı karşıya kaldığı bir pozisyon vardı ki; o futbolcu o golü nasıl kaçırdı, hâlâ anlayabilmiş değilim. Ama Alanzinho'nun kaçırdığının çok daha zorunu ikişer kez Burak, Umut ve Jaja attı. Helal olsun. *** Açık söyleyeyim, böylelikle Teofilo'suz Trabzon, tuzsuz yemek gibi tatsız olur, diyenler yanıldı!..

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.