Oldum olası, Samsun - F.Bahçe maçları her zaman farklı bir heyecana sahne olur. Ya skor ya da futbol olarak, dün de öyle oldu... Belki çok yüksek değildi maç. Ama arkasından konuşulacak bir çok tartışma bıraktı. Hemen bir geçmişi hatırlayalım... Bir dönem dolmuş edebiyatına konu olan "Arkayı Fenerleyin!" esprisi yine böyle bir F.Bahçe - Samsunspor mücadelesinden sonra ortaya çıkmıştı. O yüzden, bu iki takım arasındaki her maç bende farklı bir heyecan uyandırır. Hele F.Bahçeli oyuncular, uzun bir düşüş döneminden sonra, "Son haftalarda taraftarımızı üzdük, Samsun'da sevindireceğiz" diye zafer yemini etmişlerse, bu heyecanım daha bir katmerleşir. Nitekim dün gece de öyle oldu. *** Christoph Daum maç stratejisini Tuncay, Anelka, Nobre ve Alex üzerine kurmuştu. Apiah'ın da katılımıyla orta saha toparlanmış ve saat gibi işlemeye başlamıştı. Ama oyunu kendi alanında kabul eden Samsunspor ani kontra ataklarla F.Bahçe'nin kalesinde etkili olmayı başardı. Fakat o anda hakem Serdar Tatlı maçın seyrini değiştirdi. Nobre'nin atağında hakemin kaleci Kerem'e gösterdiği kırmızı kart bir hakem faciasıydı. Evet "Penaltı" hakemin takdir hakkıdır. Fakat, bu ligin güven veren hakemlerinden Tatlı'nın kararı pek de güven veren tarzda değildi. Ama adalet diye bir şey vardı. Nitekim, o da dün gece kendini gösterdi. Duran topların ustası Alex o şaibeli penaltıyı kaleciye nişanlayarak, F.Bahçe'yi büyük şaibeden kurtardı. *** Samsunspor 10 kişi kalmıştı. Bundan sonrası da F.Bahçeli futbolculara aitti. O dakikadan sonra maçta dengeler de sistemler de oyun da skor da değişti. Rakibinin kafasına balyoz gibi inen F.Bahçe uzun bir haftadan sonra ilk defa bu kadar rahat bir galibiyet aldı... Bu bölümde orta sahayı toparlayan Appiah ve Aurelio ile sağda takıma büyük bir hareketlilik kazandıran Anelka ve soldan duvar paslarıyla maça damgasını vuran Tuncay'a özel bir bölüm açalım. Goller de sonuç da güzel ve şaibesiz oldu.