Terim ve 2010

A -
A +

Nur içinde yatsın, eski Federasyon Başkanı merhum Hasan Doğan'ın en büyük hayaliydi Milli Takım'ın İspanya, Belçika, Estonya, Bosna Hersek ve Ermenistan'ın yer aldığı 5. gruptan finalist olarak çıkıp, 2010 Dünya Kupası'nda Brezilya, İtalya, Almanya ve Fransa gibi kupa için oynayan iddialı takımlardan biri olması. Bu amaç için Fatih Hoca ile her fırsatta buluşup, kupaya giden yolun planlarını yapıyordu. Nitekim o buluşmalardan birisi Doğan'ın son toplantısı oldu. Şimdi, Doğan'ın hayali için o büyük mücadele günü gelip çattı. Rakip, insana sıra takımıymış hissi veren bir ekip. Ama Fatih Terim dersini çoktan ezberlemiş, "Ermenistan deyip geçmeyin" diyor. Bu takımın, evinde nasıl sert ve etkili bir futbol oynadığını, EURO2008 elemelerinde hangi takımlara kök söktürdüğünü biliyor. Onun için bir kazaya uğramak istemiyor. Uğramamalı da. (Bu arada trafik kazası yapan Fatih Hoca'nın kızı Merve'ye geçmiş olsun!) Aragones'e laf edenin Sarı-lacivertli camiayı büyük beklenti içine sokan Luis Aragones'in F.Bahçesi henüz ortada yok. Semih, Güiza ve Alex'in mükemmel uyumuna rağmen. Olmaması da normal. Ama "erken-geç" demeden başladı bile eleştiriler. Bu noktada "Aragones'in teknik adamlığına laf edenin dili şişer" sözüyle yiğidin hakkını yiğide verelim. Ama bir gerçeği de tespit edelim. Basın toplantılarında dahi iki sorudan fazla almayan Aragones, biraz iletişim özürlü gibi geldi bana. Eğer birileri tarafından, "Türk medyasına konuşma" diye uyarılmadıysa. Diyelim ki, uyarıldı. Öyle olsa bile, Avrupa şampiyonu bir takıma hocalık eden teknik adamın, şu an bulunduğu görevde kendisinden açıklamalar bekleyen bir kamuoyu olduğunu ve en azından hayalindeki F.Bahçe'nin hangi süreçte hazır olacağını bilmek istemelerinin hakları olduğu bilmesi gerekmez mi? Sağlam'ın 2. yarı sırrı Konyaspor engelini de aşan Beşiktaş zihinlere, "Bu takım bu sezon şampiyon olur" inancını şimdiden yerleştirdi. Oysa kazanılan maçlara bakın, ilk yarılar hep sancılıydı Beşiktaş. Peki neden? Değiştirelim soruyu. Ertuğrul Sağlam devre arası soyunma odasında neler söylüyor da, ikinci yarı patlıyor Beşiktaş? Biraz konuştuğunuzda öğreniyorsunuz ki, Sağlam'ın sırrı, sıkı çalışan takımına olan güven duygusunda yatıyor. Hoca oyuncularından öncelikle rakibe pozisyon vermemelerini istiyor. Bunun başarıldığını anladığı anda tempo yapıp yüklenmelerini ve pozisyon bulmalarını söylüyor, ilk yarı başarılamadı mı bu, yılmak yok... Sabırla, inatla ve inançla aynı baskı ikinci yarı tekrarlanıyor. Ta ki, Beşiktaş'ın yorgun ve oyun disiplininden uzaklaşan rakibini bir şans golüyle de olsa teslim alıncaya kadar. İşte teknik adam, ekip uyumunun en etkin modeli bu uygulama. Evdeki yabancı Skibbe G.Saraylılar ayakta... Genç teknik direktör Michael Skibbe ise panik atakta. Nasıl olmasın ki? Şampiyonlar Ligi'ne kalamamış koca G.Saray onca transfere rağmen. Kayseri'de beğenilmeyen futbol ile iki puan bırakmış. Yanlış oyuncu değişikliği ve Linderoth'tan sağ bek üretme arayışı yüzünden bir dizi ümidi ilk günden boşa çıkarmış. Arda'nın iyi niyetli açıklamalarına rağmen Başkan Adnan Polat sinir küpü, "Bu böyle gitmez" diye feryat ediyor. Haldun Üstünel, Adnan Sezgin ekstra mesaideler. Skibbe istediği kadar, "Saha içi yönetim bana aittir" desin, "prens"likten "evdeki yabancı"ya döndü konumu, henüz tanıma fırsatı bile bulamadığı camiada. Şimdi sistemini kurmak için "zaman" diye çırpınıyor. Şans mı desem yoksa iyi niyetinin karşılığı mı bilmem, Alman'ın istediği zaman dilimi milli maç arası ile ilaç gibi geldi. Ama bu süre, düşündüğü sistemi G.Saray'a yerleştirmeye yeter mi bilmem. Bekleyip göreceğiz Antalya maçına dek! 5. şampiyonu aramak Arayış!.. Türk futbolu, yıllardır Süper Lig'de şampiyon olacak 5. takımı arıyor. 5. şampiyon bu sezon ortaya çıkar mı, bilmem. Ama mutlaka çıkmalı diye düşünüyorum. Trabzonspor'un başardığı yıldızlaşmayı artık Kayseri, Sivas, G.Antep ya da Bursa başarabilmeli... Futbolumuzun daha kaliteli, heyecanlı, renkli ve dünyada merak edilen lig haline gelmesi için çıkmalı. Kulüpler arasındaki, finans-bütçe dengesindeki uçurumun kapanması için çıkmalı. Aksi takdirde bozuk plak gibi dönen bu lig, tribündeki seyircisini de, esprisini de kaybetmez mi?

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.