Terim'in son sözü mü?

A -
A +

Fatih Hoca, önümüzdeki hafta "son söz" anlamında çok önemli bir açıklama yapacakmış. Hoca sizce ne diyebilir? "Milli Takım'daki hizmetimi tamamladım. Avrupa'da yeni bir kulüp çalıştıracağım" mı? Yoksa, "Çok yoruldum. Fiorentina'da dinlenmek istiyorum" mu? Sizi bilmem ama iki ihtimal de beni tatmin etmez. Çünkü, Terim ülke futbolunun başına 10 yıllık bir plânla geldi. >> Uygun adım marş Birkaç yıl öncesiydi F.Bahçe ile Sivas'a gitmiştik... Sağ olsun, 1957'de inşa edilmiş olan şehrin hayli uzağındaki Sivas Havaalanında bizi Bülent Uygun karşıladı, aldı jeepiyle Büyük Otel'e götürdü. O dönem, Sivasspor'u Werner Lorant çalıştırıyordu. Bülent eski hocasını bu şehre getiren futbol adamı olarak Sivasspor'un menajerliğini yapıyordu. Fakat, gördük ki sadece kulüp menajerliği yapmıyor, şehrin fahri elçisi gibi çalışıyordu. "Futbol bu şehri çok değiştirecek, geliştirecek, Birkaç yıl sonra Sivas'ı ve Sivasspor'u tanıyamayacaklar" dedi. Sonra asıl hedefini "başarılı bir teknik adam olmak" diye açıkladı. Süre de verdi, "İki yılda farkımızı ortaya koyarım" dedi. Bugün bu iddialı insanı gururla takip ediyoruz. Sadece futbolda değil, futbol dışında yaptıklarıyla da. Bravo Bülent Hoca!.. >> Taktik, sistem, hepsi hikâye Kimse alınıp darılmasın, bu ülkedeki kadar teknik adam kıyımının yaşandığı bir başka yer yok... Şöyle kıyım listesine bir bakıyorum da nice değerli teknik adamlar boştalar. Mesela Mustafa Denizli, Ziya Doğan, Yılmaz Vural, Ümit Kayıhan, Aykut Kocaman, Rıza Çalımbay, Mustafa Uğur, Adnan Dinçer, Fuat Yaman ve doğru kulübe düştüğü takdirde gerçekten çok başarılı bir teknik adam olacağına inandığım Şirin Berber... Maalesef, birbirinden değerli teknik adamlar, dalından koparılmış gül gibi futbol sahasının dışındalar. Teknik, taktik, antrenman bilimi hepsi hikaye... Bu ülkede takım çalıştırabilmek için en geçerli yol, maalesef ahbap-çavuş ilişkisine dayanıyor. >> Kafkas'ın "büyük" hüneri Ertuğrul Sağlam ayrıldı yerine Tolunay Kafkas geldi. Ama Kayserisporlular hep eskiye özlem duydu, Kafkas'a bir türlü ısınamadı. Fakat Tolunay Hoca yönetimindeki Kayserispor, bu sezon da 4 büyüklerin kâbusu olup çıktı. Kayserispor, Trabzonspor'u 1-0, F.Bahçe'yi 2-1 yendi, Beşiktaş ile 0-0, G.Saray ile 1-1 berabere kaldı. Daha ne yapsın Tolunay Hoca? >> Denizli neyi bekliyor? Türk futbolunun efsane teknik adamlarından Mustafa Denizli'ye içerden dışardan teklifler yağıyormuş. Ama hoca, "Yeni yılı görmeden bir karar veremem" diye bu teklifleri elinin tersiyle itiyormuş. Sahi, Mustafa Hoca kimi bekliyor dersiniz? >> Mehmet Birinci tutulmuyor Birçok teknik adam iş bulmakta zorlanırken, Mehmet Birinci, sezon başında Adıyaman'a şartlı gitti. "Eğer, bir üst ligden teklif gelirse, izin isterim" dedi. Giresunspor'da Mehmet Akif Başaran istifa edince o teklif de gecikmedi. Birinci, yönetimden peşin aldığı vizeyi kullanıp, tutulmaz bir hızla Adıyaman'dan Giresun'a geçti. Başarılar hocam! >> Gitti Kaya geldi Kaya Yücel İldiz'in istifası üzerine sezona Suat Kaya ile başladı Orduspor. Fakat evdeki hesap çarşıya uymadı, Suat Kaya da birkaç hafta sonra ayrıldı. Ama Orduspor, kaya gibi sağlam durabilmek için bu defa Bahri Kaya ile anlaştı. Sözün özü, gitti Kaya, geldi Kaya... Bakalım Orduspor ne yapacak? >> En zayıf halka kim? "Mazlum ve zorba" demek mümkün mü G.Saray'da sahnelenen oyuna bilmiyorum. Ama en mutlu gününde sarı-kırmızılı camia fokur fokur. Hakan Şükür, Ümit Karan ve Hasan Şaş tribüne çıktı. Başlatılan 'gençleştirme' hamlesi ise Kalli'nin boğazına keskin bıçak gibi oturdu. Alman'ın forma verdiği gençler, son maçta attıkları her gol sonrası "Kaptan sana yapılanları onaylamıyoruz" dercesine Şükür'e öyle manidar koşular yaptılar ki, G.Saray'ı 12 maçta yenilgisiz lider, ligin en fazla gol atan ve en az gol yiyen takımı durumuna getiren Kalli'nin tacını tahtını yerle bir ettiler. Şimdi camiada "En zayıf halka kim?" tartışması yapılıyor. Sizce, bu revizyon Kalli'ye mi yarayacak yoksa onun göndermek istediği yıldızlara mı? Sizi bilmem ama kanaatim o ki, kongre rüzgârına tutulan G.Saray'da Alman'ın işi zor. Zira, Taner Aşkın bir tarafa ama Özhan Canaydın, Adnan Polat ve Adnan Öztürk arasında kıyasıya geçeceği daha şimdiden belli olan başkanlık yarışı, Hakan Şükür'ü daha bir vazgeçilmez yapıyor. >> Bıyıklara ne oldu? Ünal Karaman, Konyaspor'u şaha kaldırdı. Fakat onun bu başarısı Konya'dan daha çok Trabzon'da ilgiyle takip ediliyor. Bana mail atan birçok Trapzonspor taraftarı, "Ünal Hoca'nın Trabzonspor'da oynarken bıraktığı o meşhur bıyıklara ne oldu? Trabzon'a borcunu ne zaman ödeyecek?" diye soruyor. Biz de, muhatabına yönelttik soruları. Ünal Hoca gülerek, "Trabzonspor'da çok uzun ve güzel günlerim geçti. Onların beni, benim de onları unutmam mümkün değil. Dostluklarına teşekkür ederim. Ama şu an Konyaspor'un başarısından başka bir şey düşünmüyorum. Trabzonlular Ersun Hoca'ya inanıp, güvensinler. Bıyıklar mı, günü geldiğinde yeniden bırakacağız!" dedi.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.