Üzülüyorum. Pırıl pırıl bir insan durduk yere yıpranıyor, diye... Sorun büyük! Şike soruşturması ne kadar sürecek ve nasıl sonuçlanacak belli değil. Maalesef! Bu belirsizlik futbolu da, Başkan Mehmet Ali Aydınlar'ı yıpratıyor. Oysa "Federasyon ne yapmak istiyor? Futbolumuzu olası tehlikelerden korumaya mı çalışıyor yoksa vaziyeti idare mi ediyor?" sorularının cevabını ararken, belirsizlik güvensizliği, güvensizlik kaosu, kaos ise krizi tetikliyor. Yazık! ...Ve görünmeyen bir el, Federasyon içinde sanki sessizce Başkan'a karşı muhalefet ediyor. Örnek mi, size hangi birini vereyim? O kadar çok ki? Paranoyalarla işten çıkarılan personeli mi sayayım, "gizli" belgelerin çarşaf çarşaf gazetelere pas edilmesini mi? Yoksa kapalı kapılar ardındaki pazarlıkları mı? Örnek mi, alın size örnek... F.Bahçe Başkanvekili Ali Koç, TFF Başkanvekilleri Lütfi Arıboğan ve Göksel Gümüşdağ'a, "Bizi Bank Asya'ya düşürün, iki sezonu birden kaybetmeyelim" diyor. O gün, TGRT Haber TV'de ana haber bülteninde konuştum. Koç'un hamlesi için "Bu bir başvuru mu?" diye soran, sunucu Serhat İbrahimoğlu'na, "Bu bir fantezi. Ne Koç'un ne de diğer yöneticilerin genel kurulundan yetki almadan böyle bir işe kalkışması mümkün değil. Ayrıca ortada Federasyon'a yapılan yazılı başvuru da yok" dedim. Bir şeyi daha ekledim. "Böyle bir durumda kim, nasıl, hangi kararı verebilir, verse bile bu karar resmiyet taşır mı? Kanaatime göre TFF, artık F.Bahçe'yi küme düşüremez. Bunu buradan ilan ediyorum. Düşürecek olsaydı, çoktan düşürürdü!" Vay sen misin, bunları diyen... Tepkiler, eleştiriler, sorular... Birbirini takip etti. Ben de bundan sonra olabilecekleri anlattım. "F.Bahçe'yi Şampiyonlar Ligi'nden ihraç kesmez. TFF, şampiyonluğunu da alır. Yetmez, eksi 20 puanla Süper Lig'e başlatır. Daha ötesi, olmaz." Birkaç gün sonra Federasyon, "F.Bahçe, Süper Lig'de mücadele edecek" açıklamasını yaptı. Hiç şaşırmadım. Şimdi bizim Vahap Söztutan başta olmak üzere birçok kişi, "Nasıl bu kadar emin konuşabiliyorsun?" diye soruyor. Açıklayayım, TFF içindeki küçük bir sondaj yetiyor. Bir şey daha söyleyeyim, başarılı olmasını yürekten arzu ettiğim Aydınlar'a karşı Federasyon'da Truva Atı'na benzer bir yapılanma var. "Yok" diyen öne çıksın. Gerçek şu, başkana doğru bilgiler verilmiyor. Bir dönem Dr.Levent Bıçakçı'ya uygulanan sindirme politikası sinsice uygulanıyor. Bu şartlar altında Aydınlar ne yaparsa yapsın başarılı olma şansı yok. Yıpranıyor, yıpratılıyor. Yakında görürsünüz, bu şartlar altında, istifa kaçınılmaz olur. Çok yazık! Oysa Aydınlar gibi dürüst yöneticilere futbolumuzun çok ihtiyacı var. Eğer, şu an balçığa saplanan ve patinaj yapan külüstür arabaya benzer konumdaki futbolumuza Aydınlar gerçekten hizmet etmek istiyorsa bir an önce bir yol bulup, yönetimi yenilemeli. Yoksa yazık olacak! MIHLAMA "Adaletsizliği engelleyecek gücünüzün olmadığı zamanlar olabilir. Fakat itiraz etmeyi beceremediğiniz bir zaman asla olmamalı!" Elie Wisel GÜNÜN SORUSU Bu çifte standart niye? Şike soruşturmasının ilk günlerinde Beşiktaş, "Türkiye Kupası'nı Federasyona iade ediyoruz. Aklanıncaya kadar o kupayı istemiyoruz" dedi. Aradan ay geçti, kupa hâlâ Beşiktaş'ın müzesinde. Beşiktaş ise UEFA Avrupa Ligi'nde. Fakat, Şampiyonlar Ligi'nden ihraç edilen F.Bahçe Yönetimi, "Bizi Bank Asya'ya düşürün hiç değilse iki sezonu birden kaybetmeyelim" dediği halde Federasyon, "Yazılı başvuru yok" deyip, bu talebi geri çevirdi. Haklı mı, haklı ama bu iki kulüp arasındaki uygulamada çifte standart niye? İstifa! F.Bahçe Yönetimi, Başkanvekili Nihat Özdemir'in istifasını kabul etmedi. İstifa tek yönlü müessese değil mi? Özdemir göreve devam edecekse en azından niçin istifa ettiğini açıklasın ki, böyle kaotik ortamda yöneticiyi istifaya sürükleyen sebepler öğrenilip, iyileştirilebilsin. Platini diyor ki... "F.Bahçeliler beni futbolcu iken çok severdi. Kadıköy'e gitsem şimdi beni asarlar!"