Hayal ve gerçek! Film bitti; Estonya'da finali ''The End'' diye koydu Bosna Hersek! Moralsiz, isteksiz ve keyifsiz çıkılan Belçika maçının nesini yorumlayayım? Her şey bitti de torbayı kurtarmak mı kaldı, zevata? İflas etmişiz, varsın o da kurtulmasın! Maalesef, Dünya ve Avrupa üçüncüsü bir ülkenin şişinmesiyle görülen serap misali, 2010 Dünya Kupası'nın hayalini kurduk. Ama kendi yanlışlarımız yüzünden Belçika maçını beklemeden Estonya'da aldı gazımızı, Bosna Hersek! Şimdi ne diyelim? ''Art arda iki turnuvaya çıkamayan bir ülke olarak, G.Afrika düşü neyimize'' mi? Hayır, bugün gerçeklerle yüzleşip nerede hata yaptığımızı sorgulama zamanı. İdeali bırakıp, marjinal çıkışlardan medet ummanın ne büyük taktik hata olduğunu haykırma zamanı. Elbette yenilik güzeldir ama yenilenen, düşünceler mi olmalı yoksa oyuncu değiştirmek mi? ''Dere geçilirken at değiştirilmez'' denildiği halde bir teknik deha harikası gibi; Hakan Şükür, Yıldıray, Fatih Tekke ve Gökdeniz gibi değerleri, suyu sıkılmış limon gibi kenara atma operasyonu ne kazandırdı bu ülkeye? Maalesef başaramadık, yenilenmeyi başaramadığımız için, ''Yeneriz'' dediğimiz Estonya, Belçika ve Bosna'ya takıldık, Çok iyi oynadığımız İspanya'dan tek puan alamadık, ...Ve hazin sonu, 10 maçlık maratonun sekizincisinde, ''Hepsi yalan gerçek olan bu, Türkiye, G.Afrika'da yok!' diye havlu atarak hazırladık. Bunun hesabı kimden sorulacak, elbette ki ilk akla gelen Fatih Terim ve ekibi. Ama tek suçlu onlar mı? Lütfen, ''2012'ye bakalım'' demeden önce cevap ver sevgili Başkan Mahmut Özgener, suçluya hangi cezayı keselim?