Bu ne acayip bir maçtır ki, birçok şeyi çözemedim! Trabzonspor'da Yattara neden sonradır ki, Song'la birlikte ilk 11'deydi. Umut ve Selçuk yedek beklerken bu revizyona ne gerek vardı? Demek ki; hızlı oynanan G.Saray maçı Hugo Broos'un sadece zihnini değil, iradesi ile idaresini birbirine karıştırmıştı. Bir takım bu kafa ile balığa çıksa ne olurdu ki? İnanın o oltaya bir tek hamsi dahi gelmezdi. Ama!.. Geldi; Tolonay Kafkas, teknik direktör olarak iyi başladığı maçı yapamadığı kenar hamleleri yüzünden altın tepsi içinde Trabzonspor'a ikram etti. *** Oysa, Eren Güngör, Toledo ve Cangele'den mahrum geldiği deplasmanda Kayserispor, rakibinin zaafını çabuk fark etmiş, Trabzonspor'un kalabalık ortasahasının kırılma noktası diye bilinen Engin ve Yattara'nın üstüne oynayarak, ilk pozisyonda golü bulmuştu. Allah için Makukula sanki bir azman! O ne fizik öyle? O fiziğe o kıvraklık, doğrusu maşallah! Hele attığı gol harikaydı. Ama 1-0'dan sonra tam 10 dakika baskı kuran Kayserispor'un Gökhan Emreciksin, Furkan ve Makukula ile atamadığı üç net pozisyona ne demeli? *** İşte o anda kan beynine sıçrayan Hugo Broos hayatının kararını verdi, Engin ve Yattara'yı çıkarıp, Umut ile Selçuk'u oyuna alarak. İşte o kritik karar, Trabzonspor'a önce Gökhan Ünal ile eşitliği sonra Ceyhun ile galibiyeti getirdi de hem Belçikalı teknik adam hem de bordo - mavililer rahatladı. Ancak, benim aklım hâlâ hakemin düdüğüne rağmen topa vuran Gabric, gol sevincini abartan Gökhan Ünal ve topla elle oynayarak ikinci sarıdan oyundan atılan Ali Turan'ın gördüğü anlamsız kartlarda kaldı. Yazık!