Bize her yer Trabzon! Bunda şüphe yok. Ancak gerçek şu, "En ileri giden ok en geri çekilen yaydan çıkarmış..." Trabzonspor da aynen böyle. Yanlış yönlendirmelerle öyle gereksiz gerilmiş ki; sanki kendi kendine pranga vurur olmuş. Ama belli ki ligin ikinci yarısında yaşadığı puan kayıplarından öyle dersler çıkarmış ki; artık en küçük bir falsoya izin vermeden yol almaya çalışıyor. İyi, güzel ve doğru olanı bu. Düşünün; hocası Şenol Güneş, kaptanı Serkan, golcüsü Burak o gereksiz gerilim yüzünden cezalı. Ayrıca Egemen'i, Engin'i sakat. Ama Şenol Güneş'in de Ünal Karaman'ın da oynattığı sistem; 4-2-3-1, aynı sistem. Zorunluluktan sistemin oyuncuları farklılaşmış ama oyun anlayışı yine 4 hücumcu Yattara, Jaja, Pawel ve Umut ile kazanmak üstüne. Yükleniyor, baskı kuruyorlar, pozisyona giriyorlar ama 4 adamla Burak'ın bitirici forvet özelliğini ortaya koyamıyorlar. Fakat inanın artık zerre kadar endişe yok, bordo-mavililerde öyle umut dolular ki, bu özgüven yetiyor onlara; TFF, hangi cezayı verirse versin fark etmiyor, yaşlısı, genci, kadını erkeği kol kola karnavala gider gibi ailecek maça gidiyorlar. Buna gıpta etmemek mümkün mü? İşte bir takımı şampiyonluğa oynatabilecek en büyük güç bu. Böyle bir güç karşısında Kasımpaşa gibi ligin dibine demir atan takımlar, nasıl direnebilirler, direnemiyorlar. Birkaç atak şansı yakalıyorlar ama Giray-Glovacki ikilisini aşamıyorlar. Bu ikili savunmada o kadar başarılılar ki; Serkan'ın yokluğunu bile unutturuyorlar. Tribünlerdeki çılgın coşkuyu özetlerlersek; Ankara, İstanbul, Kocaeli inanın hiç fark etmiyor, her yer Trabzon olmuş, bordo-mavililer için! Yüreklerden taşan cesaret, gözlerden saçılan ışık ve kararlılık ile artık Trabzonspor, Jaja, Piotr ve Pawel Brozek kardeşlere şampiyonluğa koşuyor. Tabii yine gereksiz polemiğe girmez ve kendi kendini frenleyecek bir yanlışı yapmazsa!