Trabzon'un denge problemi

A -
A +

One büyük bir iştahtı öyle?

Maçın başında piranalar gibi, saldırdılar.
Sanki rakip Beşiktaş değil de, sıra takımı.
Doğrusu; Trabzonspor'u maçın o ana kadar hiç bu kadar coşkulu ve kazanma azmi içinde görmemiştim, bu sezon.
Görünen o ki; bordo-mavililer topu birden bir devri değiştirmeye karar vermişlerdi.
En başta; futbolun düşünen adamı Mustafa Reşit Akçay'ı tebrik ettim.
Neden?
İlk on birde herkes forvette Henrique'yi beklerken o, Emre Güral'a şans verdi. 
İşte liderlik, insanı tanımak, risk almak ve değer üretmek budur.
İlk kez ilk on birde yer alan Emre, bu şansı oya gibi işledi.
Savunmadan açılan o yüksek topu Adrian ile girdiği duvar pasında gol yapışı takdire şayan olmakla birlikte, "Ben temel eğitimi sağlam aldım" mesajını veriyordu. Israr edilirse, Trabzon'a çok faydalı olacak Emre. 
Sevinç ve hüzün bir arada, bu oyunda.
Trabzon'un altyapısından yetişen kaleci Tolga'nın dünyanın en iyi kalecisinin bile yapacak fazla bir şeyinin olmadığı o goldeki çaresizliğine üzüldüm.
O Tolga; oyunun ilerleyen bölümlerinde Beşiktaş'ı farktan kurtarıp, morallendirdi. 
..Ve, o moralle, Beşiktaş beraberliği yakaladı.
Hem de "Maçta var mı" diye sorduğumuz Fernandes'in direkten dönen şutuyla Beşiktaş'ın en iyilerinden Almeida'nın dokunuşuyla.
Fakat Biliç'e hatırlatırım, her takım Trabzonspor gibi değişkenlik göstermez.

KIRILMA ANI
Almeida'nıngolü

MAÇIN ADAMI
Emre Güral

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.