Tur, çöldeki serapmış!

A -
A +

Tur isterken turist olduk, yine! Şaşırdım! Twente doping mi aldı ne; offf! Ne büyük sıkıntıydı, o öyle? O, ilk maçtaki 3-1'lik galibiyetin avantajı içinde koltuğuma kurulup da şöyle rahatça rövanşı seyredemedim. Hollanda temsilcisi öyle baskılı başladı ki maça, ne pas yapabildi ne de pozisyon üretebildi, Bursaspor. Aksine, iki pozisyon verdi, birinde yüreğimiz ağzımıza geldi, diğerinde penaltıdan, golü yedi! Bu ne hâl, Ertuğrul Hocam? Nerede ilk maçtaki gerçek bir timsah gibi rakibini parçalayan Bursaspor? Twente penaltı golüyle adeta gözümüzün Fer'ini söndürüp, Bursaspor'u "garanti" saydığımız tura hasret bırakarak, "turist" konumuna düşüreceğinin sinyalini daha o an, verdi. Ama bunu çözemedi, Ertuğrul Hocam! İlk yarıda, uzatmaların son dakikasındaki beraberlik golü ile haykırmışım, "Oh be!.. Pinto değil, UEFA Avrupa Ligi'ne atılan dev punto bu!" diye. Ne gezer, bizimki çölde görülen serap gibi bir şeymiş; Twente iki dakikadaki 2 golle tüm avantajımızı sıfırlamaz mı? Haydi, sil baştan... Ama ne mümkün, kaçan balık büyük olurmuş! Yazık! Bir sorum var; neden iki maçı aynı kalitede oynayamaz, Bursaspor? Neden bu hastalık kronik şekilde devam eder? Ertuğrul Sağlam ve ekibi bence önce bu sorunun cevabını vermeli.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.