Ruhum sıkılıyor!.. Güreş bu, laf değil, 3 bin yıllık ata sporumuzun bizatihi kendisi... Mertlik, çeviklik, gözüpeklik, özetle Koca Yusuf'un "Milletin gücünü arkamda hissederek güreştim" sözü gibi milli ve manevi güçlerle donanmış bir spor. Lakin İstanbul Dünya Güreş Şapiyonası'na ev sahipliği yapıyor ama kimin umurunda güreş? 2020 Olimpiyatları'na aday olan şehrin sokaklarını süsleyen dövize bakın; "Minderin Aslanları." Heyhat!.. Bu nasıl bir gaf! Nerede Spor Bakanı, nerede Spor Genel Müdürü? Beyler, minderin aslanı olmaz, "Fatih"i olur, Yaşar Doğu'su, Hamit Kaplan'ı, Tevfik Kış'ı, Mahmut Atalay'ı, Müzahir Sille'si, İsmet Atlı'sı, Ahmet Ayık'ı, Gazanfer Bilge'si, Mahmut Demir'i, Hamza Yerlikaya'sı, Ramazan Şahin'i olur. Ama gel de anlat bizim o kafalara? Vah, benim güreşime! Vah ki, vah! Çare Mustafa Denizli! Beşiktaş bir hayal kırıklığı... Ne Yıldırım Demirören Başkan ne de yönetimi kusura bakmasın, para ile saadet olunmayacağını bu sezon da ispatladılar. Oysa, malzeme mükemmel; un, yağ, şeker, hepsi mevcut. Lakin helvayı yapacak usta ortada yok. Yazık milyonların Beşiktaş sevdasına. Futbolu tat vermeyen bir ortamda ne maç ne de futbolcu analizine girmek niyetindeyim. Aksine Guti'ye söz geçiremeyen, Q-7'yi oynatamayan emanetçi Carvalhal ile yol alınmayacağının farkındayım. 10 numara takıma 9 numara küçük geliyor, bu adam. Çare Beşiktaş'ı en küçük hücrelerine kadar hıfz etmiş olan Mustafa Denizli'den başkası değildir. Ne dersiniz, yanılmıyor muyum? Umarım, dil sürçmesidir! Sırf güreşçilerimize destek için Sarıyer'e gittim. Spor Bakanımız Suat Kılıç ve Spor Genel Müdürü Mehmet Bayhan da teşrif buyurdular. Sevindim! Bakan da olsa nihayetinde insan. Hele o insan baba olmak için gün saydığı bir dönemde kampa gelmişse bu takdire şayan bir durum. Ama!.. Ne zaman ki sayın bakan klasik siyasetçi rolüne bürünüyor işte o an dil sürçmesi mi bilmem potlar kırılıyor. En masumu, "Şampiyonaya, Dünya Olimpiyat Komitesi üyelerini davet ettik" sözü. Ey, benim Spor Bakan'ım, "Dünya Olimpiyat Komitesi" diye bir kurum yok. Size bunu Spor Genel Müdürünüz söylemiyor olabilir. Nihayetinde Bayhan bir futbol adamı, bunları bilmez... Doğrusu işiniz zor. Nacizane hatırlatayım, o kurumun adı, "Uluslararası Olimpiyat Komitesi"dir. Bu Sağlam başka! Hep karıştırırlar, Ertuğrul Sağlam ile Nurullah Sağlam'ı... Biri, Bursaspor ile bir ilke imza atmış teknik adam. Diğeri bu potansiyele sahip olduğunu daima hissettiren bir teknik adam. Nitekim bu özelliğini ligin ilk haftasında Mersin İdman Yurdu'nun başında A.Gücü galibiyetiyle gösterdi Nurullah Hoca. Hem de Ertuğrul Hoca'nın oynatamadığı Nobre'yi yeniden golcü yaparak. Bravo Hocam! Es Es efsanesi! Eskişehirspor Başkanı Halil Ünal, yönetimi, taraftarı ve teknik direktörü Skibbe ile oyuncularını yürekten tebrik ediyorum. Beşiktaş maçı ile harika bir başlangıç yaptılar. Dilerim İvesa'sı, Diego'su, Batuhan'ı, Tello'su ve Serdar'ı ile bu şekilde devam ederler de mazideki Es Es efsanesi yeniden lige hava katar.