Yanal'ın Tayfun'u

A -
A +

Aslında başlık, "Trabzonspor'un çilesi" olmalıydı. "Çile" diyorum çünkü, zafer kazanabileceği bir gecede hüzne med-cezir çizdiren bir takım için daha uygun bir ifade bulamıyorum. Kabul etmek gerekir ki, Ersun Yanal ile Yılmaz Vural, Süper Lig'in en iyi iki hücumcu teknik adamı. Ya da en maceracı teknik adamları... Eh, böyle bir tablodan da "Orta oyunu" çıkmaz. Nitekim, çıkmadı da. Teknik adamların büyük riskler alan özelliği oyuna yansıdı. Dün öyle bir tempo, öyle bir heyecan dalgası esti ki; maç, tipik bir Rus ruletine benzedi. Tık... Tık.. Tık.. Tık!.. Hep o zaferi getirecek son gol beklendi, heyecan içinde. Son haftaların kazanan adamı Yanal, kaybeden ismi Vural'a karşısında, "V.Manisa, Trabzonspor'a ters geliyor" anlayışını yıkmak ve bir galibiyet alıp, üç haftalık seriye devam etmek istiyordu, Nitekim ilk on dakikalık bölüm gösterdi ki Ersun Hoca, bu düşüncesine bordo-mavili futbolcuları da inandırmıştı. Maçın başında V.Manisa adına Burak Yılmaz'ın yürek hoplatan o ilk şutunu başarıyla savuşturan Trabzonspor'un en akılcı yanı ortaya çıktı. Neydi o özellik? Sağ kulvardaki şimendifer... Serkan, Tayfur ve Yattara! Bu oyuncuların kurduğu üçgende Trabzonspor, rakip alana bir kaç pasta iniyor, Yattara'nın sıfırdan geriye çevirdiği toplarda; Umut, Gökdeniz ve Çağdaş, Ufuk'un koruduğu kaleyi adeta dövüyordu. Fakat yıkamıyorlardı. Art arda gelişen o pozisyonları seyrederken insan, "Bu Trabzonspor, V.Manisaspor'u ezer geçer!" şeklinde bir hisse kapılıyordu. Fakat o kurgu, Erdinç'in çift sarıdan gördüğü kırmızı kart ile disiplin kayboldu, şutu düşünen oyunculara şut imkanı tanıyan düzen kayboldu, Yerine "B Planı" sahneye kondu, Yattara ile sağ kulvarda mükemmel ikili haline gelen Tayfun Cora'nın geriden bindirmeleri... Ve ikinci yarıda atılan şahane golleri geldi. Açıkçası bu bir teknik adam farklılığıydı!.. Trabzonspor'da Ersun Yanal'ın estirdiği bir Tayfun'du... İşte oyunu ve oyuncuyu farklı okumak kanaatimce budur. Nitekim o okuyuş, Trabzonspor'u 2-0'dan 2-2'lik beraberliğe taşıdı. Tebrikler. Ancak, Rafael'den yediği çalımı hazmedemeyen Erdinç'in bugün sakin bir kafayla olanları düşünmesi gerekir. Takımını 37. dakikada 10 kişi bırakmak, futbol adına affedilir bir hata mı, değil mi? Erdinç ne düşünür bilmiyorum ama kanaatimce, Trabzonspor ilk yarıdaki Selçuk ve Burak'ın attığı iki golü bu hatalar yüzünden yedi. *** Maçın hakemi Aytekin Durmaz aslında iyi niyetliydi. Rafael'in çalımından sonra Erdinç'i oyun dışı bırakması ne kadar doğru ise Gökdeniz'in kaleci Ufuk ve Nizamettin tarafından makasa alınıp, ceza sahasında indirilmesinde penaltıyı vermemesi o kadar büyük ve sonuca tesir eden bir yanlıştı! BENİM YILDIZIM Ersun Yanal'ı tebrik ediyorum... Oyunu ve oyuncuyu farklı okuyun, Tayfun Cora'yı golcü olarak futbolseverlerin önüne taşıdığı için...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.