Kanatlandı, uçuyor derken düşüverdi Karabük'te Sarı Kanarya.
Kahramanlar, Akpala ve İlhan Parlak'ın şahsında tüm Karabük takımı.
Soruyorum bu nasıl Fenerbahçe?
Söyleyin "Liderin oyunu" bu mu olmalı?
Koca Fenerbahçe'nin o masal kızı kadar güzel canlılığından eser yok, Karabük'te; hamleleri gergin yay, atakları sanki birer hedefsiz ok.
Caner, Gökhan, Topal, Alwes, Sow ve Alper hepsi eridi, tuzla buz oldu.
Üçlü forvete pas dağıtması gereken Cristian mı, hücuma çıkarken kaybettiği bir top ile şoka soktu Fener'i.
Şaşırtıcı olan Yanal'ın "Webo" saplantısı.
Emenike var ya demeyin, ona itirazım yok.
Ama Webo'suz Fenerbahçe ilk yarıda yüzde 90 gol olacak 3 hava topunu pas geçti. Yazık!
Peki; Ersun Hoca ne yaptı?
Fener'in hücuma çıkacak gücü kalmadığı anda Webo, Alper değişikliğine gitti.
Sonuç malum; rakibi hafife alan o dik başların tutuşmuş ruhlarına düşen bir damla gözyaşı.
Fener'i bu hale düşüren sadece kulübe yanlışları mı, değil.
Hakkını teslim edelim Karabük'ün.
Gerçek şu, bir adım önde Yanal'a karşı Tolunay Kafkas; taktik planlaması, oyun stratejisi ve hamleleriyle.
Hak ettiler, galibiyeti.
KIRILMA ANI