Yandı söndü Fener

A -
A +

Yandı söndü Fener, gitti geldi Karabük!

Sakın ha, bilmece–bulmaca sorduğum hissine kapılmayın.
Gerçek şu; iki dakikada iki gol... Önce LuaLua ile penaltı golü, sonra gol üstüne gol.
F.Bahçe gibi bir takım, ligin kritik bölgesindeki bir takımdan iki dakika 2 gol yer mi, yer.
Hem de Ahmet İlhan'ın attığı ikinci gol, amatör liglerde dahi yaşanmayacak bir kademe faciası?
F.Bahçe gibi büyük bir takımın savunması bu hatayı nasıl yapar?
Söyleyeyim, ligi kafalarında çoktan bitirdikleri için. Akıllarında çarşamba günkü kupa finali olduğu için.
O yüzden, Karabük için "Hayat-memat" meselesi olan bu maç hafta sonu idmanı havasındaydı F.Bahçe için.
O haliyle bile ilk devrede, üç pozisyon üretti ancak kaleci Tomiç'i bir türlü geçemediler.
Mehmet Topal, Sow ve Webo ile yordu, yordu, yordu.
Sonunda Mehmet Topuz'un kafasından bir gol buldu ve daha bir rahatladı Fener.
İkinci yarıya "Nasıl olsa kazandık" havası içinde çıkıp, işi ağırdan almaya başladı.
Ancak anlayamadığım şey; iki değişiklik bir takımı bu kadar değiştirir mi, değiştirdi.
Mabiala-Hakan Söyler ve Shelton-İlhan Parlak değişikliği ilk devre durarak sadece uzun toplarla "Nasılsa düştük" havasında oynayan o takımı, hırslı, hızlı ve etkili oynayan bambaşka bir kimliğe büründürdü.
O Karabük'ü durdurmaya çalışan tek Fenerli belki de Webo'ydu. Müthiş koştu, inanılmaz çalıştı, bir de gol bulup, durumu 2-2'ye eşitledi ama LuaLua'yı durduramadı.
O an anladım ki, yenileceğinden korkan daima yenilirmiş.
Ama o korkuyu yendin mi; kayıplardan büyük kazanç doğarmış.
Nitekim öyle de oldu. Karabük düşse yazık olurdu zira bir sezonda büyüklerden 14 puan toplayan bir takıma böyle bir son yakışmazdı.
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.