TFF Başkanı Hasan Doğan'ın vefatıyla ilgili acılar henüz dinmemişken; "Hayat devam ediyor" diyen TFF Yönetim Kurulu Üyelerini seçim telaşı aldı. Yasa "3 ay" diyor ama yönetim en kısa sürede seçimi yenilemek istiyor. Çünkü başta Tahkim Kurulu olmak üzere bazı kurullar işlevini kaybetti. Nitekim yönetici Serdar Güzelaydın gibi bazı seçim sever yöneticiler de çoktan yollara düştü. Fakat henüz başkan adayları ortada yok. Çünkü bu seçimde herkes, Kulüpler Birliği Vakfı ve F.Bahçe Başkanı Aziz Yıldırım'ın işaret edeceği isme odaklanmış durumda. Sahi, Aziz Başkan, TFF Başkanlığı için kimi işaret edecek? Akademi Ligi ne olacak? Bir millet; sel oldu aktı, gecenin bir yarısında hastane önüne; yaşlısı genci, kadını erkeği. Ben de oradaydım. 70 yaşlarında bir hanım, "Hasan; güzel demektir. Bakın, ne güzel bir insan ki, Regaip Kandili'nin ardından üç aylarda hakkın rahmetine kavuştu. Mekanı cennet olsun" dedi. O an; hakemlerimizden Özgüç Türkalp'le göz göze geldik. Hanıma, "Başkan yakınınız mıydı?" diye sordum. "Hayır" dedi ve "ama" diye devam etti, "Yakınım değildi ama ailemizden biri oluverdi, bana yetmişinden sonra futbolu sevdirdi, yetmez mi?" dedi. Fatih Terim, Levent Kızıl, Ahmet Çakar, Rüştü Reçber, Arda Turan, Hakan Balta ve daha birçok tanıdık isim yıkılmışlardı. Kazım Kanat göründü kapıda, ayakta duracak hali yoktu, bir yakının koltuğuna girmiş, güçlükle yürüyordu. Düşündüm, "Bir insan, nasıl olur da 143 günde kendini bu kadar çok sevdirebilir millete?" Cevabı o an film şeridi gibi geçti gözümün önünden; Futbolu kaostan çıkaran, birlik ve beraberlik havasını kazandıran, EURO2008'de başarı ve beraberinde 110 milyon YTL'lik yeni kaynak kazandıran merhum Hasan Doğan bu sevgi ve saygıyı hak etmeyecek de, kim hak edecekti? Ne mutlu Hasan Başkana. Türkiye onu yürekten kucaklaşmıştı. Fakat onun "en büyük hayalim" dediği "Türkiye futbolu kucaklıyor" projesi şimdi ne olacaktı? 5 bin antrenör, 13-15 yaş grubu arasında yüz binlerce gence ışık tutan Akademi Ligi ne olacaktı? TFF Genel Sekreteri Metin Kazancıoğlu'na sordum, "Türk futbolu çok özel, çok nazik ve çok güzel bir insanı kaybetti. Allah rahmet eylesin. Acımız büyük. Ancak, başkanımızın hiçbir projesi yarım kalmayacak!" diye söz verdi. Takipçisiyim, Hasan Başkanım. Aragones'in şifresi Cumartesiyi iple çekiyorum. Yeni sezona Avusturya'da hazırlanan yeni F.Bahçe'yi Aragones'in nasıl oynatacağını görmek için. Kafamda o kadar çok soru var ki... 1- Forvet yapısı nasıl olacak, tek forvet mi, çift forvet mi? 2- Tek forvetse kim kulübede, kim sahada olacak? Çift forvetse, bu ikili nasıl olacak? Yeni transfer Guiza ve Kezman ikilisinden mi oluşacak? Öyleyse Avrupa Şampiyonası'nın flaş ismi Semih'e yine 'nöbetçi golcü' rolü mü biçilecek? Yoksa Aragones tecrübesi bütün bunları aşan bir üçüncü yol mu bulacak? Mesela, Semih'in en uçta olduğu, gerisinde ise Guiza ve Kezman ikilisinin olacağı bir yeni formül mü geliştirecek. Hadi diyelim, hücum hattı çözüldü, M.Aurelio, Real Betis'e transfer olursa ön libero olayı nasıl şekillenecek? Emre Belözoğlu, özellikle Şampiyonlar Ligi'nde o bölgedeki yükü tek başına sırtlayabilecek mi? Değilse yanında kim oynayacak? Uzatmayalım; Aragonesli F.Bahçe benim için şu an çok bilinmeyenli bir denklem. Ama eminim ki, çözümünü gördüğümde en keyif alacağım bir denklem. Yanal değil, sanal sancı Trabzon içerden dışardan ne bulduysa önüne geleni aldı. Takımı gençleştirerek güçlendirdi. Kadrodaki 32 kişiden; 21'i yeni. Kağıt üstünde Sadri Şener Yönetimi kendine düşeni yaptı... "Transfer mi, al sana transfer! Para mı, al sana para! Yeter ki, mazideki Trabzonspor'umu bana geri ver" diyor yönetim. Öyle ya; un da, yağ da, şeker de var! Helvayı yapacak usta da mevcut. Ki o usta; Trabzonspor'u kesti, budadı, alladı, pulladı, yepyeni takım olarak vizyona sokmaya hazırlandığına göre, Karadeniz'de bayram olmalı. Fakat hayır! Takım olmak; o kadar kolay mı? İyi futbolcu almakla iyi takım olunur mu? Trabzonspor'un bugüne kadarki sıkıntısı oyuncu kalitesinden mi, yoksa hocasından mı kaynaklanıyordu? Hayır, ikisi de değil. Trabzonspor'un bugüne kadar adı konmamış sancısı, tüm camianın birlikte hareket edememesinden kaynaklıyor. Bunun ne anlama geldiğini sorun eski başkanlara; M.Ali Yılmaz'a veya Nuri Albayrak'a size anlatsınlar! Davala'ya başkan övgüsü G.Saraylılar, Real Madrid'in yıldızı Baptista'yı soruyorlar, "Geliyor mu?" diye. Gelmeyeceği belli, o bir hayal!. Sadece bonservisi için istenen para 20 milyon euro. G.Saray parayı yoldan mı topluyor ki "yıldız almak" uğruna kulübün kasasını boşaltsın ve takımdaki dengeleri bozsun? Kaldı ki, Başkan Adnan Polat ve ekibinin transferde en isabetli ve en akılcı seçimi yaptığını "Skibbe'nin yardımcıları" başlığı ile geçen hafta bu köşede yazmıştım. Sağ olsun Adnan Başkan tespitimize katıldığı gizlemedi. Skibbe'nin isabetli bir karar olduğunu ve antrenör Ümit Davala'nın hakkını da bire bir o köşedeki cümlelerle teslim etti.