İnanıyorum!
Bütün kalbimle inanıyorum final, Fener'e daha yakın şimdi.
Amsterdam'a lütfen bir bilet!
***
Ne oldu Türk futboluna böyle?
Şiir gibi oyun.
Büyüleyici bir mücadele.
İnanılmaz bir şanssızlık...
Dişlerim kilitlenmiş.
Fener ışıl ışıl parlıyor.
Benfica ezikleri oynuyor.
Fakat herşey var gol yok.
***
Tarihi bır geceydi F.Bahçe için Kadıköy'deki Benfica buluşması.
Amaç, Kadıköy'den avantajlı bir skorla çıkıp, Portekiz'e UEFA finalini getirecek tur için gitmekti.
F.Bahçe gücüne ekstra bir güç katmış olarak başladı maça, fiilen direklerin nezdinde Benfica'yı salladı.
Fakat öyle böyle sallama değil bu, resmen canı burnuna geldi Portekizlilerin. Gece muazzamdı F.Bahçe adına.
İnanmışlık, arzulu, akılcı-dengeli oyun, takım dayanışması ve birlikte hareket hepsi dört dörtlüktü.
"Yenilmez armada" olarak bildiğimiz Benfica takımı, F.Bahçe'nin bu şaşırtan oyunu karşısında neye uğradığını şaşırdı.
Aykut Kocaman ilk 45 dakikada strateji, taktik ve kenar yönetimi anlamında Benfica'nın hocası Jorge Jesus'tan 5 gömlek üstündü.
Fener de öyle.. Top göstermediler Benfica'ya...
Hele topun arkasına geçtiklerinde iki beki Gökhan ve Ziegler'i öne çıkaran F.Bahçe orta sahada Mehmet Topal-Meireles ve Cristian ile merkezdeki sihirli üçgen sayesinde hem kolaylıkla oyunu karşı alana yıkıyor hem de Kuyt-Sow ile Webo'nun önderliğinde forvet hattını kuvvetlendiriyordu.
Bu baskı Benfica kalesinde pozisyon üstüne pozisyon üretti ama F.Bahçe birisi penaltı 3 pozisyonda Sow, Cristian (pen.) ve Kuyt ile direkleri salladı.
Onlar gol olsa destan olacaktı ama bize Egemen'in golü de yeter. F.Bahçe böyle oynasın da tur mutlaka gelir.