Düğünse düğün... Bayramsa bayram... Golse al sana gol... Hem de seçmece... Appiah'tan mı istersin... Lugano'dan mı? Yoksa Tuncay'dan mı? Zaferse zafer! Allah aşkına söyleyin... Türkiye, Fener'den daha ne ister? Cevabı duyar gibiyim... "UEFA Kupası!.." Acele etmeyin, sabırlı olun... Onun da zamanı gelecek elbette! *** H Grubu'nda İtalya temsilcisi Palermo karşısında dün gece yaşananlar, bütün güzelliklere değerdi... G.Saray'ın Avrupa defterini kapattığı şu günde Türk futbolu için iksir gibi bir şey oldu, Fener'in bu zaferi... Aman sakın... Kimse lüzumsuz bir kıskançlığa kapılmasın... "Palermo hafta sonu İnter'le yapacağı liderlik maçını düşündüğü için İstanbul'a 7 eksikle geldi?" gibi bir hafife alma yanlışına düşmesin... *** F.Bahçe şiir gibi oynadı dün gece... Savunmada dikkatli, orta alanda kontrollü ve daima hücumu düşünen bir anlayışta, forvette Kezman tek kalsa da sağa sola yaptığı boş koşularla rakibi şaşırtarak, Palermo'yu dağıttı... ..Ve haklı bir galibiyet aldı F.Bahçe. Bravo!.. *** Sözüm ona İtalyanlar, orta alanda Parravicini ve Simplicio'nun ayağa yaptığı garanti paslarla F.Bahçe'yi sıkıştırıp, önde oynayan Brienza ve Caracciolo ile Volkan'ı şaşkına çevirmek amacındaydılar. Ama unuttukları bir şey vardı... O da, şu: Zico'nun taktik dehası... Nitekim, Tuncay'ı kontrol edebilmek adına maça sağda Cossentino'yla başlayan Palermo Teknik Direktörü Guidolin'ine, Zico'nun geriden hazırladığı Edu ve Appiah gibi sürpriz golcülere teslim oldu. Zico, F.Bahçe'nin tek forvetli oyun düzeninde Mehmet Yozgatlı ve Tuncay'ı kanatlarda öyle akıllı kullandı ki, ancak o kadar olur... Ayrıca Alex'in hazırlığını yaptığı paslarda Kezman ve Yozgatlı ile rakip savunmayı oyalayıp, Appiah'a şut yolunu açmaları da takdire şayandı. Nitekim, o provalardan birinde Kezman güzel pasla Appiah'ı gördüğünde henüz dakika 19'du. İşte, o dakikada Appiah'ın şutu ve skoru değiştiren golü, Kadıköy'ü güneş aydınlattı. F.Bahçe'yi psikolojik olarak rahatlattı. Oyuna daha bir ağırlığını koydu. Daha rahat pozisyonlar buldu. İşte o an kendi kendime sordum, "Beşiktaş karşısında neredeydi bu F.Bahçe? Neden Appiah diğer maçlarda da aynı ofansif düşünce içinde oynamaz?" *** Uzatmayalım... Kanatim o ki, F.Bahçe'yi iki şey coşturmuştu dün gece... Birincisi küllenen Avrupa aşkı... İkincisi ve daha önemli ise artık G.Saray'ın yer almadığı o arenada varlığını hissettirerek, "En büyük kim?" sorusunun cevabını yere göğe "F.Bahçe" diye kazımak içindi. Bunu da başardılar dün gece...