Ziegler ve Stoch darbesi

A -
A +

Her şeyin bir ilki var'' derler... Şu Ziegler koca sezon durdu, ''Bozuk saat günde iki kez doğruyu gösterir'' misali sezondaki ilk golünü Muslera'ya attı ve tüm unvanlara el koydu. İşte "Tarihe geçecek gol ve golcü'' diye ben buna derim. Bu gol, 90 dakika oynadığı 17 maçta gol yemeyen Uruguaylı kaleciye ''Dur, Arena'da Ziegler var! Rekorun buraya kadar'' demekle kalmadı, F.Bahçe'ye de büyük ölçüde şampiyonluk yolunu açtı. Hakkını teslim edelim, Muslera'nın solundan yediği o golde sihirbaz Alex'in payı çok büyüktü. O nasıl bir ara pasıydı, ben çözemedim. Diyeceksiniz ki; F.Bahçe çok iyi oynayarak mı buldu bu golü, hayır. Akılcı oynayarak, gücünü tartarak, çıktığı iki pozisyonun ikisini de gol yaparak başardı bunu. F.Bahçe'nin yıldızları Cristian ile Selçuk çok başarılıydı, Melo ve Selçuk'a ilk yarıda adım attırmadılar... Bunlara solda Caner ve sağda Mehmet Topuz futbolu iki yönüyle de oynayan çalışkanlığıyla destek oldular da Emre Belözoğlu'nun yokluğu aranmadılar. F.Bahçe'nin bir bütün halinde işleyen o takım oyunu; G.Saray'ı bitirmek üzereydi ki, Selçuk, Melo, Emre, Necati ve Elmander'in şut denemelerinden sonuç alamayan Fatih Terim, Emre'yi çıkarıp yerine Aydın'ı alarak oyuna hız kazandırdı. Selçuk İnan'ın o harika serbest vuruş golünden sonra G.Saray açıldı, Aydın ve Engin galibiyeti kaçırdı. Ama Stoh'un golü; işi bitirdi. G.Saray'ın cebinde bildiği o şampiyonluk artık nazlı bir gelin. Üstelik de F.Bahçe'ye şimdi daha yakın.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.