samdan
camii
hayirli-ramazanlar

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?

A -
A +

Japonya ve İtalya motorla büyüdü, Çin ve Hindistan motorla sığmaz oldu kabına. 

 

Endonezya, Malezya, Brezil- ya, Pakistan, Kore, Taiwan, Vietnam’ın ihracatı ortada. 

 

Yerli ve millî, parçası ucuz ve kolay bulunan bir motosikletin vakti gelmedi mi acaba?

 

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?

 

Societa Rinaldo Piaggio’ İtalya Cenova’da doğan bir aile şirketidir, 1884’de sanayiciliğe soyunurlar. Sestri Ponente’de gemi ve vagon donatır, şimendiferler, füniküler hatlar, otobüs, kamyon, tramvay, yaparlar. Hatta elektrikli ekmek fırınları ve alüminyum doğrama... 

 

Deniz yolları, demir yolları derken, havacılığa da atlar, “Auronautiche Francesco Oneto” ile el sıkışırlar (1920). 
Baba Rinaldo yaşlanınca Finale ve Sestri fabrikalarını küçük oğlu Armando’ya bırakır, Pisa Pontedera’daki tesisleri ise büyük oğlu Enrico’ya. Burada Fransız lisansıyla 400 beygirlik motorlar (Jupiter) üretir, bilahare ‘Tuscon Grubu’nu satın alırlar. Daha o yıllarda 18 silindirli alametler yapar, 1.750 beygir güce ulaşırlar. Yüksek irtifalara böyle çıkılır zira... 

 

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?

 

II. Cihan Harbi’nde hayli silah satar, dört motorlu bombardıman uçaklarıyla parayı bulurlar. Tesis 750 dönüme yayılır ve eleman sayısı 7 bini aşar. Ancak müttefikler başlarına yıkar o başka. 
Pisa Pontedera fabrikası bombardımanla yok edilince faaliyeti İsviçre sınırındaki Biella’ya taşırlar.

 

Savaş akabinde perişandırlar, oturur “ne üretebiliriz” diye kafa yorarlar. Ellerinde evrak tanzimine yarayan elektro-pnömatik kataloglar vardır ama kimsenin bakacak hâli yoktur onlara. 
Sinyor Piaggio’nun gönlünde otomobil yatar, lakin yollar yolluktan çıkmıştır, motosiklet yürüyebilir anca. 

 

Bakarlar Almanlar 250 cc BMW ile durumu toparladılar, onlar da “Paperino” (Vakvak Amca) adlı bir scooter (skuter) yaparlar. Ancak alet ağır ve hantaldır, yağ kaçırır. Hele bi’ lastik patlamayagörsün motoru dağıtıp tekrar monte etmek icap eder âdeta.

 

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?
Piaggio zamanında lokomotiften savaş uçaklarına birçok ürüne imza atar...

YABAN ARISI VESPA

 

 

Patron Rinaldo fabrikanın emektar mühendisi Corradino D’Ascanio’ya dert yanar: “Yaa bi’ el atsana şuna!” 
Corradino tecrübesini konuşturur; hafif, şirin, sade bir alet koyar ortaya. Tayyare ve helikopter teknolojisinden istifade ile motoru arka tekerin sağına koyar. Sola da stepneyi sıkıştırıp denge yapar. Aracın ön çatalını uçağın iniş takımlarına benzetir, lastik değişimi dakika almaz.

 

Sürücü sandalyede gibi oturur, takım elbise ile de kullanır icabında.

 

Nisan 1946’da banttan çıkan skuter, 98 cc’lik bir motor taşır ve 4.500 devirde 3,5 beygir güç yakalar. Vites koldan değişir ve 60 km sürat yapar, işin hoş yanı patırtısı gürültüsü yoktur, arı gibi vızıldar. Enrico Piaggio, görür görmez: “Sembra una vespa” (yaban arısına benziyor) der, motorun adını koyar bir bakıma.
Vespa alır başını gider, ninelerden bile talep alırlar. Almanya, İngiltere, Fransa, Belçika, İspanya derken Hindistan ve Endonezya’da imalat bandı açar, 50, 125, 150, 200 cc de üretir, her kesime hitap etmeye bakarlar. 

 

Nedendir bilinmez, 68 kuşağı sosyalizme meyyal olsa da Nazi arabası VW ve faşist motoru Vespa’ya bayılırlar.

 

Firma 1960 Roma Olimpiyatlarında şov yapar, 50’nci yılında (1996) 15 milyon satışa ulaşırlar.

 

Vespa dar sokaklı İtalyan şehirlerine ilaç gibi gelir, bir otomobilin park edebileceği yere sekizi sığar. Rahat ve sürat düşkünlerini de unutmaz, konforlu Piaggio’lar ve agresif Gilera’larla gönül kazanırlar.

 

Piaggio zamanla triportör (üç tekerlekli nakliye motorları) de yapar, esnafı, bahçıvanı, seyyarı bağlar.

 

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?

Hintli, Çinli yapıyor da...

2023 rakamları ile dünya motosiklet lideri 18,5 milyon satış ve açık ara farkla Honda. Zaten 50 senedir dorukta. 
İkinci sırada ise yine Honda lisansı ile imalata başlayan Hintli Hero yer alıyor, senede 5,6 milyon motosiklete imza atıyor.  

 

Üçüncü 4,6 milyon satış ile Japon Yamaha. 

 

Şimdi dikkat buyurun! Dördüncü sırada ise Piaggio lisansıyla yola çıkan Hintli Bajaj var. Artık İtalyanlara ihtiyacı yok, kendi marka ve modelleri ile 3,6 milyon motor satıyor. KTM’nin hissedarı ve Kawasaki üretiyor, bazı pazarlarda tek kale maç yapıyor.
Şimdi buraya nereden geldik? Baykar, Piaggio’nun havacılık ayağını satın aldı ya. Ah n’olurdu bir babayiğidimiz de motosiklet tarafına el atsa. Belki Hero ve Bajaj gibi bir firma filizlenir Anadolu’muzda. 

 

Ellerinde Vespa, Gilera, Aprilia, Moto Guzzi, Derbi ve Scarabeo gibi markalar var. Eski havaları da kalmadı, küçülüyorlar. Mesela bize gelen Piaggo’lar ekseri “Made in Vietnam”. 

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?

 

PARÇA BAŞA BELA

 

 

Geçen yıl Türkiye’de motosiklet satışları patladı. Piyasada 168 marka boy gösteriyor, değişik model ve hacimleri de sayarsanız bin çeşit mal var karşımızda.  

 

Bazılarının servisi yok, parça tedarik edemiyor. Ne filtre, ne balata. Bazı firmalarımız da satıştan değil bakımdan kazanmayı huy edinmiş, aylarca kapılarda bekletiyor, el kadar plastik parçasına maaşınızı istiyor.

 

Birkaç gayretli müteşebbisimiz montaj yapsa da istenilen seviyede değiliz hâlâ. Hâlbuki yerli ve millî bir motosiklete yan sanayi kısa sürede intibak eder, parçalar bakkala düşer bir süre sonra. Kaldı ki bu teknoloji motorlu testerelerde, teknelerde, tarımda, inşaatta, havacılıkta da kullanılır, yeni ufuklar açar halkımıza.

Piaggio dediniz de aklıma düştü: Peki yerli motosiklet vakti gelmedi mi?

HAVACILIĞA AŞİNA

Dikkatinizi çekti mi bilmem, motosikletçiler, denizciler ve havacılarla akrabadırlar. 

 

BMW’nin logosunda mavi gökyüzü ve pervane vardır, tayyare firmasıdır aslında. 

 

Honda Aircraft Company, yıllardır iş adamlarına hususi uçak yapar.

 

Suzuki ise hava taksi peşinde pek yakında drone’larla piyasada. 
Yola Fuji motorlarla çıkan (1946) Subaru ise helikoptercilikte ciddi marka.

 

Kawasaki trösttür; gemi ve denizaltı inşasından tutun otobüs ve hızlı trene kadar. Çelik köprüler, tünel açma makineleri ve marifetli robotlar… Havacılıkta da iddialıdır, 102 senedir yolcu ve nakliye uçakları yapar. Motosiklet işine sıcak para için girer (1969), efsane Z-1 ile ummadıkları bir taleple karşılaşırlar. Nebraska fabrikasında jet ski de üretir, ABD piyasasını dağıtırlar. 
Piaggio’nun havacılık mazisi kimseyi şaşırtmasın. Bilhassa Avanti EVO ile tarz, konfor, performans yakalar, sınıfında çığır açar. EVO üretilmiş en hızlı çift turboprop uçaktır. Jet teknolojisi ile pervane çevirir, düşük hızlarda büyük verim yakalar. 

 

Kısa ve yarı hazır pistlere iner kalkar, yedi yolcusuna ofis kıvamında bir kabin sunar. Menzili 3.185 km’dir, sessizdir ve akranlarından %30 az yakar. P.1HH Hammer Head (çekiç kafa) ise arama radarı, elektro-optik ve kızılötesi sensörlerle donatılır, hava devriyesi lakabını kazanır bileğinin hakkıyla.

 

 

 

İrfan Özfatura'nın önceki yazıları...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.
serkan 9 Ocak 2025 19:46

serkan çok gerekli olduğunu düşünüyorum inanın ülkemiz çin motoru çöplügüne döndü bizim gibi motor kullanıcılarından yorum alssın %100 ok alır türk insanı motoru seviyor

Metin şekerci 8 Ocak 2025 11:30

1000 küsür motorsiklet tasarımına sahip biri olarak derim ki, yerli motor üretildiği gün hepsini karşılıksız feda edebilirim