Yetmez ama evet

A -
A +

Lugano maçlarında Dzeko’nun ipten aldığı Mourinho’yu Fransa’da İrfan Can da kurtaramadı.

 

 

 

Kadıköy’deki Lugano mücadelesi sonrası “Bu galibiyet benim değil. Maçı futbolcular ve taraftar kazandı” diyen Jose Mourinho’ya, “Sizin de kazanacağız maçları görecek miyiz?” sorusunu yöneltince sosyal medyada linç yemiştim. Dert değil. Lille deplasmanında gördük ki, Mourinho galibiyetleri için biraz daha bekleyeceğiz. Ama endişem de yok değil! Ya Portekizli’nin bize vadettiği Fenerbahçe buysa? Ver topu rakibe, kapıp da atarsan ne âlâ, yoksa canın sağ olsun mu izleyeceğiz acaba?

 

 

Krunic’i kazanmak!

 

 

Tabii ki saçmalıyorum!. Ben de biliyorum, henüz sezonun başı. EURO2024’te top koşturan oyuncular yorgun. Yeniler oturmamış. Hem hoca takıma, oyuncular hem birbirlerine hem hocaya alışıyor. Amma velakin, hiçbir haklı gerekçe Krunic işkencesini haklı kılamaz. İlk on bir oyuncusu diye transfer edilen bir futbolcu her maç daha kötüsünü oynamasına rağmen nasıl ilk on birin bankosu olur aklım almıyor. Hadi Fred sakat. Mert Hakan nerede, hazırlık maçlarının parlayan yıldızı Bartuğ neden kulübede oturuyor. E bak bir de Djiku varmış ya. 

 

 

Livakovic ne yapsın?

 

 

Lille dün oynadıysa Fenerbahçe izin verdiği için oynadı. Orta sahada rahat top yapmaları, kalabalık hücumları, ceza sahası önünde ve içinde istedikleri gibi top çevirmeleri Mourinho’nun Krunic sevdasının eseriydi. Hep bir kişi eksikti sarı lacivertliler. Meşin yuvarlak da Fransızlardan yana saf tutmuştu. Lille balık goller bulurken, Fenerbahçe inanılmaz pozisyonları heba etti. Tabii Livakovic’in hakkını teslim edelim. Hırvat eldivenin yediği gollerde hiç hatası yoktu, aksine müthiş kurtarışlarıyla umutları Kadıköy’e taşıdı. Tabii İrfan Can’ın jeneriklik golüyle birlikte…

 

∂ Maçın adamı: Dominik Livakovic

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.