HEMŞİRE HANIM

A -
A +

Acil Serviste çalışıyordum. Her zamanki gibi, bir doktor ve iki hemşireydik.

 

O ikindiüzeri acil çok kalabalıktı.

 

Başı ağrıyan, havale geçiren, midesi kanayan, şekeri düşen, tansiyonu yükselen koridoru doldurmuştu.

 

EKG çek, tansiyon ölç, damar yolu aç, kan al, ilaç hazırla, sonda tak, soğuk uygulama yap… Zamanı unutturan bir mesai…

 

***

 

Ambulans acil bir kadın hasta getirdi. Müdahale odasına aldılar. Takiplerini aldım, EKG çektim.

 

Kalp krizi geçirmiş, orta yaş bir hasta.

 

Monitörize ettim, damar yolunu açtım, kan aldım. Doktor bey ne dediyse yaptım. Biraz sonra kalbi durunca doktor elektroşok uyguladı, yirmi dakika uğraştı ama hastayı “geri getiremedi.”

 

Yakınlarının feryat figanları arasında cenazeyi morga götürdüler.

 

Bu defa 112 ambulansı bir kadın hasta getirdi. Yine kalp krizi. Yarım saat önce yaşadıklarımızı yeniden yaşıyoruz. Elimizden geleni yaptık ama o da öldü.

 

Yine yeni bir feryat gürültüsü…

 

Öğrendik ki iki kız kardeşmiş bunlar. Biri kalp krizi geçirince diğeri de üzüntüden aynı şeyi yaşamış.

 

İki kız kardeş yarım saat ara ile morgda buluşmuş oldu.

 

***

 

Saate baktım, geceye yaklaşıyor.

 

Yemekhaneye doğru giderken telefon geldi. Acil hasta…

 

Mutfağı aradım, hemşire odasına yemek istedim, “Açlıktan ölüyorum” dedim.

 

Hemşire odasındaki yemeği yemeye giderken doktor bey aradı. Tekrar muayene odasına döndüm.

 

Bir zehirlenme vakası gelmiş. Takip, damar yolu, lavaj… Gecenin biri oldu.

 

***

 

Hemşire odasına döndüğümde saatin biri on altı geçtiğini gördüm.

 

Masadaki yemekler buz gibi olmuş, yağlar donmuş, ekmek kurumuş.

 

Kaşığı ağzıma götürecek takatimin olmadığını anlayınca kanepeye uzandım.

 

Fakat gözümü açamıyorum, elim kolum tutmuyor. Kalkmayı deniyor, kalkamıyorum. Allah’ım, ben de mi ölüyorum yoksa?

 

Telefona uzanabilsem yardım isteyeceğim. Bağırmak istiyorum, sesim çıkmıyor. Bildiğim bütün duaları okumaya başlıyorum.

 

Tekrar kalkmayı deniyorum, olmuyor.

 

Odanın telefonu çalıyor, duyuyorum, yerimden kalkamıyorum.

 

***

 

Nihayet hemşire arkadaş geldi.

 

Tuhaflığı fark edip, beni sarsmaya başladı. Kollarımdan tutup oturur duruma getirdi.

 

Bir süre sonra:

 

- Al basmış seni Beyza abla, dedi.

 

Nur Hemşirenin koluna yapıştım:

 

- Şu suyu uzat da orucumu açayım, dedim.

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.