Dünyada kahvaltı çok yaygın değil. Ancak son zamanlarda ülkemiz ve dünyada “BREAKFAST” ve “LUNCH” kelimelerinin birleşimi olan Brunch ise oldukça rağbet görüyor. Aslında bu alışkanlığın tarihî on dokuzuncu yüzyıl İngiliz av gezilerinin zengin sofralarına dayandığı rivayeti var. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra pazar günleri kiliseye gidenlerin sayısı azalınca daha da yaygınlaşıyor. Ama aklıma geldi, yüzyıllardır bu coğrafyanın alışkanlığı KUŞLUK çok mu banal? Onlarca yıldır Anadolu’nun çoğu yerinde süt ile yapılan kahvaltılar vardı. Neyse yine dertlenmeyelim. Ülkemiz insanlarının genelini bir masa etrafında toplayan ve sosyalleştiren belki de tek aktivite ve öğün kahvaltı. Diğer ülkelerde kahvaltı alışkanlıkları yok denecek kadar az. Kahvaltı ve kahvaltılık ürünler ülkemizin en güçlü olduğu üretim alanları ve kahvaltı sadece doğru ve lezzetli ürünlerle sınırlı değil. Keyifli bir kahvaltının yeri, masadaki sunum aparatları, müzik gibi birçok tamamlayıcısı var. Son günlerde kahvaltı yararlı mı yoksa zararlı mı gibi bir tartışma karşımıza çıktı. Açıkçası umrumda bile değil. Çünkü benim için kahvaltı her anlamda ŞAHANE bir hadise.
EN ÇARPICI KÜLTÜR
Ülkemizde sabah kahvaltıları, bölgeden bölgeye farklılıklar gösterir. Buna etken olarak coğrafi bölgelerin konumları ve ürettikleri gıda maddeleri ayrıca da ülkemizin büyük bir ayrıcalıkla dört mevsimi bir arada yaşaması sayılabilir. Padişah sofralarından, gazete üzerindeki bir parça beyaz peynir, bir avuç zeytin ve simide kadar her yüz güldüren neşenin menşei bu topraklar ve elbette bizlere sunulan nice özel yiyeceklerin sırlarını barındırmış binlerce yıldır… LILIA ZAOUALI’nin Türk, Arap, Pers, Grek-Roma ve mutfakları ile aşçılarından esinlenerek kaleme aldığı “ORTA ÇAĞ’DA İSLAM MUTFAĞI” adlı kitapta Türklerin “KUŞLUK VAKTİ” yediği yemeklerin zenginliğinden bahsedilir. Günümüz Türk mutfağını diğer mutfaklardan ayırt edici en çarpıcı bölümü ise muhtemelen kahvaltı kültürü. Dünya sanırım bizim kadar ilgi göstermiyor kahvaltıya.
YÜZLERCE ÇEŞİT VAR
Her sabah yeni bir başlangıç, her yeni gün hepimiz için verilen bir hediye. Size muhteşem bir kahvaltı sözü veriyorum evet. Hadi kuralım soframızı ama üşenmek yok. Taze sarımsak, soğan, maydanoz ve baharatlarla yapılan ve bir biçimde mücver olan “ÖCCE”, taze soğan, sızma zeytinyağı baharatlarla haşlanmış ve doğranmış yumurta salatası bazı yerlerde ismi “BEZİRGÂN KEBABI”, bakla, tahin ve bol zeytinyağı ile “BETON”. KAPYA BİBER, KURU SOĞAN, DOMATES, TUZ ile Kula usulü PİŞİRGEÇ. Semirsek böreği, tandır ekmeği, tuzlu yoğurtta yumurta, tandır böreği, çökelekli, katmer, yağlı, fırın ketesi, tahinli, pişi, ezine peynir, Trakya’nın KAŞKAVAL, Kars eski kaşar peynir, Diyarbakır’ın örgü peyniri, Elâzığ şavak tulumu, testi peyniri (carra peyniri), sünme peynir, lavaş peyniri (topak&çörek otlu), kaynatılmış yaprak peynir, çörek otlu peynir, Afyonkarahisar manda tereyağı, trabzon ayran yağı, Afyonkarahisar kaymak, tokat bez sucuk, Tokat çalma pekmez, Tokat kuşburnu pelveri, Kastamonu erik pelverdesi, et ekmeği, Kayseri ve Kastamonu pastırma, kenger kavurma, sakarca mıklası, kavut, murtuga, halhalı zeytin, savrani zeytin, sarı haşebi zeytini, Karamani zeytini, attun zeytini, patlıcan reçeli, turunç reçeli, ceviz reçeli, kebbet reçeli, karadut reçeli, manyas tatlı loru… Yoruldum yazmaktan! Vallahi daha onlarca yüzlerce çeşit var ama her zaman nitelikli az-öz kahvaltı favorim…
LEZZET İLE ÇAY KEYFİ
Ne demiş ünlü şair Cemal Süreyya “KAHVALTININ MUTLULUKLA BİR İLGİSİ OLMALI”. Açıkçası kaliteli bir kahvaltı sadece mutluluğun değil, keyifli bir güne başlamanın ilk adımı. Lezzetin doruklarında çayınızı içerken Ahmet Mithat’ın ‘Çay Manzumesi’ni mırıldanabilirsiniz. “ŞARK VE GARP’TA ŞÖHRETİ VAR, MÜPTELA HERKES ONA. ATEŞİ YAK, KEYFİNE BAK, LEZZET İLE İÇ ÇAYI”. Siz bu pazar evde değil dışarıda bir kahvaltı istiyorsanız o zaman çok fazla olmasa da benim mutluluk garantili farklı damaklar için önerilerim KARAKÖY MUMS, BEYOĞLU CUMA, ARNAVUTKÖY A BIT OF EGGO, BALAT PERİSPRİ, ŞİŞLİ CASA COOKLIFE, KUMKAPI BORİS’İN YERİ. ANADOLU YAKASI’NDAN ise BREKKIE.