Sofralar çok şey anlatır

A -
A +

Anadolu mutfakları, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinin kültür ve mirasıyla şekillenen zengin bir geçmişe sahip. Bu mirası koruyarak, geleneksel mutfakları ve yerel değerleri gün ışığına çıkarmak, kültür turizminin gelişmesine katkı sağlayacaktır.

 

 

 

İnsan ilk günden bugüne ve sanırım yarınlarda hep bu çabayı gösterecek. Seyahat edecek, konaklayacak, temizlenecek ve elbette karın doyuracak. Ama geçmişten bugüne bütün bu anlamda gösterilen çabalar saygı gerektiriyor. Görünen o ki dünün estetik kaygıları kültür yaklaşımları aslında bugünün bu anlamda arayışta olan insanlardan pek de farklı değil. Elbette yenilikler mutlu ediyor ama kimi zaman iyi sonuçlar vermeyebiliyor. Adına yenilik dediğimiz şeyler çoğu şeyi de beraberinde yok edebiliyor.  Böyle genel bir perspektif içinde ANADOLU MUTFAKLARI çerçevesinde şekillenen kültürün içini doldurmak şüphesiz ki genel bir anlatım şeklinden uzak durmayı gerektiriyor. Anadolu’nun zengin ve aydınlık dönemi olan Orta Çağ’dan günümüze, Selçuklu ve Osmanlılar hayat tarzı, kültürü ve felsefeleriyle bu topraklarda bir medeniyet inşa etti. Kendilerinden önceki kültürlerin değerleriyle harmanlanan bu medeniyetin izlerini, farklı dönemlerde kurulan sofralarda görmek mümkündür.

 

 

SIRLAR DOLU DÜNYAYA YOLCULUK

 

 

Orta Çağ’dan günümüze Selçuklu ve Osmanlı dönemi Anadolu topraklarında yaşanan refah, zenginlik ve farklılığı doğru anlamak lazım. Bu çerçevede dönem insanlarının vizyonunu çağdaş gezginlere tecrübeleriyle aktarmak, onları bilgilendirmek ve geleceğe kalıcı bir toplumsal bellek bırakmak oldukça değerli. Yaşayan ve yaşatan, alternatif lezzet rotaları oluşturmak ve bu temel ile adım adım ANADOLU’NUN SIRLAR DOLU dünyasına farklı bir pencere açmak çok değerli ve bir o kadar gerekli.  Sofralar başlığıyla Anadolu mutfağının lezzet ehli ustalarının ellerinden ilginç, sıra dışı ve lezzetli yemekler, usta ağızlardan mutfak hikâyeleri, geleneksel mutfakların sırları, keyifli ve anlamlı sohbetler geçmişin değerlerini geleceğe taşımak yolunda güçlü adımlar… 

 

 

 

Yurt içinde ve dışında, farklı hayat tarzlarını benimsemiş çağdaş seyyahlara dönemin özgün ruhunu, coğrafyasını ve kültürünü lezzet yollarından iz sürerek anlatmak ve yaşatmak, geleneksel mutfakları ve yerel değerleri gün ışığına çıkararak yöresel yemekleri, el sanatlarını ve müzikleri küçük topluluklara hapsedilmekten kurtarmak önce kendi insanlarımızla sonra dünya ile paylaşmak.

 

 

SELÇUKLULARIN  YERİ AYRI

 

 

İnanıyorum ki bu ve benzeri çabalar geleceğin yapı taşları olan geçmişin gerçek izlerini gerçekten ilgi duyan, öğrenme merakı taşıyan, araştıran çağdaş seyyahlar ve potansiyel yatırımcılar tarafından bu bölgelerin keşfedilmeleri sağlanacak. Kültür turizminin uygulanmasının ve yaşatılmasının ilk şartı da kültürel mirasın korunması ve tanıtılması değil midir? Aynı zamanda, Anadolu’nun en özgür ve en özel döneminin yaşandığı yüzyıllarda, çağdaşlarına göre refah düzeyi epey yüksek, zengin bir devlet modeli kuran Selçuklular ve sonrasında Osmanlı İmparatorluk izleri de   gündeme gelmiş olacaktır. Kurulduğu tarihten (1092) yıkılmasına kadar (1318) geçen sürede Anadolu’ya pek çok şeyi ilk defa getiren Selçuklulardır. Selçuklular kendilerinden önceki kültürleri korumuş ve geliştirerek iyileştirerek yaşatmışlardır. Sofralar kuruldukları dönemle ilgili hikâyeleri anlatır. Geleneksel halk mutfakları yanında Selçuklu ve Osmanlı yemeklerinin sunulması, geçmişle bugünü bağdaştıran örnekler olarak daha ilginç çalışmalarda yol gösterici olacaktır. Türkiye’de yeterince gelişmemiş kültür turizmini yeni bir açılımla beslemek, yeni turizm rotaları açmak, seyahat alışkanlığını ve koruma bilincini artırmak, bu farkındalığı değişik araçlarla sürdürülebilir hâle getirmek, bölgenin doğal zenginliklerinin gündeme gelmesini sağlayarak koruma altına alınmasını sağlamak, günümüze kadar gelen Selçuklu ve Osmanlı mirasının mümkün olan her yönüyle yaşatılması, sürdürebilirlik kazanması, çevre yörelere yatırımcı ilgisini çekmek. Son olarak sanal rota ile o yörelerin gezilmesini sağlamak… Evet görünen o ki yapacak çok şeyimiz, gidecek çok yolumuz var.

 

Sofralar çok şey anlatırSofralar çok şey anlatırSofralar çok şey anlatırSofralar çok şey anlatırSofralar çok şey anlatır

 

 

 

Adnan Şahin'in önceki yazıları...

UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.