Muhterem Feridun Ağabey, Allah’ın selamı üzerinize olsun. Benim size anlatacak çok derdim var. Senelerdir bazen Türkiye gazetesi alır okurdum. Şimdi her gün evime geliyor. 2016’nın Ocak ayında 65 yaşına girdim. İnşaat ustasıyım. 35 senedir evliyim ama karım senelerdir yanımda değil. Bu karı-kocayı Türkiye Cumhuriyeti Çorlu Aile Mahkemesi yüzleştirmemiştir. Yüzleştirip de aramızı bulmamışlardır. Düzeltmeye çalışmamışlardır. Bir defa bile bizi yüzleştirmemişlerdir.
Aile Bakanlığı da, diğer bakanlar da hiç bize bakmamışlardır. Benim bildiğim kadarıyla aile mahkemelerinin ve aile bakanlığımızın kuruluş amacı ailelerin sağlam kurulabilmesi ve sağlam devam ettirilebilmesi içindir. Bunun için gereken tedbirler neyse alabilmesidir. On bir senedir Malkara’dan Ankara’ya yazdım da yazdım… Adalet de gelmedi derdime çare de gelmedi. "Belki sıra gelmemiştir" diye sabırla bekledim. Bakanlık çalışanlarından birkaç cevap geldi ama hepsi baştan savmaydı. Böyle karısı yanında olmayan, ya da kocası yanında olmayan daha kaç kişi var ama bu insanlara çare yoktur.
KİMSE İLGİ GÖSTERMEDİ
Bir de mekânları cennet olsun anamız babamız öleli çok oldu. Hissemize belki 10-15 dönüm tarla kaldı, köyde köy evi kaldı, avlusu kaldı, lakin üleşemedik. Türkiye Cumhuriyeti hukuk devletimize de çok yazdım, çok talep ettim ama mirasımızı üleştirmedi. Müstakil tapu talep ettim cevap gelmedi. Defalarca hukuk birimlerimize yazdım. Derdimi anlatamadım. Kimse de "bu adam ne istiyor?" diyerek gerçekten bir ilgi göstermedi. Televizyonda görmüştüm. Almanya’da küçük küçük bahçeler yapmışlar, hepsini senelik kiraya veriyorlar. Belki birkaç yer de Türkiye’de vardır bilemem. Dedemizden babamızdan miras çok uygun arazi varken ben niye tarımda çalışmayayım Ağabey? Niçin benim miras derdim tapu derdim çözülmesin? Ama cevap gelmedi Ankara’dan. Senelerce bu sorunlar sebebinden cinayetler bile işlense de yine cevap gelmiyor, çare gelmiyor. Yaz bunları ne olur ağabey? Çare Cumhurbaşkanımızda biliyorum. Ankara’dan Malkara Sulh Hukuk Hâkimliğine çare bekliyorum.
12 kişilik koğuşlarda 30 kişi yatıyoruz!
Feridun Ağabey, hapishaneler SOS veriyor. Acil yardım sinyali veriyor. 12 kişilik koğuşlarda 30 kişi yatıyoruz. Diğer bir tanımlamayla 50 metrekare yerde 30 kişi yatıyoruz. Hapishaneler mahkûmla ağzına kadar dolu. Boğuluyoruz... Sayın Cumhurbaşkanımdan başka bizim hâlimize çözüm bulacak makam var mı bilmiyoruz. Bize de bir yardım etsin ne olur. Zaten biz burada cezamızı çeke çeke ıslah olduk. Benim gibi 180 bin mahkûm var. Cezayı bizlerden çok bizim yüzümüzden evde çoluk çocuklarımız çekiyor. Bunun pişmanlığından kahroluyoruz. Hiçbirimiz suçsuzuz demiyoruz. Elbette içimizden suçlu olanlar olduğu gibi suçsuz yere mahkûm olanlar da var. Ben de kendimi suçsuz yere mahkûm olanlardan kabul ediyorum. Bana hüküm veren hâkime son sözümü sorduğunda "arkanızdaki yazıyı okudunuz mu sayın hâkimim?" dedim. Dönüp arkasındaki “Adalet mülkün temeli” yazısını okudu. Bunu ezbere bilmesi geren bir hâkim bana hüküm verdi. Sayın Cumhurbaşkanımızdan ve yeni Başbakanımız Sayın Binali Yıldırım Beyden imdat istiyoruz. Biz af istemiyoruz iyileştirme istiyoruz. Cinayetten yatan cezasının son 7 yılında açık cezaevine çıkabiliyor. Gasp ve diğer suçlar son iki yılda açık cezaevine çıkabiliyor. Biz de eşitlik ve adalet istiyoruz. Ben de o özgür olduğum günlerime dönmek çoluk çocuğuma kavuşmak istiyorum. Sayın Cumhurbaşkanıma sevgi ve saygılarımı sunar ellerinden öperim. Başkanlık yolunda Allah yardımcısı olsun. Bunu da başaracağından hiç şüphemiz yok. Bizi de unutma Sayın Cumhurbaşkanım. Buralarda çürümekteyiz...
Âdem Özdemir-Bursa E Tipi Cezaevi
Rüzgâr sörfçüsü Onur'a bakanlık desteği bekliyoruz
"Feridun Ağabey, Türkiye Yelken Federasyonu tarafından düzenlenen ve 17- 22 Mayıs tarihleri arasında Urla’da yapılan Federasyon Kupası Olimpik Rüzgâr Sörfü yarışlarında Galatasaray Yelken Sporcusu Onur Cavit Biriz, 1. olmuştur. Cavit Biriz benim yeğenim. Başarılı bir çocuk, anne ve babasının çabalarıyla buralara kadar gelebildi. Sizin desteklerinizle de umarım daha iyi seviyelere gelerek yurt dışında da ülkemizi temsil eder. Bu konuda nasıl bir yol izlememiz gerektiği hakkında bilgi ve desteklerinizi bekliyoruz. Saygılarımla” diyor İstanbul’dan Mimar Z. Nurdoğan Yüzbaşıoğlu. Hepimiz biliyoruz ki spor adına elde edilen başarılar ve hele de sporcu kimliğiyle ülkemizi temsil etmek çok önemli bir artı değer. Böylesi değerlerimiz üstelik kendi imkânlarıyla bir yere geldikten sonra devlet desteği alamadıkları zaman kendilerinden çok ülkemiz kaybetmiş oluyor. Bu gençlerin uğraşı alanlarında profesyonel anlamda yardımına koşmak, yön ve yol göstermek, ilgilenmek belediyelerimizin, spor il müdürlüklerimizin, Gençlik ve Spor Bakanlığımızın uğraşı alanlarında olsa gerek diye düşünüyoruz. Bakanlığımızın Onur gencimizi, geleceğine hazırlanma konusunda yardımlarını bekliyoruz. Saygılarımızla. (F.A.)