Abone EnerjiSA’nın insafına mı kalacak?

A -
A +
Özelleştirmeler devletin hantallıktan kurtulması için akıllıca düşünülmüş bir formüldü. Ne var ki bilerek bilmeyerek yapılan yanlış uygulamalar sayesinde özelleşmeler tekelleşmeye dönüştü. Vatandaşlar devletiyle muhatap olacağı yerde şimdi alternatifi ve rekabet şansı olmayacak şekilde özel kurumlarla muhatap olmak mecburiyetinde kaldı. E haliyle bir vatandaş devasa bir kurumun karşısında nedir ki? Fil ile karınca gibi bir şey. Böyle olunca da vatandaşlar bu kurumların insafına ve vicdanına terk edilmiş durumdadır. Tamam bu kurumlar ülkemiz için elbette ki artı değer sunan ve kendilerine teşekkür etmemiz gereken binlerce insana işveren müesseselerimizdir. Ama kurum ile sorun yaşayan vatandaşıyla samimi olarak ilgilenmelidir. Müşterilerinin bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması bilinciyle hassas davranmaları gerekmektedir. Öte yandan devletin bu kurumlara denetimi gerçekçi olmalı vatandaşı koruyup kollayacak şikâyet mercilerini de dostlar alışverişte görsün şeklinde değil de gerçekten işe yarar ve yaptırım uygular kurum seviyesine getirmeleri gerekmektedir. Yoksa bir hiç yüzünden insanlar mağdur olmakta, bunalıma girmekte, anneler çaresiz minicik yavrular bu saçmalıkların cezasıyla ızdırap çekmektedir. 
İşte bakın yazışmaları ve gelen faturaların birer fotokopisi açık adresi ve iletişim bilgileri bizde mahfuz olan okuyucumuz bir sayaç değişikliğinden sonra nasıl mağdur olmuş ve nasıl çaresizlik içinde bırakılmış durumdadır.
 
BEBEĞİYLE KARANLIKTA MI KALSIN!..
 
Şimdi sırf kuru yazışmalarla geçen süreçte 27 aylık çocuğuyla bu anne bu baba bu saçma bir sayaç yüzünden kış günü elektriksiz mi kalacak? Bu sayacı gelip kontrol etmek ve yenisini değiştirmek çok mu zor bir şey arkadaş? Kaldı ki bu vatandaş sanayi mi işletmektedir ki ayda 300 lira fatura ödeyecektir? Bu vatandaş koskoca bir kurumla nasıl mücadele edecek de haklı olduğunu nasıl ispatlayacaktır? Bunun hakkını kim arayacaktır? Bir devlet olarak bu vatandaşın derdine kim çözüm bulacaktır? Diyor ki okuyucumuz:
“Sayın Feridun Ağabey, benim derdim EnerjiSA ile. Benim ailem, eşim ben ve 27 aylık oğlumdan oluşan üç kişilik bir ailedir. Evimde de kiracı olarak oturmaktayım. Birkaç ay önce EnerjiSA gelip elektrik saatlerini dijital saatle değiştirdi. Bunu yaparken haber vermeden yapıyor ve elektrik kesintisinden haberimiz olmuyor. Ama derdim bu değil, bize aylık ortalama 80-100 TL arası fatura geliyordu. Bu sayaç değişikliğinden sonra 200 küsur TL’lik bir fatura geldi. Faturayı ödeyerek itiraz için yazı yazdım. Böyle bir sarfiyatın olmayacağını, evimizde farklı bir elektrik sarfiyatı olmadığını ve ilave herhangi bir elektronik cihaz veya makine almadığımızı kullanmadığımızı ifade ettim. Bana, sistemden baktıklarını ve sarfiyatın ve faturanın normal olduğunu belirten bir yazı yazdılar. Bu arada bir sonraki ayla ilgili 300 küsur TL bir fatura geldi. Ben ikinci bir yazı yazarak tekrar sistemden bakmanın bir anlamı olmadığını taktıkları sayaçta arıza olabileceğini ve sayacı fiili olarak gelip kontrol etmeleri gerektiğini ifade ettim. Gelen faturayı ödemeye gücüm yok ve elektriğimi keseceklerinden endişe ediyorum. Bu konuda yetkililere sesimi duyurur musunuz? Ne yapmam lazım?”
             İ.M. Üsküdar/İstanbul
 
 
 
“Yük yine vatandaşın sırtına binecektir”
 
Köşemizin takipçilerinden ve çalışmalarını takdir ettiğimiz Taylan Küçüker Beyefendinin Sağlık Bakanlığı’nın göz içi lenslerin optisyenlik müesseseleri tarafından satışına açıklık getirdiği ve valiliklere de konu hakkında bilgi verildiğiyle ilgili yazısına yine köşemizin takipçilerinden göz doktoru saygıdeğer bir hocamızdan açıklama gelmiştir. Konuyu uzmanların ve kamuoyunun takdirine bırakarak bu açıklamaya da yer veriyoruz:
“Sevgili Feridun Ağabey, 4 Mart 2016 tarihli köşenizde Taylan Küçüker Beyefendinin 'Bakanlıktan valiliklere göz içi lens' başlıklı yazısı sebebiyle bu bilgilendirmeyi yapıyorum. Ben de bir göz hastalıkları uzmanı olarak konu hakkında fikrimi beyan etmek açıklamak istiyorum. Göz içi lensleri, kesinlikle optisyenler tarafından satılamaz ve satılmamalıdır. Yıllarca medikal firmalar tarafından hastanelere satılan ve SGK tarafından karşılanan, hasta memnuniyetinin üst düzeyde olduğu göz içi lenslerinin satısı konusunda böyle bir değişiklik yapılması abesle iştigaldir. Bunun neticesinde yük yine vatandaşın sırtına binecektir. İlgili kurumları bu konuda sağduyulu davranmaya davet ediyorum. Saygılarımla.”
             Yrd. Doç. Dr. H. Burhanettin Kaptı-Ordu
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.