Bir bankadan emekliyim. Çok sayıda hastanesi olan özel bir sağlık kuruluşunun bir hastanesinde bankamızın anlaşması olması nedeniyle iki dizimden protez ameliyatı oldum. Hastanenin bazı uygulamalarını beğenmedim dersem yanlış olmaz:
Verilen yemekler pek lezzetli değildi. Hasta insan genellikle iştahsız olduğu için lezzetsiz yemekler iştahı daha da kapatıyordu. Yattığım yatak ortopedik değildi. Hatta sonradan yatağı değiştirmek zorunda kaldılar. Hastane personeli de bu durumu zımnen kabul etse de bir şey söyleyemiyordu.
Birçok hastanede ambulans hastanenin mülkü olarak hizmet vermesine rağmen bu hastanenin ambulansı şoktu. Anlaşmalı bir firmadan temin etti ama şoförün yol bilmemesi sebebiyle engebeli ve bozuk yollardan gelirken çok ızdırap ve ağrı çektim. “Böyle hizmet olmaz olsun!” dedim.
Bu sıkıntılarla eve geldikten sonra ortopedik bazı malzemeleri temin etmek için bu malzemeleri satan firmalara eşim gittiğinde fiyatlar birbirini tutmadığı gibi rakamlarda da bir uçukluk göze çarpıyordu. Bu sebeple Sağlık Bakanlığından ricam, gerek kiralık, gerekse satın alınacak ortopedik malzemelerin bazı devlet hastanelerinden satın alınması ve kiralanmasına imkân verilmelidir. Ayrıca Sağlık Bakanlığı imkânlar ve yetkiler içerisinde özel hastaneleri de bu gibi konularda denetlerse mağduriyetler azalacaktır diye düşünüyorum. Özel hastanelerin amacı sadece para kazanmak olmamalıdır...
Sevim Akman-İstanbul
Kitap bedava ama kargo ücreti iki kat
Feridun Ağabey, televizyonda bir özel kanalda “bedava dua kitabı hediye ediyoruz” diye bir reklam gördüm. Telefon açtım verdikleri numaradan. Telefondaki kişi kimlik bilgilerimi alıp kayıt yaptıktan sonra 20 TL kargo ücreti var dedi. Galiba ellerinde kalan kitapları bedava diyerek böyle anons ediyorlar. Sonra arayıp isteyenlere de utanma belası hayır diyemeyecekleri bir yöntemle kargo parası adı altında kitabın parasını da çıkartıyorlar. Bir küçük kitabın kargo parası 20 lira mı olurmuş? Bir de dua kitabı diyerek ibadetten söz ediyorlar. Bir de tılsımlı dua, mıknatıslı ayet gibi sözler söyleyenler oluyor. Duanın tılsımlısı mı olurmuş? Âyetin mıknatıslısı mı olurmuş? Dua duadır. Âyet ayettir. Bu tür hurafeleri bu millete alenen televizyon kanallarından bangır bangır yayın yapıyorlar. Bunlara dur diyecek bir kurum ve kuruluş yok mu?..
İsmi mahfuz-Manisa
Farklı düşündüm diye arkadaşlığım bitti
“1980’li yıllardan beri görüşüp konuştuğum ve aynı duyguları paylaştığım samimi bir arkadaşımdı. Siyasi partisiyle ilgili bir konuda farklı bir yorum yaptığım için benimle konuşmayı kesti. Hatta neredeyse evinde olmasam benimle dövüşecekti. Bu derece öfkelenmesine anlam veremedim. Farklı düşünüp fikrimizi dile getirmeye karşı nasıl bu kadar sabırsız olduk anlamıyorum. Bir insan farklı düşünüyor diye neredeyse otuz yıllık arkadaşıyla kavga edebiliyorsa bu normal bir durum mudur Feridun Ağabey? Bizim toplum olarak kendimize gelmemiz gerek. Ne kadar tahammülsüz ne kadar sabırsız bir hâle geldik. Artık kimseyle konuşamıyor 'senin bu konuda düşüncen nedir?' diye soranlara cevap vermeye çekiniyorum.”
Talha Bayram-İstanbul