Diyor ki Silivri’ye bağlı Büyük Kılıçlı Köyü Temizeller Fırını’nın sahibi Hilmi Arıcan: “Feridun Ağabey, benim derdim bambaşka. Türkiye gazetesinde yazılarını devamlı okuyorum. Allah sana sıhhat afiyet ve uzun ömürler versin. Ne olur benim şu derdime bir çare bulalım. Köyümde benim bir ekmek fırınım var. Silivri Belediyesi ruhsat verdi. Daha önce ben çalıştırdım. Oğlum askere gidince kiraya verdim. Sonra 3. kiracı geldi. Birkaç gün sonra da zabıta gelip 'burayı boşaltacaksın, mühürleriz' dedi. Ruhsat Müdürlüğüne çıktık. Bize 'Fırının üzerinde daire var ruhsat veremeyiz, imalatı durdurun' dedi. 'Daha önce ben çalıştırdım ve ruhsatım vardı' desem de 'şimdi sen de açamazsın' dediler. Bu uygulama Mehdi Eker Beyin döneminde çıkan bir yasaya göre imiş. İstanbul’un birçok semtini gezdim. Birkaç vilayete gittim. Neredeyse her fırının üzerinde bir daire var. Bu kanun yanlış uygulanıyor. Tamam eyvallah bu kanundan sonra bina altına ruhsat vermesinler. Ama önceden ruhsat alınarak açılmış fırının imalatı kiracı değişimiyle iptal edilemez. Eğer kiracı çıktığında fırının imalatı da iptal olacak olursa hiçbir kiracı mal sahibine tenezzül etmez. Niye? 'Buna razı olacaksın. Eğer ben çıkarsam gelen kiracı buraya ruhsat alamaz' der çıkar. Ve şu anda Hilmi Beyin fırınında makineleri çürümeye terk edilmiş durumda. Bu konuya Bakanlığın bir açıklık getirmesi gerekmektedir. Kanun böyle uygulandığında fırıncılar cezalandırılmış olur. Tamam bundan sonra bina altına ruhsat verilmez. Onu anlarız. Ama yasa çıkmadan önce fırın olarak açılmış yer kiracı değiştiğinde üretimden alıkonulursa bu aynı zamanda kazanılmış hakkın da geriye dönük elden alınması olur. Yazık ya millî servet adamın makineleri niçin çürüsün? İşin bu boyutunu kimse niye düşünmemiş anlamadım? Türkiye Fırıncılar Federasyonunun bu konuya eğilmesi lazım. Tarım Gıda ve Hayvancılık Bakanlığımızın da bu mağduriyetleri gidermesi dileğiyle."