Feridun Ağabey, duygularımı sizinle paylaşmak istedim. Allah bu milleti güçlü kılmıştır. Bunun en büyük örneği 15 Temmuz 2015 Cuma gecesinde yaşandı. TSK içinde yuvalanan, dinine ve milletine zerre saygısı olmayan FETÖ'cü grup tarafından emir komuta zinciri dışında millî iradeye darbe teşebbüsünde bulunulmuş fakat o terörist güruh Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın dik duruşu, milletimizin feraset, basiret ve demokrasi bilinci ile püskürtülmüştür.
Aziz milletimiz Cumhurbaşkanımızın "meydanlara inin" çağrısı ile tankların önüne geçerek darbeye 'DUR' demiştir. Yoğun olarak Ankara ve İstanbul’da darbeciler nice vatan evladımızı şehit etmiştir. Gözü dönmüş darbeciler, seçilmiş cumhurbaşkanımızın Marmaris'te kaldığı oteli ve TBMM’yi bombalamış, İstanbul’da Boğaz köprülerini trafiğe kapatmış, Genelkurmay Başkanımız Hulusi Akar’ı rehin almış tanklarla ve hava araçları ile milletimizin üstüne ateş açmış ve demokrasimize zarar vermiştir.
Herkes şunu çok iyi bilmeli ki bu Aziz milletin kalbinde iman, vatan ve bayrak sevgisi olduğu müddetçe bırakın bu çapulcuları, yedi düvel bir araya gelse nafile. Söz konusu hainlere gereken cevap misliye verilmiş ve verilmeye devam edecektir. Devletimiz, Hükümetimiz ve Milletimiz âdeta kıyam hâlindedir. Evet meydanlarda söylediğimiz gibi Cumhurbaşkanımız, hükümetimiz muhalefet partilerimiz dik durdu eğilmedi, millet olarak dik durduk eğilmedik ve eğilmeyeceğiz.
Bugün ülkemiz adına sevincimiz şudur ki; darbe yapmayı planlayan cuntacılara karşı halkımızın kendini ülkemizin geleceği adına tankların önüne çıkıp "darbelere dur" diyecek demokratik bilince sahip olmasıdır.
Ülkemizde ve ilimizde sözde demokrasi havarisi kesilen fakat meydanlara inemeyen, darbelere karşı bir cümle bile söz söyleyemeyen sahte demokratları da milletimizin vicdanına havale ediyorum.
Darbe girişimi sırasında şehit olan vatansever evlâtlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve milletimize sabır, yaralılara ise acil şifa diliyorum...
Yüksel Kantar-Artvin
Hafif ticari aracımla tır gibi muamele görüyorum
Feridun Ağabey, aile yapıma göre en uygun olduğu için aldığım arabam hafif ticari araç sınıfına giriyor. Böyle olunca da ben o araç ile ticaret yapıyormuşum gibi kabul ediliyor. Bu sebeple vergisini daha fazla ödüyorum. Arabamla şimdi ismi "Şehitler Köprüsü" olan Boğaz Köprüsünden geçemiyorum. Çünkü sanki ben tır ile geçiyorum. İstanbul’dan 1200 km mesafe olan memleketime giderken 70 km hızla gitmem gerekiyor. Sanki koskoca kamyon gibi değerlendiriliyorum. Bu hızın dışına çıktığımda radara yakalandığımda ceza yiyorum. Normal otolar üç senede bir muayene yapılırken bize her sene muayene şartı getirilmiş durumda. Bu şartlarda ya bu arabadan vazgeçeceğim ya da kafayı yiyeceğim. Devletimin birimlerine yazsanız da hafif ticari araçlarla ilgili biz vatandaşlara bir kolaylık yeni bir düzenleme getirseler. Selamlar...
Ömer Can Ertan-Erzincan
OHAL hakkında her yazılan doğru mu?
"Sevgili Feridun Ağabey, hain darbe girişiminden sonra devletimiz tarafından alınan OHAL kararı üzerine bazı gazetelerde bizi korkutmak için mi yazılıyor? İstendiğinde bizi bir şehirden ötekine sürgün gönderebiliyorlarmış öyle mi? İstenirse özel mülkümüze geçici veya tamamen el konabiliyormuş. Bu sebeple de yargıya filan müracaat edemiyormuşuz. Bu durumların aslı esası nedir ağabey?” diyen İstanbul’dan Semih Altıkardeş’e. Sevgili okuyucumuz, OHAL yasasında yer alan her maddeyi sıraladığınızda bu maddeler de bulunabilir. Ama bu yasanın vatandaşa karşı olmadığını kim söyledi? Bizzat Cumhurbaşkanımız söyledi. Hatırlayalım öyleyse bu yüce millet meydanlara nasıl çıkmıştı? Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın “milletimi meydanlara davet ediyorum” sözüyle çıkmıştı. Yani bu millet Cumhurbaşkanına güvendi ve sonuna kadar onun ve demokrasinin yanında olduğunu gösterdi. Peki şimdi Cumhurbaşkanımız ne diyor? “OHAL vatandaşlarım için değil, devletteki bu hain yapılanmayı daha çabuk ve kolay temizleyip kökünü kazımak için” diyor. O hâlde, “göründüğü gibi olan, gücünü milletten alan, Recep Tayyip Erdoğan’ın sözü varken, orada burada yazılan korkutucu yazılara itibar etmeyin. Selamlar...