Bina var, teçhizat var uzman hekim yok

A -
A +
Vatandaş Sağlık Bakanlığına iletmemiz için bize derdini yazıp göndermiş. Diyorlar ki: “Gaziosmanpaşa-Barbaros Hayrettin Paşa Mahallesinde uzman hekim hizmeti veren semt polikliniğimiz vardı ama kapandı. Niçin kapanmış biliyor musunuz? Bağlı olduğu hastane Sultangazi sınırları içinde kaldığı için. Ne demek şimdi bu? Efendim Sultangazi ilçe olduktan sonra bu poliklinik bir müddet daha hizmet veriyor. Sonra uzman hekimleri kendi ilçe sınırları içinde kalan poliklinikte görevlendiriliyor. Böylece polikliniğimizde hizmet veremez hâle geliyor. Bina var, teçhizat var ama uzman hekim yok… Peki ne yapmak lazım? Bu hizmeti alabilmek için ilçemiz sınırları içinde bir hastaneye bağlanması gerektiği söyleniyor.” Mahalleli merak ediyor. Polikliniğimiz ne zaman hizmet vermeye başlayacak? Mahalleliyi bu hizmetten mahrum bırakmama konusunda yetkililerimizi göreve çağırıyoruz.
             (Mahalle sakinleri adına) Selim Kulalı-İstanbul
 
 
Reklam kokan hekim konuşmalarından bıktık!
 
Feridun Ağabey, ben bir köy çocuğuyum. Gerek kültürümüz gerek alışkanlıklarımız gerek inancımız bize buğdayın önemini, buğdaydan yapılan unu ve unlu mamulleri her vesileyle tavsiye etmiştir. Birkaç sene önce de Osmanlı Tıbbıyla ilgili araştırmalarda bulunan bir profesör hanımın seminerinde dinlemiştim. Anne sütünden sonra bir insan bir ömür boyu sadece ekmek yese ve su içse, vücudun alacağı asgari vitaminleri mineralleri yani “gıdayı ve devayı” alır diyordu. Ekmek bu kadar önemli bir besin diyordu.
Son zamanlarda önceleri zayıflama konusunda ekmeğe yasak getirilirken, şimdilerde sağlıklı yaşamak için, onun için bunun için ekmekten uzak durulması öneriliyor. Herkes buğdaya ve ekmeğe “yasak” diyor.
Bu buğday ve ekmeğe yapılan yasak kampanyası benim aklımı karıştırıyor. Diyorum ki; nedir bu buğday ve ekmek düşmanlığının sebebi? Gerçekten insanların sağlığını düşünmek mi? Yoksa tarıma çiftçiye köylüye darbe mi vurmak? Ya da insanları ekmekten uzaklaştırarak ileride bizim tahmin bile edemeyeceğimiz rahatsızlıklara potansiyel hasta mı yetiştiriliyor?!.
Geçtiğimiz yıllarda tereyağı için yasak dediler. Yıllar sonra meğer yanılmışız zararlı değilmiş denildi. Yumurtanın kolesterolü yükselteceği söylendi, insanlara yıllarca yumurta yedirilmedi. Sonra meğer yükseltmiyormuş diyerek yumurtanın önü açıldı. Bu neye göre yasak neye göre serbest? Buğdayı bizim tıp otoritelerimiz(!)den başka hangi ülke yasaklıyor? Hangi ülkenin Sağlık Bakanlığı bu tür her önüne gelenin ekranda insanlara sağlık anlatmasına izin veriyor? Tıp fakültesi eğitimi bu kadar zor ise nasıl ekranlarda eğitimli eğitimsiz demeden her izleyiciye tıp bilgileri anlatılıyor? Yok çok kolay idiyse niçin herkes hekimliği kazanamıyor? Sonuç mu? Kurtarın bizi reklam kokan hekim konuşmalarından yalvarırım...
           Murtaza Kulaksız-Kayseri
 
 
 
Dostun vefasızlığına üzüldüm...
 
“Feridun Ağabey, isim verirsem kuruma zarar veririm diye yazmıyorum. Ama Ağabey ben bir sivil toplum örgütünde örgütün hedefleri doğrultusunda yaptığım çalışma ve gayretlerin ödülü olarak çevremdeki insanların haksız ithamlarına iftiralarına maruz kaldım. Başkalarının sözleri beni hiç etkilemedi. Çünkü ben kendimden eminim. Ama o gecemi gündüzüme katarak emek verdiğim o dernekte ne can ciğer arkadaşım dernek başkanı ne dernek yetkilileri, bir açıklama yaparak benim itham edilen haksızlıklarla uzaktan yakından alakam olmadığını söyleme gereği duydu. Buna çok kırıldım Ağabey. Hani derler ya, dostun attığı gül yaralar beni. Başkalarının sosyal medyada linç girişimleri hiç etkilemedi ama dernek başkanımızın susması, açıktan yanımda olmaması kahretti beni. Oysa onun oraya gelmesi için ne emekler verdiğimi bir ben bilirim bir de Allah bilir. Dostluk ve arkadaşlık bu mudur Ağabey?..”
            Şenel Aydoğdu-Ordu
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.