Değerli Feridun Ağabey, köşenizi sürekli takip ediyorum. Bir mahkûmu özgürlüğüne kavuşturmak ister misin Ağabey? Sayın Cumhurbaşkanıma, Adalet Bakanımıza, Bolvadin Cumhuriyet Başsavcılığına sizin aracılığınızla hâlimi arz etmek istiyorum.
Açık cezaevinden firar etmediğim resmî belgelerle kanıtlı delilli olan bir mahkûmum. Savcılık tarafından, hastane ve Cezaevinin (kanıtlı hâlde) birbirlerini yanlış bilgilendirmeleri sonucu ben firar etmişim gibi işlem görmeme karar verildi. Bu sebeple de hayatım karardı. Yasal süremde kapalı cezaevine iade kararına itiraz etmeme rağmen bu defa da “sürende itiraz etmedin” denilerek firar etmediğimi gösteren savunmalarımı “Hatalı işlem” olarak kabul ederek reddettiler. Bu konuda da süremde itiraz ettiğim ortaya çıktı. Bu defa da “Biz daha önce karar verdik” denilerek kararım kaldırılmıyor.
Ne kadar haklı olursam olayım benim hakkım verilmiyor ve mağdur ediliyorum. Beni, bana hasret evladıma ve aileme karşı perişan ettiler. Hak mıdır? Adalet midir? Zengin ve varlıklı olmadığım için mi? Kimsem olmadığı için mi hakkım yeniliyor? Bu konuyu kimselere niçin duyuramıyorum? Allah için bu derdimi bu mağduriyetimi yetkililere iletin. Bolvadin İnfaz Hâkimliğinin bu kararı benim hayatımı karartmıştır. Benim hakkımı verin ne olursunuz…
Sedat Avcı-H.T.K.C.İ.K.M/L Blok/L-1 Oda-Nilüfer/Bursa
Psikolojik sorunlulara forma
"Muhterem Feridun Ağabey, ruh sağlığı bozuk, psikolojik tedavi gören, ruh sağlığının bozulmuş olduğu heyet raporu ile sabit olan kişilerin, toplum içinde dolaşırken kolaylıkla tanınmalarını sağlayacak forma ya da belirlenen bir işaret veya arma takmalarının, hem kendileri hem de muhatap oldukları açısından çok iyi olacağı kanaatindeyiz. İdarecilerimizden ivedilikle gündeme almalarını saygılarımla arz ederiz” diyen ve “Şevket Uyaran” müstear ismiyle yazan okuyucumuzun düşüncesini dile getirmesine ve uyarısına teşekkür ediyoruz. Bu bağlamda söz konusu önerinin uygulanmasının toplum içinde “ötekileştirme” ve “yaftalama”, “hasta haklarını ihlal” vb. gibi birçok bakımdan tartışılması gereken hassas bir konu olduğunu ve hemen akla gelir gelmez uygulanabilecek bir öneri olmadığını; biraz empati yapıldığında zaten öneminin anlaşılacağını belirtmek istiyoruz. Selamlar...
RTÜK’e ve Diyanet'e sorun
Değerli okuyucumuz Hüseyin Yılmaz, duygu ve düşüncelerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ediyoruz. Fikirlerinize ve inancınıza saygı duyuyoruz. Önceki yazınızda televizyon kanallarının olmadık zamanda ikide bir canlı yayına bağlanma politikasını eleştiriyorsunuz. İkinci yazınızda da fetva içeren dinî bir kanaatten yola çıkarak bu konuyu halkımızla paylaşmamızı istiyorsunuz.
Her ikisi de bilgimizi ve yetkimizi aşan konulardan oluşmaktadır. Bunları doğrudan televizyon kanallarına veya RTÜK’e iletebilir, dinî konudaki fetva içeren düşüncenizi de Diyanet İşleri Başkanlığından veya il müftülüklerimizden teyit edebilirsiniz. Bireysel dert ve isteklerinizle ilgili yeni yazılarınızı bekler çalışmalarınızda başarılar dileriz.
Yardım etmek isteyen olursa sizi bilgilendiririz
Ankara'nın Çubuk ilçesinden yazan Muhsin Darılmaz isimli okuyucumuz, derdinizle ilgili yazdıklarınızı 8 Temmuz 2016’da gazetemizde “Çaresizlikten iki kızımı yetiştirme yurduna verdim” başlığıyla yayınlamıştık. Tekrar gönderdiğiniz faksınızda kendinizin de çok zor durumda olduğunuzu belirtiyor, bu konuda bir gelişme olup olmadığını soruyorsunuz. “Her şey, geleceğim, düzenim size bağlı” diyorsunuz. “İnşallah bir yardım destek vardır, sizden haber bekliyorum” diyorsunuz.
Biz sizin dert ve dileklerinizi kamuoyuyla paylaşmaktayız. Eğer size yardımcı olmak isteyen sıkıntılarınızı gidermek isteyen kişi ya da kurum olursa da zaten iletişim bilgilerinizden size ulaşılır. Allah sabırlar versin, kolaylıklar ihsan eylesin.
"Hayatım Roman"dan takip edebilirsiniz
Değerli okuyucumuz, Em. Polis Memuru Rıfkı Çakır, gönderdiğiniz uzun ve hatıralarınızı içeren yazınızı, okuyucularımızla hatıraların paylaşıldığı Hayatım Roman köşesine gönderdik. Oradan takip edebilirsiniz. İlginiz ve hatıranız için teşekkür ediyoruz.