Biz de engelsiz yaşamak istiyoruz

A -
A +
Feridun Ağabey, otobüs durakları iyi güzel ama duraklar engellilere uygun yapılmıyor. İlçemizde şehir içi çalışan minibüslerde sıkıntı yaşıyoruz. Bu araçlarda engelli rampaları var mı var? Ama kullanan olmadığı için engelli vatandaşlarımız araçlara binemiyor. Hatta biraz daha üzücü bir şey söylemek gerekirse bazı şoförler de engellileri almıyor. Genellikle bazı araç sahipleri araçlarını kendileri kullanmıyor. Yevmiyeli ya da aylıklı şoför tutuyor, işte o şoförler almıyorlar. Çünkü adam zaten yevmiyeli çalışıyor. Engelli vatandaşın araca binip inmesi için aracın rampasını açmak kapamak gerekiyor. Bu da onlara angarya geliyor.
Ne olur otobüs ve minibüs park ve durak yerlerinin zemininde örneğin mavi veya engelliyi çağrıştıran sarı boya olsa ve boyanan bu yerlerin engelliye ait olduğu belirtilse. Bugün ülkemizde birçok il ve ilçede yolcu durakları ve park yerlerinde engelliler için ayrılmış bölümler var ve bunları belirten levhalar var. Bu durumun ilimizde de olmasını istiyoruz. Biz de engelsiz bir hayat sürmek istiyoruz.
           Rumuz: “S. S.”-Tekirdağ
 
 
Binbir çeşit güzelliklere ulaşmak varken
 
RTÜK bu tür yayınları görmezden mi geliyor? Gücü mü yetmiyor? Ya da “yurdum insanının kültürü gelişsin” diyerek göz mü yumuyor? Feridun Ağabey, bu bazı özel kanallardaki diziler resmen Beyoğlu’nun arka sokaklarını evlere servis ediyor. Tamam arkadaş, özgürlükler ülkesiyiz. Kim ne yaparsa kendi kendinden sorumludur. Ama tutup da bir bar hayatını, bir gece kulübünü bir değil iki değil sürekli getirip getirip toplumun çekirdek yapısı olan aileye sunmanın gayesi nedir? Bu senaristler ve yönetmenler hiç mi aile ortamında yetişmediler, hiç mi bunların bir iki nesil öncesi annesi ninesi dedesi olmadı? Bunlarda aile ortamı, bizim kültürümüz örf ve âdetlerimiz hiç mi yoktu? Hayat Beyoğlu’nun arka sokaklarından mı ibaret arkadaş? Hem kendileri konu sıkıntısı çekiyor hem ülkenin dört bir yanına sadece aile hayatı olmayan, gece hayatından başka bir ortam sunamıyorlar? Bu insanlara yaptırım uygulansın demekten daha çok konu sıkıntısı çeken bu insanlara Türkiye’nin birçok güzel yörelerini, örf ve ananelerini, aile kültürünü önersinler… Geçenlerde bir reklam yapıldı… Gitti yönetmen Anadolu’nun bir ucundan çocukların yerel konuşmasını çekti. “Dümdük…”, “Yüzüne…” diyen çocuklar ne kadar da sevimliydi… Niçin böyle binbir çeşit güzelliklere ulaşmak varken iyice köhnemiş izbe hayatları ısıtıp ısıtıp film diye sunuyorlar?”
          Muhittin Cantürk-İstanbul
 
 
Bu milleti akademisyenler nasıl bilmez?
 
“Feridun Ağabey, akademisyen imzasıyla yayınlanan bildiri beni çok üzmüştür. Bildirinin içeriği ayrı üzmüştür. Bu bildiriyi yayınlayanların kendilerine akademisyen demeleri ayrı üzmüştür. Bunlar ne biçim akademisyendir ki bu milletin tarihten bu yana yönetim politikasından habersizdirler. Buradan belirtmek istiyorum ki Türk devlet anlayışında bugünkü Batılı devletler gibi emperyalist anlayış yoktur. Tarih boyunca hiç olmamıştır. Türkler kurdukları hiçbir devlette dili dini ırkı anlayışı ve yaşadığı topraklardan dolayı hiçbir milleti hiçbir kavmi bırakın asimile etmeye çalışmayı, zerrece aşağılamamıştır bile… Osmanlı Devleti asimilasyon gibi bir anlayışı olmadığı için Fransız ihtilali sonrası başlayan milliyetçilik ve milli devlet kurma akımlarına hazırlıksız yakalanmıştır ve bünyesindeki devletler bağımsızlık diyerek büyük bir imparatorluğu parçalamışlardır. Sonra da hiçbirinin başı beladan kurtulmamıştır. Dolayısıyla bugün de Türkiye Cumhuriyeti devletini kimse ama kimse zalim katil ve halkına baskı yapan bir devlet olarak tanımlayamaz. Bunu en başta akademisyenlerin bilmesi gerekir. Saygılarımla.”
           Em. Öğretmen F.T.-Ankara
 
 
Bir anneye bu çile çektirilir mi?
 
“Feridun Ağabey, eşimle anlaşamadık ve boşanma kararı aldık. Daha doğrusu ben kendim bu kararı aldım. Çünkü yurt dışında başka bir evlilik yaptığını öğrendim. Bir çocuğumuz vardı ve bunun tedbir kararı bendeydi ama eşim çocuğumu bir yıldan beri bana göstermedi. Kendisi Türkiye’den daha çok yurt dışında çalışıyor. Korkum çocuğumu da oraya götürdü ve o evde büyütmeye karar verdiyse ben ne yaparım? Çocuğum daha küçük ve beni neredeyse unuttu unutacak… Danıştığım hukukçular böyle bir durumda savcılığa suç duyurusunda bulunabileceğimi söylüyorlar ama çocuk kaçırma gibi bir suç kapsamına girmiyormuş. Çünkü onun da çocuğu… Ne yapacağımı bilemiyorum. Bir anneye bu çile çektirilir mi?..”
            Rumuz “Anne”-İstanbul
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.