"Arsen Lupen" rumuzuyla yazan ve
“Feridun Ağabey, selamünaleyküm, biz yıllardır gazetenizin abonesiyiz. Derdimiz ise yıllardır elimizde bulunup da nasıl değerlendireceğimizi bilemediğimiz ve çoğunun basım tarihi neredeyse 50 yılı geçmiş kitaplar. Hatta bazıları bir asrı geçkindir. Ama çoğu eskimiş ya da kenarları deforme olmuş durumda.İçeriklerinden bahsetmem gerekirse dinî, tarihî, ders kitapları vs... Arapça, Fransızca, Osmanlıca olanlar olduğu gibi üniversite lise vb. ders kitapları da var. Bir tanesi de belki temize çekilirse, müzeye satılabilecek nitelikte, hükümette görev almış bazı kimselerin fotoğrafının olduğu, birkaç sayfası falan yıpranmış kitap ve birkaç doküman…
Hatta bazı milletlerin para ve pullarının olduğu eski bir koleksiyon da var. Bunları size sormam ne kadar doğru bilmiyorum ama bulduğum seçenekler bunları senelerce sakladığımıza değecek seçenekler değildi. Bir yardımınız olur diye düşündüm...” diyen değerli okuyucumuz, bu çalışmaları ailede kitaba ilgisi olan birileri mi saklamış, tesadüfen birikmiş eserler mi belirtmemişsiniz. Ancak hangisi olursa olsun eğer bu kitapların ve eserlerin değerlendirilmesini düşünüyorsanız, bu kadar saklama zahmetine katlandığınız gibi bir kerecik daha zahmete katlanarak bir listesini çıkarın. Sonra ister Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü’ne ister bölgenizdeki en yakın bir iki devlet kütüphanesine sunup istedikleri eserleri onlara takdim edin. Böylece eserlerin orada hem muhafaza edilmesine, hem de gerek duyulduğunda araştırmacıların dikkatine sunulmasına vesile olabilirsiniz. Selamlar...
SGK, dilekçeme olumlu ya da olumsuz cevap vermedi
“Sayın Feridun Ağabey, Türkiye gazetesi abonesi olup, devamlı surette günlük alır ve okurum. 2 Eylül Cuma günü köşenizde yayınlanan yazınız dikkatimi çekti ve beni de ilgilendirdiği için size bu mektubu yazdım. Ben 55.418.060.0 Emekli Sandığı sicil numaralı bir emekliyim. 31yıl 8 ay çalışmışlığım var ve son çıkan 30 yıl üzerinden emekli olanlara ait ödenmeyen emekli ikramiyemin tarafıma verilmesi için 10 Mart 2016 tarihli dilekçem ile SGK Başkanlığı Emeklilik Hizmetleri Genel Müdürlüğü’ne yapmış olduğum müracaat üzerine bugüne kadar ilgili kurumdan herhangi bir olumlu ya da olumsuz cevap alamadım. Malum olduğu üzere emeklinin yaşamış olduğu maddi sıkıntıları bizler de çok fazlasıyla yaşadığımız için buradan tarafımıza ödenecek ikramiyenin bizi rahatlatacağı ümidindeyiz. Bu konuda sizlerin sesimizi duyurmanızı istiyoruz. Bizlerin bu hakları zaman geçmeden bizlere ulaştırılırsa çok memnun oluruz.”
Hüdaverdi Karkın-Keskin/Kırıkkale
İkimiz de birbirimizi seviyoruz ama…
“Feridun Ağabey, amcamlara gittiğimiz bir gün küçük kardeşim, hoplayıp zıplarken amcamın kızının yattığı ranzanın suntası kırıldı. Amcamın kızı bunu dert etmezken, amcam kırılan suntanın parasını babamdan isteyince, babam da parasını ödedikten sonra annem bir daha o eve gitmemeye karar verdi. Bu kararından kimse onu döndüremiyor. Ama olan amcamın kızı ile bana oldu. Biz artık birbirimizle daha rahat bir şekilde görüşemiyorduk. Oysa biz ikimiz de birbirimizi çok seviyoruz. Şimdi telefonlarda asılı kaldık. Babamla amcamın arasını düzeltecek, annemin de bu inadından vazgeçirecek bir formül arıyoruz. Suntayı kardeşim de olsa başkası kırıyor, aileler konuyu gurur meselesi yapıyor arada olan biz iki gence oluyor. Bizi birbirimize hasret bırakanlar utansın…”
H.T.- İzmir
OHAL süresinde alınan kararlar üzerine...
OHAL kararları gereğince kamuda yapılan uygulamalardan dolayı kendisine, yakınına, tanıdığına vb. haksızlık yapıldığını, meslekten ve okuldan atılmak, işinden çıkartılmak, tutuklanmak gibi sonuçlara maruz kaldıklarını belirten isimlere şunu hatırlatırız ki, millete kurşun sıkacak, ülkesinin Meclisine, askerine, polisine, bizzat Cumhurbaşkanının canına kastedecek kadar ihanet içinde bir cunta hareketi söz konusudur. Bu alçak darbe girişimine karşı elbette ki devlet kısa sürede çok etkili tedbirler almak zorundaydı. OHAL yasası da bu amaçla Meclisten geçti. Böyle bir durumda OHAL yasasının sağladığı yetkiyle devlet, doğrudan örgütte olan, destek çıkan, bağlantılı olan kim varsa veya kimden şüphelenildiyse hepsinin tutuklanmasını ön tedbir olarak almış durumdadır. İnanıyoruz ki OHAL süresi tamamlanıp yargı süreci başladığında, ülkesine ve vatanına bağlı olduğu ispatlanan herkes yargı karşısında aklanacaktır... (F. A.)