"Camimizde 10 televizyon var"

A -
A +
Sayın Feridun Ağabey, 22 Şubat 2016 tarihli köşenizde, sorumluluğumuzda ve ukdemizde olan İcadiye Kazdal Camisi ile ilgili bir okuyucunuzun yayınladığınız yazısına istinaden; camimiz yeni yapılmamıştır, 1953 yılında dedemiz Yakup Kazdal tarafından yaptırılmış ve 2010 yılındaki restorasyon ile hem yandaki ahşap kısım ilave edilmiş, hem de Beyefendinin bahsettiği teknoloji ile donatılmıştır ve evet camimizde yaklaşık 10 adet televizyon bulunmaktadır.

Fakat camimizde televizyon sayısı en basit ve en önemsiz restorasyondur!

-Camimizde bulunan ve engelli asansörü olarak adlandırılan (ki herkes tarafından kullanılabilen) asansör, sanırım İstanbul’da birkaç camide vardır. -Camimizde bulunan ses ve görüntü sistemleri sanırım hiçbir bu çaplı camide yoktur. -Camimizin temizliği her ay özel bir şirket tarafından yapılmakta ve ayrıca vakfımız tarafından vazifelendirilmiş personelimiz vasıtası ile insan sağlığına kesinlikle dokunmayacak ve dünya sağlık teşkilatı tarafından da onaylanmış mantar, bakteri, grip vb. kalabalık insan topluluklarının bulunduğu yerlerde olabilecek şeylere karşı, dezenfekte edilmektedir. -Camimizin günlük bakımı, tuvaletlerin ve çevrenin temizliği gene vakfımız tarafından görevlendirilmiş kişi tarafından yapılmaktadır.

-Camimizin erkek ve kadın tuvaletleri ile abdesthaneleri yeniden restore edilmiş, boyler vasıtası ile daimi sıcak su temin edilmektedir. -Tuvaletleri kullananlardan, hiçbir ücret talep edilmemektedir, takdir kullanan kişiye aittir. Bununla ilgili suiistimalleri önlemek üzere gerekli ikaz yazılarımız asılmıştır, isteyenler kilitli olan kutuya istedikleri miktarı atmakta serbesttir. Bizler kimin ne attığını bilmeyiz, para vermeyene de kesinlikle ısrar edilmemektedir.
 
"NAMAZ VAKTİNDE AÇIK DEĞİL"
 
Son olarak bütün bu masraflar sadece ve sadece KAZDAL EĞİTİM VE YARDIM VAKFI ve mütevelli heyeti mensupları tarafından yapılmıştır, yapılmaktadır ve yapılacaktır... Ayrıca bütün bu işlemler gerçekleştirilirken, hem Diyanet Vakfı’ndan (aramızda en fazla 70 m var) hem Üsküdar Müftülüğünden (zira restorasyon esnasında maalesef gene şikayet edenler oldu) hem de camide görevli imam ve müezzin kardeşlerimizden görüş alınmıştır...

Şimdi bu kadar şeyi neden yazmak ihtiyacı hissettim? Bizler öncelikle ve sadece Allah rızası için, dedemizden bizlere kalan bu camiyi daha güzel, daha temiz, daha huzurlu, daha ibadet edilebilir hâle getirmek için hem zaman, hem emek harcadık, helal-i hoş olsun ve Allah herkese nasip etsin inşallah, ancak üzücü olan, bu kadar şeyin arasında sadece ve sadece televizyonlardan dolayı camiyi “haber merkezi”ne benzetmek ve hatta daha acısı namaz kılmamak! Bu şekilde düşünenlerin bilgilenmesi için;

-Namazdan önce, her zaman olmasa da SADECE MEKKE VE MEDİNE yayını canlı ve sesli olarak (devamlı Kur'an okunmakta ) verilmektedir.  

-İmam vaaz ederken, bilgisayar vasıtası ile hazırlamış olduğu sunumu yayınlayabilmektedir.

-Ekranlardan vaaz esnasında imamı göremeyecekler için, kapalı devre yayın yapılmaktadır.

-Yazın camide açılan Kur'an kursunda, (bu sene yaklaşık 80 öğrencimiz vardı) yoğun olarak kullanılmaktadır.

-Ayrıca cenaze namazlarında, gene kapalı devre yayın yapılabilmektedir. Kısacası aslında ekranlar televizyon yayınından çok, ibadete endeksli olarak kullanılmaktadır zaten esas amaç da budur. Ayırdığınız vakit için teşekkür eder, kolaylıklar dilerim...

             Yakup İsmail Kazdal/K.E.V Bşk. Yrd.
 
 
Ekmekte KDV %1 de, suda niye % 18?
 
Sevgili Feridun Ağabey, derdim paradan ziyade yöneticilerimize adalet duygusunu, hakka hukuka riayette hassasiyetini hatırlatmaktır. Hükümetimiz bu kapsamda köprüden geçiş ücretlerinin taksitlendirilmesi gibi iyileştirici adımlar atmıştır. Belediyeler de bu konuda biraz adil olabilirler. Örnek olarak ekmekte KDV % 1 iken içilen suyun KDV’si % 18 uygulanmaktadır. Bu adil midir? Ekmeksiz yaşanabilir ama susuz yaşanır mı? Öte taraftan tüm ticarethanelere iş yeri tarifesi uygulanmaktadır. Suyu konutlarda tüketilen miktarda kullanan iş yerleri ayırt edilmeden kolaycı bir yöntemle hepsi iş yeri hükmünde değerlendirilmesinden vazgeçilmelidir.

         Tahir Sezer-Kocaeli
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.