"Çocuk Acil"de kuyruk eziyeti!

A -
A +
Geçtiğimiz cumartesi gecesi oğlumu yüksek ateş ve kusma şikâyetiyle Küçükçekmece Kanuni Sultan Süleyman Hastanesi'ne götürdüm. Saat 21.00 gibi sıra numarası aldık. Önümüzde ise 55 kişi vardı. Gelin görün ki saat 12.00'de ancak muayene olabildik. Hekimin teşhis koyup ilacını yazması bir dakika bile sürmedi. Yani biz bir dakika için tam tamına üç saat beklemiştik. Üç hekim çalışıyordu ancak yine de yüzlerce kişi sırada bekliyordu.
Adı acil! Buraya ayakta güle oynaya geleni de vardı, bizim gibi ateşler içinde olanı da vardı, sedyede can çekişeni de... Burası "Çocuk Acil!" Her anne baba evladı için en küçük sağlık şikâyetinde endişe duyar. Hâliyle insanlara çok acil değilse çocuğunu getirme diyemezsin. Kaldı ki neyin acil olup olmayacağını hekimler dışında kimse bilemez ki.
Benim merak ettiğim bu kadar insan kuyrukta inin inim inlerken ve koridorlarda havasızlıktan bunalırken hekim sayısının artırılmıyor olması!
Bu çalışma standardı, hem orada canını dişine takan hekimlere, hem şifa bekleyen hastalara hem de hasta yakınlarına dert anlatmaya çalışan hastane görevlilerine tek kelimeyle eziyet değil midir? Lütfen tedbir alınması için yetkilileri göreve davet ediyoruz...
            Rumuz: “Bir baba”-İstanbul
 
  
Aynı hatayı yeniden tekrarlamayın
 
Feridun Ağabey, evliliğimde hiçbir zaman eşine laf yetiştiren bir kadın olmadım. Evlenmeden önce alkol almadığını söylediği hâlde bir ay geçmeden alkole başladı. Yeni alışmış gibi yaptı. Ama sonra alkolik olduğu ortaya çıktı. İleri geri konuşmalarında da hep alttan alıp aile huzurumuzu bozmak istemedim. Tek isteğim vardı bu alkol belasından kurtulmasıydı. Ama çok kısa zaman sonra anladım ki belirli bir mesleği de işi de yokmuş. Ailemin iznini almadan, “ben buldum ben evleneceğim” diyerek evlendiğim için şimdi anama babama da diyecek bir şey bulamıyorum. Artık içyüzü anlaşıldıktan sonra kendini iyiden iyiye saldı ve eve doğru dürüst bakmıyor bile. Bir de küçük çocuğum var. Bu yuva yıkılırsa en çok bu yavrucağa olacak diye üzülüyorum. Bu konuda ne yapacağım bilmiyorum. Aile henüz durumumu bilmiyor ve onlara anlatmaktan da utanıyorum. Acaba derdimi kime nasıl anlatsam?” diyen İstanbul’dan Rumuz “İ.K.” isimli okuyucumuza kesinlikle bu konuda tavsiyemiz ailenizden başka kimseden yardım istememenizdir. Evlenirken ailenizi dışlamakla yaptığınız vahim hatayı şimdi bir kez daha tekrar etmeyin. Unutmayın ana baba evlatlarını karşılıksız seven ve mutlu olmasını isteyen hayattaki tek varlıklarımızdır. Belki anne babanız konuştuğunda eşiniz önemsendiğini görerek derlenip toparlanacaktır. Neden olmasın?
 
 
Yol ortasında öfke molası veren sorumsuz sürücüye
 
Ana yolda, yol ortasında rastgele aracını fren yaparak durdurup, hemen arkasındaki aracın önünü kesmek suretiyle kendince hatalı gördüğü o sürücüye el kol hareketleri yapan, kabadayı söylemlerle ayar vermeye çalışan beyaz otomobilin sürücüsü!..
Trafiği bir anda altüst eden bu hareketinle asıl sen egonu tatmin ediyorsun. Önemsiz kimliğini önemsetmek istiyorsun! Yanılıyorsun! Senin kişisel öfken yüzünden bunca araç sürücüsü seni arkanda beklemek zorunda değil. Sana kimse “helal olsun!” delmiyor. Ardından söylenenleri duysan bir daha insan içine çıkmaya utanırsın. Ah o anda seni o hâlde görüp aracına ve ehliyetine el koyup seni başka bir araca bindirerek göndermek suretiyle o pis gururunu yerlerde süründürecek bir polis otosu olmasını ne çok isterdim.
           Samet Tufan-Tekirdağ
 
  
Bu işin reklamasyon boyutu nedir?
 
Sonunda televizyon programında katile suçunu da itiraf ettirmeyi başardık. Bu nasıl bir cinayet ki katil suçunu televizyon programında hem de sunucuya itiraf ediyor. Suçlu suçunu itiraf etmek için mi ekrana çıkıyor? Polis gelip ekrandan suçlu yakalıyor ama aynı polis bu suçun ekrana çıkmadan önceki aşamalarıyla da ilgileniyor mu? Şüphelenmemek mümkün mü? Bu televizyon programı mıdır? Polisin sorgu odası mıdır? Bu nasıl programdır, bu nasıl sunumdur, bu nasıl emniyet televizyon organizasyonudur anlamadım. Kimler kimden görev çalıyor ve bu işin reklamasyon boyutu nedir?
          Rumuz: “Sorguluyorum”-İstanbul
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.