48 yaşındayım. 10 yaşımdan beri sadece okuyorum. Başka hiçbir hobim yok diyebilirim. Okuyorum, yazıyorum… Son 20 yıldır sağlıklı hayat, beslenme, diyet üzerine Türkiye’de yayınlanmış, popüler olmuş tüm kitapları okudum.
Elde ettiğim bilgilerle yaklaşık on yıldır aşağıdaki ürünleri hiç yemiyorum. Mecbur kaldığımda ise çok az yiyorum. Şekerli meşrubatlar, meyve suları, helva, pekmez, reçel, şerbet, patates kızartması, cips, sucuk, salam, sosis, endüstriyel tavuk, makarna, beyaz pirinç, bitkisel yağ, margarin, aşırı tuzlu ürünler, pastane ürünleri, dondurma, UHT’li süt, konserve, bisküvi, gofret, fındık ezmesi, fıstık ezmesi vb. gibi şeyler
Düzenli olarak yediğim gıdalar ise şöyle: Sızma zeytinyağı, köy tereyağı, doğada yetişen balık (hamsi, alabalık, çipura), tavuk, küçük/büyükbaş hayvan eti, beyaz peynir, bitki çayı, yeşil çay, siyah çay, zeytin, taze sebze ve taze meyve; doğal çerezler baklagiller, baharat çeşitleri, çorba, bulgur, günlük süt, yoğurt, ayran, semizotu, mantar…
Sağlıklı bir hayat üzerine fikirler dile getiren uzmanların tümünün onayladığı bir yiyecek olan çorba üzerinde durmak istiyorum. Çorba hiç vazgeçemeyeceğiniz yiyecek olsun. Çorba içerken yanında dilediğiniz kadar yoğurt, salata, su tüketebilirsiniz. İnsanın bedeninin 3’te 2’si sudur. O nedenle sulu gıdaları çok yemek en doğru olan yoldur. Dedem 92 yaşında vefat etti. Hiç ilaç kullanmadı. Günde 3 öğün ilk evvela çorbayla başlardı. Köy şartlarında zengin içerikli çorba bulduğunu sanmıyorum. Ancak sıklıkla tarhana çorbası içtiğini biliyorum.
Ali Özdemir-İstanbul
Telefonda müşteri temsilcisine ulaşamıyorum
Feridun Ağabey, ben teknolojiyle kırk yaşında tanışmış bir esnafım. Yeni model cep telefonlarını bile daha yeni yeni kullanabiliyorum. Onun da birçok programından haberim bile yok. Şimdi bankalarımız müşterilerine kolaylık olsun diye telefon bankacılığı diye bir uygulama yapıyorlar. Belki de bu uygulamadan hem kendileri rahat ediyor hem müşterileri işlerini kolay yapabiliyorlar. Ama ben köşeniz aracılığıyla banka yetkililerine seslenmek istiyorum. Telefon bankacılığında benim gibi teknolojiyle sonradan tanışmış insanlara da yardımcı olmak üzere ilk aramada doğrudan müşteri temsilcisine ulaşma şansı verseniz olmaz mı? Derseniz ki “o zaman herkes kolaylık olsun diyerek doğrudan müşteri temsilcisini arar” onun da kolayı var. Siz de belirli yaştaki müşterileriniz için bu şansı vermiş olursunuz. Müşteri önce yaşını tuşlar veya söyler, sonra da diyelim ki elli yaşından sonraki müşterilere bu şansı veriyorsanız ve yaşı da elli ve üzerindeyse doğrudan müşteri temsilcisine bağlanabilir. İnanın en az yedi sekiz defa başıma geldi, hiçbirinde telefon bankacılığından istifade edemedim. Kalkıp tekrar banka şubesine kadar gitmek zorunda kaldım. Lütfen bize bu kolaylığı sağlayın. Teşekkürler...
Ümit Ceylan-İstanbul
Onun yüzünden tatilim zehir oluyor
“Feridun Ağabey, altı aydan beri aramız çok iyi olan bir arkadaşım vardı. Okulların bitmesiyle birlikte tatil için memleketine gitti. Ama gidiş o gidiş. Bir daha benimle görüşmedi. Görüşmek istemediğini söylüyor. Israrla aradım ve birkaç defa telefonuma çıktı ve bana 'beni bir daha arama' dedi. 'Neden ama? Ben sana ne yaptım?' dediğimde ise bir cevap veremiyor. 'Bu konuda soru sorma bana bilmiyorum ama şu an öyle yapmamız gerekiyor' diyor. Ne yapacağımı bilemiyorum. Ailem ile de konuyu paylaşamıyorum. Çünkü aile duyarsa ben mahvolurum. Acaba arada birileri mi var? Bana açıklayamadığı bir şey mi oldu? Okullar başladığında tekrar görüşebilir mi? Bu konuda ne yapmalıyım? Tatilim zehir oluyor Ağabey?” Rumuz: “Sevgi”-Sakarya
Değerli okuyucumuz, bu konuda öncelikle içindeki merak ve tedirginliği bir kenara bırakmalısın. İkincisi ve en önemlisi ailem duyarsa mahvolurum diye bir düşünceden kesinlikle vazgeçmelisin. Ailenden hiç ama hiçbir şeyini saklamamalısın. Çünkü ailen sana tepki gösterse de hatta ceza verse de sonuçta kesinlikle senin iyiliğin için böyle düşünmekteler. Ama dışarıdan kimseler sana acı söylemese bile kesinlikle doğruyu söyleyecek anlamına gelmez. Dışarıda var olan potansiyel istismar ailede asla olmaz. Öyleyse birincisi ailenden hiçbir konuyu saklamaman, ikincisi de bu konuda ısrarcı olmaktan çok ondan gelecek cevabı beklemen daha akılcı bir yaklaşım gibi gözüküyor. Tatilini zehir etmen için hiçbir sebep yok...