Feridun Ağabey, 23 Ağustos ve devamındaki iki gün Yurtiçi Kargo şirketiyle yaşadıklarım, bazı kurum ve kuruluşlar karşısında vatandaşların ne kadar sahipsiz olduğunun bir örneği. İnternet üzerinden yaptığım alışveriş sonrası ürünüm Yurtiçi Kargo aracılığıyla tarafıma yönlendirildi. İzmir'den gelen kargo hemen ertesi gün "alıcı yerinde bulunamamıştır" notuyla şirketin internet sitesine düştü. Hemen telefona sarılarak İstanbul-Kavaklı şubeyi aradım. Görevli arkadaş "Efendim kargo daha yeni geldi, oraya yazı yazılması gerektiği için öyle yazılmış. Bugün geç olduğu için size ancak yarın ulaşacaklar" dedi.
Biz de rahatça yarını beklerken kapıcımız akşam beni çevirdi ve "Efendim bir ihbarınız var" dedi. Baktım Yurtiçi Kargo şirketinden. Kan beynime çıktı. Ertesi gün ilk iş olarak şubeyi tekrar aradım.
"Ama efendim arkadaşlar gelmiş sizi evde bulamamışlar ve ihbar kâğıdı bırakmışlar" diye cevap aldık. "Kardeşim benim evimde bakımlı hasta var. 24 saat bu evde insan var. Nasıl oluyor da bu evde insan bulamıyorsunuz?”
Bir sürü mazeretler, kendilerini haklı çıkarmak için binbir lakırdı derken sonuçta kargomuzu gidip kendimiz aldık. Aynı konuşmalar şubede de oldu ama umursamadılar.
Şirketin Genel Merkezine şikâyet maili attım. Verilen cevap enteresandı: “Sn. Koçyiğit; web sitemiz üzerinden iletmiş olduğunuz şikâyete istinaden kargo kontrolleriniz yapılmış olup, 25.08.2016 tarihinde kargonuzu sistemlerimizde teslim aldığınız görülmektedir. Kargonuzun teslimatı adına ilgili birim uyarılmıştır. Göstermiş olduğunuz ilgi ve geribildiriminiz için teşekkür eder, iş birliğimizin güzel günlerde devam etmesini dileriz.”
Vatandaşın hem parasını alıp hem de bir şekilde ayaklarına kadar çağırmak profesyonellikle veya kurumsallıkla nasıl bağdaşıyor merak ediyorum. Derdimizi duyacak insaflı kulaklara ihtiyaç var. Birilerinin vatandaşın mağduriyetine dur demesine ihtiyacımız var. Sesimizin sesi olduğunuz için teşekkür eder hayırlı çalışmalar dileriz.
Sefer Koçyiğit-İstanbul
Radyonun verdiği telefon arızalı çıktı
Feridun Ağabey geçenlerde Seymen Radyo’dan bir telefon aldık ve alınan telefon arızalı çıktı. Servisini arıyoruz ilgi alaka yok. Bir aydır “biz sizi arayacağız” diyorlar ama arayan soran yok. Maddi durumumuz da sıkıntılı. Hayatımızda ilk defa sıfır telefon alalım dedik o da arızalı çıktı. Pazarlama firmasının ismi mailde yazıyor. Aldığımız ürünün Fatura No: 384701 Vergi Dairesi: Sultanbeyli. Vergi numarası: 17422412182. Konu hakkında bize dönüş ve ilgi bekliyoruz. Selamlar...
Mustafa Yılmaz-Arnavutköy/İstanbul
Sarıyer’de gece vakti aracımızı kim çekti?
Çocuklarımızla birlikte akraba iki aile İstanbul Sarıyer’de sahilde bir hafta sonu geçirmek istemiştik. Akşam ezanına yakın aracımızı sahil yoluna park ederek önce ibadetimizi yaptık ardından sahilde çay kahve içimi sohbete daldık… Saat 23:00 sularında dönüş için arabamızın başına geldiğimizde aracın yerinde olmadığını gördük. Şoke olduk! Aracın çekildiğini öğrendiğimizde daha bir şaşırdık. Gece vakti araba çekildiğini de ilk kez yaşıyorduk. Bu saatte çoluk çocuk ne yapacağımızı bilemedik. Arabanın derdine düştük. Sorduk oradan birilerine, benzin istasyonu önünden geçen minibüslerin oraya gittiğini söylediler. Benzin istasyonundaki sorduğumuz bir insan da çekicilerden muzdaripti. "Baş belası bunlar" diyordu. Bu saatte vatandaşın aracı mı çekilir? Oradan sora sora otoparka vardık. Otoparkçıya da sordum, yani anladık tamam da geceleyin de mi araç çekilir? Bir şey demiyordu. Sadece aracın plakasını vs. sorarak bir makbuza yazı yazdı. 102 lira para cezası istedi. Parayı aldıktan sonra makbuzu da vermedi. Ben de o öfke ve telaşla istemedim. Resmî makbuz muydu değil miydi onu da bilmiyorum...
Ben buradan "demokrasi nöbetleri" tutmuş bir vatandaş olarak soruyorum. Benim çoluk çocuğumla gece yarısı sahil kenarında trafiğe asla engel olmayan aracım sırf ceza ve otopark parası kopartmak için çekilip ailem ve beni mağdur ederek mi trafik sorununa çözüm bulunacak? Sahi bu araç çekimiyle trafik sorununa çözüm bulunacağına siz inanıyor musunuz? Yüzlerce araçtan birer birer alıp götürmek mi çözüm bulmak? Bunun neresinde adalet var eşitlik var? Doğrusu gerçekten çok üzüldüm çok gücendim… Yoksa biz vatandaşların devletine küsmesi, kızması için planlanmış korsan bir uygulama mı bunlar?!. Gece vakti araba çekmek de nereden çıktı böyle? Kim çekiyor bu araçları? Kim hangi makam izin veriyor? Bu konunun da ayrıca incelenmesini istiyorum. Saygılarımla...
Bircan Beşevli-İstanbul