Feridun Ağabey iyi günler Cumhurbaşkanımız ve hükümetimiz faizden ve faiz lobisinden dert yanıyor. Cumhurbaşkanımızın bu haykırışına yürekten katılıyorum. Çok haklı ve biz esnaf olarak devletin esnafa yüklediği faiz yükünün altında eziliyoruz. Mesela benim oğlum hiçbir işini kanunsuz yapmayan aldığı her işin, yaptığı her harcamanın kaydını tutan ve vergisini ödemeye çalışan birisidir. Ama bu dürüstlüğü ona ceza olarak yansımaktadır. Eller kayıt dışıyla iç muhasebeyle gününü gün ederken oğlum devlete ihanet etmemenin cezasını devlete vergi ödemeye yetiştirememekle ödemektedir. Vergi sigorta borçları ve faizleri altında ezilen bir esnaftır. Borçtan dolayı icralık oluşumuz, avukatların uyguladığı faiz ana borçların kat kat üzerine çıkmış durumdadır. Bu feryat sadece oğlumun değil dürüst birçok esnafın ortak feryadıdır. Bu çağrımıza ses verilirse Türkiye’de esnaf ve sanatkâr nefes alacak. Mesela devlet yaptığı yapılandırmaya şöyle bir uygulama getirsin. Sigortaya ve vergi dairesine borcu olan esnafa, borcun faizlerini silip kalan borcu ödeme için bir veya iki yıl süre versin. Bu süre içinde vatandaş borcunu ödemez ise ondan sonra faizi çalıştırsın. Ama bugüne kadar yapılan tüm yapılandırmalar maalesef faizle oldu. Çoğumuz yapılandırdığımız borcumuzu ödeyemedik. Çünkü faizli yapılandırmaydı. Benim çocuğumun mesela devlete 100 milyar borcu varsa 150 milyar faiz borcu var. Bunun altından nasıl kalkacağız? Cumhurbaşkanımızın haklı hatırlatması üzerine devletimizden radikal bir karar bekliyoruz.
Fikret Kardeş-Tekirdağ
NOT: Bu yazıda resim var...
Burası hafriyat ve çöp dökme yeri mi?
Feridun Ağabey, fotoğrafını da çekerek gönderdiğimiz İhlas Marmara Evleri 2. Kısım, yanındaki boş alana hafriyat kamyonları çöp döküp kaçıyorlar. Zabıta gelip plakalarını alsa da herhangi bir müdahale yapmıyor... Bu konuda kime gideceğiz? Kimden yardım isteyeceğiz? Burası hafriyat veya çöp dökme yeri mi? Hiç mi burada yaşayan insanlara saygı yok? Hiç mi bu şoförlerin amirleri çalışanlarına çevrecilik eğitim vermiyor? Bu kamyonların hafriyat dökme mekânları nerededir? Oraya gitmemek fazla yakıt harcamamak ve zamandan tasarruf etmek için mi bunu yapıyorlar? Bu boş zamanlarında firmalarından habersiz ne iş yapıyorlar? Bu insanların kamyonlarını takip edecek bir Navigasyon sistemi yok mu? Bu konuda Beylikdüzü Belediyesi ve Kaymakamlığımız başta olmak üzere İstanbul Belediye Başkanlığı ve Valiliğimize suç duyurusunda bulunuyoruz. Bölge sakinleri olarak da bu ne idüğü belirsiz kamyonları ve meçhul çöplerini de alıp gitmelerini istiyoruz.
Site Sakinleri-Beylikdüzü/İstanbul
O felaket bizim de başımıza gelebilirdi
Feridun Ağabey, okuyunca bir tuhaf oldum. İlimizde bir ailenin hem kızı hem gelini çamaşır suyundan zehirlenmiş. Kızcağız vefat etmiş, gelin ise komada hayat mücadelesi veriyormuş. Ama bu insanlar niçin böyle zehirlenmiş? Mutfakta temizlik yaptıktan sonra aspiratörü temizlemek için çamaşır suyu ve yağ çözücüyü aynı anda kullanmışlar. Bu ise zehir hâline gelmesine sebep olmuş.
Bu aile nereden bilecek bu bileşimin zehir hâline geleceğini? Biz nereden bilebiliriz ki? Hemen her aile çamaşır suyu kullanıyor evinde. Bu kimyasal suyun nasıl kullanılması gerektiğini, nelerde kullanılmayacağını, kimlerin kullanabileceğini filan kimse niçin bilmiyor? Bunu basit görebilirsiniz ama bakın insanlar ölüyor. Geçenlerde köşenizde yayınlamıştınız. İnsanlar okullarda hep lüzumsuz bilgiler öğreniyor diyen bir okuyucu kardeşimiz vardı. Ben de diyorum ki gerçekten ilkokuldan başlayıp çocuklarımıza niçin hayatta kendilerine lazım olacak bilgileri pratik olarak çözüm önerilerini filan niçin anlatmazlar ki? Tanıdığım bir ailenin çocuğu makine mühendisi olmuştu ama evindeki patlayan ampulün nasıl değiştirileceğini bilmiyordu. Üniversiteyi bitirse de hayattan habersiz gençler yetiştirmek niye? Saygılarımla...