Devletine derdini böyle anlatamazsın

A -
A +
Aslen Afyonkarahisarlı olduğunu ama İstanbul Pendik’te yaşadığını söyleyen ve “Devlete derdimi anlatamadım” diye yakınan ve "Ben küçük iken 'devlet bilimle uğraşan, bulan keşfeden insanlara asla sahip çıkmaz' derlerdi de de asla inanmazdım. Gün geldi kendi başıma geldiği için inanmak zorunda kaldım. Meğer doğruymuş. 2 yıldır uğraşıyorum, Başbakanlığa yazdım, Cumhurbaşkanlığına yazdım ama sesimi kimselere duyuramadım. Hâlbuki benim anlatmak istediğim dünyanın en büyük projesiydi. Bu projeyi ancak kendi devletimle paylaşabilirim, çünkü dünyanın en büyük projesine kendi devletimin sahip olmasını istedim. Feridun Ağabey, siz ve okuyucularınız merak edecektir. Bahsi geçen en büyük projeye kısaca değiniyorum. Projenin adı S.E.B. (Sınırsız Enerji Bereketi.) Tüm dünyayı hava kirliliğinden, su sıkıntısından, yüksek gerilim hatlarından, doğalgaz, kömür, petrol ve kimyasal santrallerden kurtaracak yeni bir dünya projesi. Enerji üretiminde sıfır maliyet… Bütün dünya insanlarının kıyamete kadar sınırsız kullanabileceği, dünyanın en büyük projesine sahip olduğumuz halde kimseye anlatamadık. İnşallah bu yazıyı insanlık adına yayınlarsınız. Dilerim Rabbimden bu vesileyle gerek Cumhurbaşkanımız gerek Başbakanımız gerek ilgililere ulaşma şansını yakalarım” diyen Abdül Arlan isimli okuyucumuz, işte yazınızı yayınladık. Kimlik bilgilerinizi de mahfuz tutuyoruz. Tamam. Ancak şunu da bilmenizi istiyoruz ki bu şekilde sadece “müthiş bir projem var” diyerek size dönülmesini beklerseniz hayal kırıklığı yaşarsınız. Bu şekilde devlete derdinizi anlatamazsınız. Size TÜBİTAK gibi KOSGEB gibi veya Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gibi mercilere müracaat etmenizi öneriyoruz. Buralardan daha iyi sonuç alacağınızı ümit ediyoruz. Başarı dileklerimizle...
 
 
Raylara keçe döşeten Sultan torunu olmak
 
Ne zamandır dile getirmeyi düşünmüştüm! Demek bugüne nasipmiş! Yunus Emre “İlim meclislerinde aradım kıldım talep/İlim geride kaldı, ille edep, ille edep” buyurur... Dünya liderleri toplu fotoğraf çekilirken Cumhurbaşkanımız Erdoğan, Türk bayrağını alıp öpüp katlar cebine koyar. Bu şanlı bayrak yerlere değil yükseklere layıktır. Evet biz Müslüman Türk milleti olarak millî ve manevi değerlere saygılı ve edepli bir milletiz. Ama son zamanlarda para kazanma uğruna mübarek isimler ve resimler rastgele tespih, saat, imsakiye, bardak, tabak vs. üzerine basılıyor. Matbaalarda o mübarek isimler, âyet-i kerimeler yerlerde sürünüyor. Hele ramazan ayında bu pespayelik zirveye çıkıyor. Basılan, çiğnenen o mübarek yazılar. Belki de bu yüzden iki yakamız bir araya gelmiyor, diyorum. Diyanet İşleri bunları niçin dile getirmiyor, anlamış değilim. Basan satan kanuna karşı sorumlu olmalı. Gerekirse buna uygun yasalar çıkartılmalı. Bundan sonra önüne gelen yayıncı reklamcı âyet hadis basarak bu dinî değerlerin yerlerde sürünmesine sebep olmamalı. Yoksa biz Mekke Medine’ye tren rayları döşerken ecdadımız rahatsız olmasın diye raylara keçe döşeyen ve Kâbe’den yüksek yüksek bina yapmayan Abdülhamid Hanın torunları değil miyiz? Edep yahu?
        Alaaddin Soy
 
 
Ne kadar "çekici"lermiş arkadaş!
 
Niğde'den gelen bir arkadaşımı Eyüp Sultan Türbesini ziyarete götürdüğüme pişman oldum. Hiçbir araca dokunulmazken bizim arabamız çekilmiş. Hem de ara sokakta ve trafiğe engel değilken. Esnaf “plakamız yabancı ise çekerler” diyor. Aracı ararken yaşadığımız çileyi ayrıca yazacağım ama çekici yetkililere vatandaşa tuzak kurar gibi dayatılan bu keyfi uygulama sebebiyle yetkilerin vicdanına samimi Anadolu insanı ve devletini seven bir vatandaş olarak sesleniyorum:
Arkadaş sizin çok çekici olduğunuzu İstanbul’u bilen biri olarak ben iyi biliyorum da bu gariban Anadolu insanının araçlarını çekerken yağmurlu havalarda ve kış aylarında yapmasanız! Ya da “taşra plakalı araçlar çekilir” levhası assanız da o plakalarla oralarda dolaşmasak!
Sayın Eyüp Belediye Başkanım, siz de biliyorsunuz ki bu insanlar oraya Eyüp Sultan hazretlerine gelen insanlar. O mübareğin misafiri! Osmanlı ecdadımız, dedelerimiz ücretsiz hanlar, aşevleri, sadaka taşları kurardı bilirsiniz. Burası Eyüp Sultan! Burası farklı, Türkiye'de ikincisi bulunmayan özel bir mekân! Burada siz Türkiye'nin her tarafından gelen insanlara “misafirperverliğe yakışır şekilde” hizmet verme sorumluluğunu da üstleniyorsunuz. Sizin gayretlerinizi biliyoruz ama trafiğin bu durumundan da haberdar olun lütfen. Taşra araçlarına özel park mı yapılır tolerans mı gösterilir bilemem... Bir de başka önemli bir ihtiyacı daha bildireyim. Misafirler için, çocuklar ve bayanlar için acil “tuvalete” ihtiyaç var. Eyüp Sultan Türkiye’nin Dünya çapında reklam olacak bir turizm bölgesi. Eyüp Sultan’ın çalışan ve çalışkan Belediye Başkanımız Sayın Remzi Aydın Beyefendi’nin bu konularla da ilgileneceğini umuyor kendisine görevinde başarılar diliyoruz.
            Mehmet Tiryaki-İstanbul
300
UYARI: Küfür, hakaret, bir grup, ırk ya da kişiyi aşağılayan imalar içeren, inançlara saldıran yorumlar onaylanmamaktır. Türkçe imla kurallarına dikkat edilmeyen, büyük harflerle yazılan metinler dikkate alınmamaktadır.